Dream TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dream TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2013 Cuma

VIDEO | MERİVA - Hepberaberyalnız


Bir Baba Indie olarak yakından takip ettiğimiz yerli gruplardan Meriva ilk albümü ile aynı ismi taşıyan Hepberaberyalnız şarkılarına klip çekti. 

Klibin tamamında abartılı görsellerin olmaması, olabildiğince sade tutularak yalnızlık vurgusunu yakalamaları güzel olmuş. Hakikatten bir şeyi fazla koysalar işin rengi değişirmiş. Bu yüzden klip - şarkı uyumu tam olmuş diyebilirim. Kıyafetinden, mekan seçimine kadar... 

Klibin prodüktörlüğünü It Is Red üstlenmiş. It Is Red ile Meriva'nın buluşması çok iyi olmuş. It Is Red'in geçmiş çalışmalarına bakınca aslında klibin kalitesinin nereden geldiğini çok iyi anlayabiliyoruz. It Is Red daha önce Bir Zamanlar Anadolu'da, Kaybedenler Kulübü, Bizim Büyük Çaresizliğimiz ve Duman ile güzel çalışmalar yapmıştı. It Is Red'i buradan inceleyebilirsiniz.

Klibin yönetmen koltuğunda ise Bora Bekiroğlu oturuyor. It Is Red ekibinden olmasının yanısıra Can Bonomo, Avam Garde Trio ve Odylle ile çalışan bir müzisyen. Yönetmen koltuğunda müzisyenin ruh halini anlayan, hatta sıcağı sıcağına yaşayan birinin olması çok önemli bir şey. Müzisyenin ne anlattığını onun dilinden anlayıp, aynı dille cevap verebilecek kişi olması önemli bir ayrıntı.


Ayrıca klipte oyuncu olarak yer alan Hazal Kazancı'yı da Dream TV'den biliyoruz.

Klip ile ilgili diğer detayları grupla hiç konuşmadık ama buradan görünen kısmıyla üzerinde titizlikle çalışılıp, tüm detayları incelenmiş olduğu kanısına kapıldım. Gözle görülen klibin ve duyulan şarkının elbetteki en büyük emeği Meriva'ya ait ama arka plandaki isimlerin seçimi ve ortaya çıkan sonucuna bakılırsa bu buluşmalar ile Meriva, doğru seçimlerle yoluna devam ediyor.

Daha önceki yazılarımızda da belirtmiştik ve sık sık dile getiriyoruz. Meriva iyi bir grup ve kendi yaşam alanlarını korudukları sürece kiminle çalıştıkları bir yana dursun hep varlığını sürdürecektir. Yani şunu demek istiyorum; mesela bu klibi başka bir ekip çekseydi de aynı ruhu yakaladığı sürece farklı bir iş çıksa bile iyi bir iş ortaya çıkardı. Bazen ne kadar iyi şoför olursanız olun, sürdüğünüz arabanın performansına göre sizin şoförlüğünüzün kalitesi artar.

Meriva'nın Hepberaberyalnız albümü 3 Kasım'dan itibaren Babajim etiketiyle hayatımızda yerini alacak. Bizde daha önce konserlerde severek dinlediğimiz grubu evimize, arabamıza taşıyacağız. Tabi ki konserlerini ihmal etmeden. Albümün tanıtım konseri ise, 5 Kasım Salı gecesi Babylon sahnesinde gerçekleşecek.

Bu arada klipteki diğer emeği geçen isimleri de paylaşalım.

Görüntü Yönetmeni | Murat Tuncel
Sanat Yönetmeni | Afra Akgüneş
Kurgu & Renk | Umut Karaduman
Makyöz | Nuri Şekerci
Kuaför | Melis İlkkılıç

* * * 


Şarkının sözlerini de yazalım tam olsun diyerek;

Bir silah ateşlendi tam beynime
Kurşunum sunuldu gümüşten bir tepside
Komada vücudum yıkık bir hastanede
Bölünmüş tüm ruhum bin parçaya

Bir nefes uzakta

Sana bu söz
Bu sefer son 
Alkışlarınla
Sebebi çok 
Önemi yok
Hiç utanmadan
Yürümek zor 
O kadar yol
Gel yavaş yavaş
Burada hepberaberyalnız(ız)

