Kurban, son çıkardığı Sahip albümünden, İfrit sonrasında 2. klibini Misafir'e 'konulu' olarak çekti.
Özet geçersek, şu ana kadar en beğendiğim Kurban klibi olmuş diyebilirim rahatlıkla.
İzleyelim...
6 Nisan 2011 Çarşamba
5 Nisan 2011 Salı
Eisley - ' Çok klişe ya! '
Sayın Meclis Üyeleri;'Klişe olmak' ifade ve durumunun bu kadar üstüne gidilmesine bir anlam veremiyorum. Eğer hoşlanılmayan bir durum varsa, direk bu özdeyiş kullanılıyor. İnsanlar 'ay çok klişe', 'çok klişe ya', 'klişe be abi' vs. demekten kendini alıkoyamıyor. Yapılan işi, davranışı ya da durumu negatif anlamda etiketlemek için kullanılan bir kelime hatta durum haline geldi. Çok kızıyorum bu duruma...
Sevgili Üyeler;
Bence durum bu kadar basit değil. Klişe dediğimiz 'kelime' bu kadar negatif anlam içermemeli, en azından böyle bir anlam yoğunluğunu içermemeli. Evet, haklısınız ki klişe olan şeyler yaratıcılık barındırmaz, genel anlamda mevcut durumun ya tekrarıdır ya da karbon kopyasıdır. Basma kalıp düşünceyi barındırır.
O zaman derdin ne diye bana soracaksınız?
Derdim şu ki her şey yaratıcılık barındırmalı mı? Bazı şeylerin tekrarı olması, ortaya çıkan eseri kötü kılar mı? Her şeyin yeni olmak zorunda olması, farklı olması da bir tür klişe değil midir? Yani 'yeni' kendi içinde klişe olma durumunu barındırmaz mı?
Benim derdim bu sorular da değil, ben klişe olana olumsuz gözde yaklaşmıyorum. Klişe olan çoğu şeyi seviyorum ve klişe olan çoğu şeyi çok severek 'tüketiyorum.' Çünkü klişe olan, beni mutlu kılıyor, çünkü klişe olan geçmişin samimiyetini barındırıyor. Klişe olan komplike dünyayı, daha basit algılamamı sağlıyor.
'Klişe olan' bu sebeple önemli.
Sayın Meclis üyeleri;
Size çok 'klişe' bir grubu anlatacağım. Grubun adı Eisley. Grubun elemanları 3 kadın ve 2 erkekten oluşmakta. Teksas orjinli bir grup. Bildiğiniz klişe Indie gruplarından, hatta yaptıkları müzik için nerdeyse hiç bir yenilik barındırmadığını bile söyleyebilirim. Eisley tarzında müzik icra eden bolca gruba da rastlayabilirsiniz, dinleyebilirsiniz. Tek farkları var ki, yaptıkları müzik samimi, yaptıkları karbon kopyalama işini tüm içtenlikleriyle yapıyorlar. Bu sebeple yaptıkları 'karbon kopya' şarkılar, albümler farklı bir boyuta geçmiş oluyor.
Şu ana kadar çıkardıkları 3 albümde de bunu fazlasıyla hissedebiliyorsunuz. Eisley, yenilik barındırmayan, ama bir şekilde sizi bu müziğe bağımlı kıldıran, enteresan bir grup. Bu grubu dinlediğinizde çok şaşırmayacaksınız, kulağınıza yeni bir sound gelmeyecek ama 'klişe' sizi sarıp sarmalayacak..
Sözlerimi tamamlarken; Eisley'in son albümünü bir haftadır sürekli dinlemekteyim. Çok güzel bir albüm olmuş. Birbirinin kopyası indie grupları dinlemekten bıkmayan gözlüklü Peyote meclisi, Eisley'i de dinleyin.
Şakşakşakşakşak..
Yoyom TV
Müzik kanalı nedir? Hmm mesela Kral TV? Hayır hayır. Neden aklımıza ilk Kral TV geliyor. Çünkü; bize öğretilen müziğin sınırları Kral TV'den ibaret.
Bazen açıp izliyorum. Güzel kadınlar (çoğu değil) falan böyle bir şeyler söyleyip duruyorlar. Sözlerin kesildiği noktalarda seksi danslar... Türk erkeğinin gönüllerini feth ediyorlar. Çok zorluyorum kendimi. Neden oradalar diye. Albüm satmaz. Konser de yok. Belki anlaşmalı olduğu bir gazino, müzikhol? İkibinonbir yılında olduğumuz aklıma gelince o da zor geliyor. Muhakkak müzikten öte bir şeyler vardır diyerek uzaklaşıyorum.
