Blackbud bize seslenmiş geçen günlerde ve demiş ki;
"Hello and happy new year patrons of Blackbud. After a long period of radio silence its about time we got you up-to-date.
Needles to say the band has been a huge part of our existence for over 7 years (!!!) but since the end of our tour in June 2009 we've found ourselves concentrating on separate musical projects.
We've decided that although we don't feel the band is over, some time off to concentrate on new things is certainly called for. Despite that we still have some guitar amps and an irrepressible love for west country pubs so who knows, maybe sometime in the not so close future we'll get back to what we do be best..... 'Yellow bellied blues rock showboating' Venue Magazine 2005
Most importantly a big thankyou to everyone whose helped us with the immense job of running this band over the years (you know who you are).
So not goodbye, but we bid you adieu for the time being at least.
Here are some of the other projects we're involved in for your aural delights...
http://www.myspace.com/morkarbasi
http://www.myspace.com/alessisark
http://www.myspace.com/ladynade "
Üzüldük mü? Kesinlikle. Kırıldık mı? Sanırım.
Ama bu adamların yollarının bir gün tekrar kesişeceğini bildiğimiz için sevindikte. Farklı bir enerjiyle o yolda, yolculuk yapmak daha güzel olacaktır kuşkusuz ama yine de "You can run" dinlemek gerek bir sefer daha.
Joe Taylor: Beyler dağılalım!
Blackbud etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blackbud etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ocak 2012 Perşembe
18 Ekim 2009 Pazar
BlackBud - You Can Run
Saçmasapan bir şekilde geçip giden 2009 yılının en güzel hediyelerinden olan BlackBud'un kendi adını taşıyan albümlerinden duyulması, bilinmesi gereken bir parça... You Can Run...
7 Eylül 2009 Pazartesi
Blackbud
Her ne kadar Hakan Tamar sayesinde öğrenmemiş olmasam da (Üzülmelisin Hakan), karşınızda son yüzyılların en güzel indie gruplarından bir tanesi durmaktadır. Grubumuz İngiliz olmakla beraber, 3 kişi olarak takılmaktadırlar. Müziklerini dinlediğiniz zaman, “ben bu melodileri bir yerde duymuştum lan” ya da “bu kimin şarkısıydı, dur sen deme ben diyeceğim” derken bulacaksınız kendinizi. En azından ben bu tepkileri gösterirken buldum kendimi. Grubun en büyük özelliği de bu, saygı duyduğumuz müzisyenlerin bol bol etkisinde bulunmaları. Ancak bu durum kötü bir hadise değil; Blackbud bunu size o kadar güzel harmanlayarak sunuyor ki size eleştirmekten çok, müziğin güzel düşlerine kendinizi bırakmanıza sebep oluyor. En azından ben kendimde öyle hissettim.
Her neyse, Blackbud’ta bulunan etkilişimlere bakacak olursak öncelikle ciddi bir Radiohead etkisi görmek mümkündür. Bu etkiler daha çok Ok Computer dönemlerine denk gelir.Özellikle gitar soundu, Ok Computer albümünden fırlamış gibi durmakta.
Solistin sesi de bazı şarkılarda ciddi bir şekilde Thom Yorke andırmakla beraber, bazı şarkılarda Jeff Buckley olarak karşımıza çıkmaktadır. ( Buradan soliste seslenmek istiyorum. Kalıbının adamı ol, delikanlı ol. Başkasına benzeme, adam ol adam desinler...)
Yukarıda birazcık neleri andırdıklarından dem vurduk. Ancak Blackbud neleri andırdıklarından çok fazlasına sahip olan bir grup. İlk başta Blackbud’a tam olarak indie grubu demememiz gerek çünkü gerek soundları olsun gerekse biçimsel yapıları olsun yeterince progresif bir yapı içerisinde. Hatta bazen “alternatif rock mı yapıyolar lan?” Derken buldum kendimi. Gitarın sesini yüksek tutmaktan asla çekinmiyolar. Şarkılar içerisinde geçişler yeterince radikal ve progresif.
Şimdilik uykum geldi. Ancak Hakan’ın da dediği gibi dinlemelisiniz bu güzide grubu.. Değil mi Hakan? Bu arada Hakan, yukarıda üzülmelisin dedim, şaka yaptım sana..Üzülmemelisin Hakan , gün bayram günü Hakan..
Öptüm. Kib. By by.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