Kilometrelerce asfalt önümde
Kavruluyor ayaklarım en sağ şeritte
Güneşten korkmasanda sıcaklığı üstünde
Yok olmuş tüm gölgen tam altında

Bir nefes uzakta

Sana bu söz
Bu sefer son 
Alkışlarınla
Sebebi çok 
Önemi yok
Hiç utanmadan
Yürümek zor 
O kadar yol
Gel yavaş yavaş
Burada hepberaberyalnız(ız)

Bir nefes uzakta

Sana bu söz
Bu sefer son 
Alkışlarınla
Sebebi çok 
Önemi yok
Utanmadan 
Yürümek zor 
O kadar yol
Gel yavaş yavaş
Burada hepberaber...


Meriva | Facebook 
Meriva | Twitter
Meriva | Offical Page 


26 Temmuz 2012 Perşembe

Derbeder Olduk

Bizim bildiğimiz "Seyyah"...

"Seyyah oldum ben bu alemde. Senin aşkından derbeder oldum"

Pop müzik camiası kendi içindekilerden çok sıkılmaya başladı sanırım. Yakında bizler "Ne olursun Serdar Ortaç'a yatırım yapın" diye söylenmeye başlayabiliriz. 

İş yerinde Kral TV her gün bilfiil açık. Yemek yerken sürekli izliyoruz. Şarkılarının çoğu Sezen Aksu'dan geliyor. Ya eskilerden cover bir parça ya da söz-müzik Sezen!. Bu kültürün acayip bir huyu var. Sezen Aksu "ay ay ay balonlar ne kırmızı" diye şarkı yapıp, başka bir şarkıcıya verse zirveye oynuyor. Bizim Sezen bildiğin sektöründe öncü, bestecilikte lider. 

Bir de son dönemlerde teknolojiyle gelişiminin paralel olduğunu düşündüğüm DJ furyası var. Yine aynı isimler, yine aynı şarkılar ve bilmem kaçıncı versiyonları. Bazen alttaki ritme konsantre olup, eğlencesine bir sürü şarkıyı potpori şeklinde söyleyip, ne kadar şaşırdığınıza şahit olun. Hepsi de birbiriyle uyumlu. Ne güzel!

"Diyar diyar gezdim senin uğruna. Şişeler devirdim aşkın yoluna"

Kral TV ve benzeri kültürler yeni açılımlar yapmaya başladı. Bunun ardı arkası kesilmez bir süre. Enteresan şeyler oluyor. Sinsi bir şekilde içe doğru ilerliyorlar. Keşfettikçe elleri uzanıyor. Uzandıkça da bizim mahrem kabul ettiğimiz alanlara giriyorlar. Mahremiyet sürekliliği olmayan bir durum. Hiçbir mahremiyet sürdürülebilir değildir. Bu kapalılığın iki sonucu vardır. Ya bozulup, düzene ayak uydurursun; ya da yok olursun. 

Hayko Cepkin'in ilk zamanlarını hatırlarsınız. Ne kadar sevmiştik. İlgiyle dinlemiştik. Hatta kendi içimizde ne kadar iyi bir aranjman ustası olduğunu, ne güzel klavye çaldığını konuşmuştuk. Hayko Cepkin bir gün "Tanışma Bitti" dedi; Kaos'u ilk defa Kral TV ekranlarında söyledi. Türk Kral TV izleyicisi o gün "Scream/Brutal Vokal" ile tanıştı. O günlerden sonra Hayko Cepkin'in esas kitlesi dağıldı. Hala içten içe sadık olanlar da var ama azınlık olarak. Bu bir tercih meselesi. Hayko Cepkin böyle istediği için oldu. Aksi takdirde  olmayacaktı. 

Sonra bu furyanın bir benzerini Mor ve Ötesi'nde yaşadık. Onlar bu durumun farkına vardıktan sonra geri dönmeye çalıştılar ama çok başarılı olamadılar. Bu konuda o yola girip bildiğinden şaşmayan tek isim sanırım Athena ve Duman'dır. Nasıl başladılarsa öyle gittiler. Kral TV olsa da olmasa da aynı tarzlarından ödün vermediler. 