Neyse ki geçen gün internette gezinirken YOYOM TV'ye rastladım. Müzik kanalıymış. Öyle yazıyor. Hmm ne farkı olabilir ki? diye düşündüm. Sanki herkes bu soruyu soracakmış gibi http://www.yoyom.tv adresine girdiğimizde nereye baksak cevabı gösteriyorlar gibi geldi. YOYOM nedir? butonuna bastığımızda ise "evet işte budur" diye keyifle arkanıza yaslanıyorsunuz.
YOYOM TV doğru düzgün bir projedir. Desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.
2 Nisan 2011 Cumartesi
Sonisphere 2011 İstanbul'un açıklanan ilk kadrosu!
Evet. Bir Baba Indie olsak da, herkes gibi bu sene merakla beklediğimiz bir festival daha var. Sonisphere 2011 İstanbul...
Kadrosuyla ilgili ilk kokular aylar önce çıkmıştı ve bir sürü isim konuşuluyordu. Ancak dün gece itibariyle ilk netleşen isimler dillenmeye başlandı ve sonunda ilk 5 ''büyük'' isim de rahat rahat açıklandı!
Aylardır hatta yıllardır ağızlarda dolanan ''Iron Maiden artık Türkiye'ye gelsin yea!'' lafları sonunda diniyor ve Iron Maiden İstanbul'a geliyor!
Geçen sene bir kısmını Stone Sour olarak Sonisphere'da gördüğümüz, bir dönem gençliğimizi adadığımız ''Maskeli 9'lar'' Slipknot'ta sonunda İstanbul'da!
Gün geçmiyor ki bir baba daha ülkeye giriş yapmasın... Hard Rock'ın babalarından Alice Cooper'ı da izleyebilecek bu sene müzikseverler...
Geçen sene yine dedikoduları dolanan progressive öğelerle bezeli Sludge Metal'in hatrı sayılır isimlerinden Mastodon da bu sene Sonisphere Istanbul sahnesinde!
Son olarak ise, en son 2005 yılında ülkemiz topraklarını ''alevler içinde'' bırakan İskandinav efsanesi In Flames'i de bu sene ülke sınırları içerisinde göreceğiz.
Bilet fiyatları açıklanan festivalin, bilet satışları da 4 Nisan Pazartesi günü Biletix'ten başlayacak. Şurada yine biz belirtelim fiyatları;
Vip Teras - 520.00 TL
Sahne Önü - 295.00 TL
Normal - 148.50 TL
Kadrosuyla ilgili ilk kokular aylar önce çıkmıştı ve bir sürü isim konuşuluyordu. Ancak dün gece itibariyle ilk netleşen isimler dillenmeye başlandı ve sonunda ilk 5 ''büyük'' isim de rahat rahat açıklandı!
Aylardır hatta yıllardır ağızlarda dolanan ''Iron Maiden artık Türkiye'ye gelsin yea!'' lafları sonunda diniyor ve Iron Maiden İstanbul'a geliyor!
Geçen sene bir kısmını Stone Sour olarak Sonisphere'da gördüğümüz, bir dönem gençliğimizi adadığımız ''Maskeli 9'lar'' Slipknot'ta sonunda İstanbul'da!
Gün geçmiyor ki bir baba daha ülkeye giriş yapmasın... Hard Rock'ın babalarından Alice Cooper'ı da izleyebilecek bu sene müzikseverler...
Geçen sene yine dedikoduları dolanan progressive öğelerle bezeli Sludge Metal'in hatrı sayılır isimlerinden Mastodon da bu sene Sonisphere Istanbul sahnesinde!
Son olarak ise, en son 2005 yılında ülkemiz topraklarını ''alevler içinde'' bırakan İskandinav efsanesi In Flames'i de bu sene ülke sınırları içerisinde göreceğiz.
Bilet fiyatları açıklanan festivalin, bilet satışları da 4 Nisan Pazartesi günü Biletix'ten başlayacak. Şurada yine biz belirtelim fiyatları;
Vip Teras - 520.00 TL
Sahne Önü - 295.00 TL
Normal - 148.50 TL
31 Mart 2011 Perşembe
VİDEO | Nada - Gece Düştü
Selen Hünerli ve Miray Kurtuluş... Norrda, Mira gibi ayrı projelerden tanıdığımız 2 isimden oluşan Nada grubunun üyeleri...
İlk albümleri olan Oda'yı Mart ayında yayımlayan Nada, bu albümden Gece Düştü'ye bir de klip çekti.
Bu arada 5 Nisan Salı günü Babylon'dalar!
http://www.facebook.com/event.php?eid=190628177639556
http://www.facebook.com/event.php?eid=119581988118637
İlk albümleri olan Oda'yı Mart ayında yayımlayan Nada, bu albümden Gece Düştü'ye bir de klip çekti.
Bu arada 5 Nisan Salı günü Babylon'dalar!
http://www.facebook.com/event.php?eid=190628177639556
http://www.facebook.com/event.php?eid=119581988118637
30 Mart 2011 Çarşamba
Huzurlarınızda The Kills'in yeni albümü ''Blood Pressures''
The Kills yaklaşık 2 ay önce, 4-5 Nisan tarihinde çıkacak olan albümleri Blood Pressures''ta yer alan ilk single Satellite'ı yayımlamıştı. Biz de şurada diğer albüm bilgileriyle beraber bundan bahsetmiştik.
Albümün resmi yayımlanma tarihine çok az bir zaman kala The Kills, yeni albümlerini daha fazla bekletmeyerek, kendi web siteleri aracılığıyla paylaştı.
11 parçanın yer aldığı tüm albüme rahatlıkla ulaşabilmeniz için buyursunlar;
http://www.thekills.tv/bloodpressuresstream.php
Albümün resmi yayımlanma tarihine çok az bir zaman kala The Kills, yeni albümlerini daha fazla bekletmeyerek, kendi web siteleri aracılığıyla paylaştı.
11 parçanın yer aldığı tüm albüme rahatlıkla ulaşabilmeniz için buyursunlar;
http://www.thekills.tv/bloodpressuresstream.php
29 Mart 2011 Salı
Besteciler ve Enstrümanistler
Uzun zamandır kafamın içinde yaşatmaya çalışıp, geçmiş dönemleri simule etmeye çalışıyorum. Beethoven oluyorum. Sonra Mozart, bazen de Tchaikovsky. Klasik müziğin bildiğim, bilmediğim bütün isimlerini anıyorum. Sonra onların o dönemlerde ikibinonbir yılına gelen eserlerini düşünüyorum. Muazzam bir his ve heyecana kapılıyorum.
Elbette bütün enstrümanları mükemmel ötesi çalamadıkları gerçek. Zira konçertolar, senfoniler vs. tüm eserleri bestelerken sayfa sayfa her şeyi yazıyorlardı ve kopyalarını işin erbabı olan enstrümanistlere dağıtıyorlardı. İlk defa bestelediği bir şeyi enstrümanistlere sunduklarında "-hadi canım sende benden iyi mi çalıyorsun çello'yu. Böyle olmaz" diye bir tepki görebilirlerdi. Ama onlar koskocaman orkestrasıyla birlikte muhteşem eserler sundular.
Yani şunu demeye çalışıyorum. Besteciler ve bu bestecilere sonsuz saygı içerisindeki enstrümanistler. Düşündükçe heyecanlanmamak elde değil.
Bu arada klasik müzik severler için hatırlatma. Yarın (30.03.2011) 18:00'de Ahmet SAY - Kadıköy Belediyesi, Süreyya Operasında ücretsiz olarak bir seminer verecek. Düşünce Tarihi Boyunca Müzik/Müzikte Yeteneğin Geliştirilmesi başlığı ile ilgilenenlere ve bestecilere faydalı olabileceği kanısındayım. Ayrıca 10-11 Nisan tarihlerinde ise Beethoven Çello-Piyano sonatları olacak. Yine Süreyya Operasında gerçekleşecek etkinliğe katılmak için internetten bilet satın alınabilir.
Death Cab for Cutie yeni single ile geldi: You Are A Tourist
Death Cab For Cutie'nin yeni albümü Codes and Keys'in 31 Mayıs tarihinde çıkacağını söylemiştik.
İşte o albümden ilk single da You Are A Tourist olarak geldi!
İşte o albümden ilk single da You Are A Tourist olarak geldi!
28 Mart 2011 Pazartesi
Krakow Loves Adana
Dün Dadafon hakkında post yazarken, neden böyle gruplar Türkiye'den çıkmıyor diye serzenişte bulunmuştum. Onları da mı ithal edelim diye sormuştum.
Cevabın bu kadar erken geleceği hiç aklıma gelmezdi.
Almancı bir ailenin kızı (Deniz) ile sevgilisinin projesi, Adana'ya aşık olma durumu... Oldukça hoş bir grup, hani Indie ve türevleri için kalitesizlikten dert yanarken böyle bir projenin ortaya çıkması tam da allahın sopası yok denecek cinsten bir karşılık oldu.
Kendilerinin tarzları hakkında Lo-Fi ve Indie arasında gidip gelen bir grup diyebiliriz. Özellikle elektronik altyapılar şarkılara çok iyi yedirilmiş. Hatta bu düzenlemeler Deniz'in sesini çok güzel beslemekte.
Yazımı sonlandırırken grubun adı hakkında, kafamı yana çevirerek 'çok postmodernist, değil mi abi?' diyerek kaçarım.
http://www.myspace.com/krakowlovesadana
Şöyle de bir blogları bulunuyor:
http://krakowlovesadana.blogspot.com/
http://www.myspace.com/krakowlovesadana
Şöyle de bir blogları bulunuyor:
http://krakowlovesadana.blogspot.com/
Dün yayınlanan röportajımsıları için:
27 Mart 2011 Pazar
Dadafon - Bukowski'yi sevebilmek
Sayın Meclis Üyeleri,Sevgilisi var diye arkadaşlarını da kıskanabilirler, el ele yürüyen sevgilileri görünce de kıskanabilirler... Kadınları Bukowski'yi (Allah rahmet eylesin) çok seviyor diye Bukowski'yi bile kıskanabilirler.. En azından benim için durum böyle, kişisel bir görüş olsa da erkek ırkının geneli için doğru bir önermedir.
"Çocuğa bak, yanındaki kıza bak. Hiç mi uyum olmaz lan" lafını eden erkek şahıs varsa çevrenizde, bu kıskanma genellemesi de doğrudur sayın meclis üyeleri..
Sayın Meclis Üyeleri;
Dedim ya sırf bu sebepten Bukowski'yi sevmeyen kişiler var ama eminim ki Dadafon'u dinledikten sonra, o düşünceler değişecek..
Dadafon'dan sonra Bukowski'yi sevebilirsiniz aziz yurtdaşlarım. Ben dinledim, ben bile sevmeye başladım..
Sayın Meclis Üyeleri;
Dadafon'u dinlediğiniz zaman aklınıza dadaistler geliyor değil mi? Benim de aklıma geldi, kesin saçma sapan (Dadaizm'e yoğunlaş) bir gruptur dedim ama değilmiş. Yaylıların olduğu, mükemmel bir sesin vokalistlik yaptığı bir grup bu.. Kırılgan, naif, halis, munis bir grup Dadafon... Yer yer Jazz'dan etkilenen, yer yer Post Rock'a kayan ama yaptıkları her işte kırılganlıklarını koruyan, enteresan bir grup.
Her şeyden önce ekonomiye zararları yok efendim, açıyorlar Bukowski'nin kitaplarını, sonra şiirleri besteliyorlar. Oluyor mu sana birbirinden güzel besteler, güfteler...
- Zamanınız doluyor efendim
Vecihi: Lafımı kesmeyiniz efendim
-Hatırlatmak babında demiştim
Vecihi: İstirham ediyorum, bölmeyin cümlelerimi
Nerde kalmıştık efendim;
Dadafon'u dinlediğim günden bu yana Bukowski'yi severek okuyorum. Siz de dinleyin meclis üyeleri... Ön yargılardan kurtulmak iyidir, güzeldir.
Dadafon'u dinlemek isteyen arkadaşlar Slow Day'den başlayabilirler, sonrasında My Dream is Dead'e geçebilirler.
Sayın Meclis Üyelileri;
Dadafon Norveç ellerinden çıkmış bir grup. Nasıl böyle nameli, kırılgan şarkılar yapıyorlar? Bizim vatandaşlarımız niye böyle şarkılar yapamıyorlar. Onları da mı ithal edelim, anlamıyorum, anlamıyorum... Dinleyiniz, dinletiniz...
Şakşakşakşakşakşak..
(Nasıl laf soktum ama meclis başkanına, kralım ben kral)
26 Mart 2011 Cumartesi
Issız Adada Philips GoGear ile 10 albüm...
Issız adaya düşsen, yanında olmasını istediğin 3 şey nedir?Bu soruyu sanırım cevaplamayanımız ya da düşünmeyenimiz yoktur. Sürtünmesiz ortamda büyümüş herhangi bir kişi muhakkak bu soruya maruz kalır. Cevap vermesi zordur, başlı başına bir trajediyi barındırır ve soru nedense o kadar inandırıcılık barındırır ki cevaplarken bildiğin karın ağrısı çekersiniz.
-Eee, öööö, üüüü...
-Annem olsun yeter bana.
-Yiyecek bir şeyler de olsun ama (Kıllısı olsun…)
Bu soru sorulduğunda bu tip diyalogları duymanız olasıdır. Zor bir sorudur, biraz da melankolik. İnsanın yalnızlığını barındırır, ters evrime özlemi gösterir belki de…
''Değişmeyen tek şey değişimdir'' mottosunu şiar edinmiş hayat karşısında, bu soru da değişti ve şöyle bir hal içerisine girdi: ''Issız bir adaya düşsen ve yanında Philips GoGear Mp4 Player’ın olsa, Mp4 Player'ında muhakkak bulunmasını istediğin 10 albüm hangileri olurdu?''
-Eeee, öööö, üüüü...
Hayatımızın en önemli kaynağı müzik olduğunu düşünürsek, bize göre çok zor bir soru bu… Ama düşündük taşındık, 3 yazar birleşerek Philips GoGear Mp4 Player’ımızda olması gereken albümleri sıraladık.
Bize göre liste şöyle olmalı;
1- Midlake - The Courage of Others (2010)
2- Dredg - El Cielo (2003)
3- Trespassers William - Different Stars (2004)
4- Babyshambles - Shotter’s Nation (2007)
5- Beirut - The Flying Club Cup (2007)
6- The Strokes - Is This It (2001)
7- The Do - A Mouthful (2008)
8- Mogwai - Rock Action (2001)
9- Sigur Ros - () (2002)
10-Camel - Mirage (1974)
Ayrıca 18 Mart - 18 Nisan 2011 tarihleri arasında Philips GoGear Mp 4 alan herkese Avea, Turkcell ve Vodafone'dan 30 TL/75 dakika konuşma da hediye!
23 Mart 2011 Çarşamba
Eddie Vedder'ın yeni albümünde sürpriz konuklar...
Eddie Vedder abinin önümüzdeki günlerde (31 Mayıs) ''Ukulele Songs'' ve ''Water on the Road'' adında eski ve yeni parçalarından oluşan 2 albüm yayımlayacağından kimimiz haberdarız, kimimiz değiliz.Haberdar olmayanlarımız, bu sevindirici haberle birlikte güzel de bir sürprizle karşılaşacaklar ki, gayet şık görünüyor.
Yeri yine bizde ayrı olan Cat Power'dan Chan Marshall abla ve The Once filminin romantik İrlandalısı, The Frames ve The Swell Season gruplarıyla olayına devam eden Glen Hansard bu yeni albümdeki 2 parçaya konuk olacak.
''Ukulele Songs'' albümündeki ''Sleepless Nights''a Glen Hansard, ''Tonight You Belong to Me'' adlı parçaya da Cat Power eşlik edecek.
Sabırsızlıkla bekliyoruz...
Seloteyp:
Cat Power,
Eddie Vedder,
Glen Hansard,
Haberler,
Slide
17 Mart 2011 Perşembe
VİDEO | Warpaint - Baby
Geçtiğimiz yılın en iyi çıkış yapan gruplarından Warpaint, -ki kendilerini bu yılın ilk haftanın şarkısı olarak da seçmiştik- gayet şekilli, yanar dönerli bir adet video paylaşmış...
Biz de paylaşalım dedik...
Biz de paylaşalım dedik...
16 Mart 2011 Çarşamba
The Strokes'un yeni albümü ''Angles'' şu an dinlenebilir durumda!
The Strokes, 2011 yılı yeni albümü Angles'ın yayımlanmasına günler kala, kendi sitelerinden albümü stream ederek sevenleriyle paylaştı.
Resmi olarak 6 gün sonra ulaşabileceğiniz albümü ''Şu an dinlemek istiyorum'' diyorsanız buradan buyrun...
Geçtiğimiz günlerde yayımlanan ilk single ''Under Cover Of Darkness''ın klibi için ise;
Resmi olarak 6 gün sonra ulaşabileceğiniz albümü ''Şu an dinlemek istiyorum'' diyorsanız buradan buyrun...
Geçtiğimiz günlerde yayımlanan ilk single ''Under Cover Of Darkness''ın klibi için ise;
15 Mart 2011 Salı
Dredg yeni single yayımladı!
Geçtiğimiz günlerde ufak ufak detayları da açıklanan, sabırsızlıkla beklediğimiz yeni dredg albümünden bir adet single internete sızmış durumda...
Aynı denildiği gibi yeni yeni kafalara giriyorlar yine bu albümde, belli...
Aynı denildiği gibi yeni yeni kafalara giriyorlar yine bu albümde, belli...
Ya da;
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