"Islandım durdum aşk yağmurunda. Seni düşünüp durdum yalnız başıma"

Bir de içinde Replikas gibi kendi sınırları içinde büyüyen, radikal değişiklikler yapmayan isimler var. Mesela yine yukarıdaki isimlerin yolundan gidip "biz ne yapıyoruz" diyen Çilekeş (Histeri Çalışmaları) gibi gruplarda var. Lakin bu gruba daha çok Peyote gruplarını sokabilirsiniz. Peyote gerçekten bu ülkede hala müzik yapılabilirliğine inandıran bir kültürdür. 

Bazı hayal kırıklıkları yaşadım son dönemlerde. En başta bahsettiğim mahremiyetten kastım Peyote Kültürü içinde olan gruplardır. Kesinlikle Peyote'yi tabu haline getirmeye çalışmıyorum. Bu alternatif müzik yapan gruplar diye basit bir şekilde sınıflandırmaya gönlüm elvermediği için kullandığım bir ifade. Keşke Peyote gibi bir çok yer olsa da onlardan da bahsetsek. Konuya dönersek bu hayal kırıklıklarımdan biri (eleştiri değil) Korhan Futacı ve Kara Orkestra oldu. Yine iş yerinde öğlen yemeği yediğim günlerden bir gün Kral TV'de görünce dondum kaldım. Korktuğum başıma gelmişti. Ardından ise adını dahi hatırlamadığım, göğüsleri, dudakları silikonlu garip bir kadının şarkısı çıkınca hislerim hızla yere çakıldı. Anlatmak istediğim aslında tam olarak budur. KFKO'dan sonra ben Sezen Aksu, Serdar Ortaç ya da benzeri müzik adına bir şey katmayan insanları dinlemek istemiyorum. Peki buna sebebiyet veren kim? Nükhet Duru'dan dinlediğimiz Ben Sana Vurgunum'u coverlayan KFKO! 

İlk akustikhane'de dinlediğimizde garipseyip, kızmıştım. Yine de tercih onlarındı. DANdadaDAN, Tamburada gibi bayılarak dinlediğimiz oluşumdan böyle bir hareket görmek düşüncelerimi hayli zorlamıştı. Bir bildikleri vardır elbet diyerek kendimi sakinleştirdim. Bu cover'ın nereden geldiğini Dream TV'de Korhan Futacı daha sonra açıklıyor. Önce videoyu izleyelim. 03:55'de Ben Sana Vurgunum'un hikayesi var.




03:55'den sonraki kısımdan sonra anladığım şey ise büyük baskı gördükleri. Tabi ki boğazlarına bıçak dayamamışlar ama nasıl olduğunu bilmediğim şekilde ikna olmuşlar. Korhan Futacı gibi adamları bize sevdiren müzikleridir elbette ama alttan alta hayranlık besleten şey bu adamların mantalite ve sanata bakış açılarının çok üst düzeyde olmasıdır. Mesela bu cover için direnemeyen adamlar ile Sien gibi, olağan üstü sanatsal içerik barındıran bir şarkıyı yapan aynı adamlar.

KFKO albümü Ediz Hafızoğlu'nun şirketi Lin Records'dan çıkartmak üzereyken ne oldu da Dokuz Sekiz Müzikten çıkarttı tam orasını anlayamadım. Dokuz Sekiz Müzik son dönemlerde ismini çok duyduğum bir şirket. Videoda da izlediğiniz üzere bu cover konusunda ısrarcı olan isimlerden biri de şirketin sahibi Ahmet Çelenk. Aynı kişi Papyon, Aydilge, Emre Altuğ gibi isimlerle çalışmış. Son olarak ise Yasemin Mori. Bu çok tehlikeli bir nokta aslında. Şirketin hedefi para kazanmak için yeni, ilgi çekecek arayışlar içinde mi yoksa KFKO ve Yasemin Mori'yi kadrosuna katarak tarzını mı değiştiriyor? Yasemin Mori'nin Dünya klibinin de Kral TV'de döndüğünü hatırlatırsak bunun altında sanatçıların isteği dışında gelişen bazı şeyler olduğunu düşünüyorum. KFKO ve Yasemin Mori gerçekten kendilerini Kral TV'de görmek istiyorlar mı diye çok merak ediyorum. 

"Hiç sensiz olmuyor, sensiz yaşanmıyor, seni bana getirmiyor bu aşk yağmuru"

Geçen cumartesi akşamı eve dönerken radyoyu tararken bir keman sesi duydum. Sonra hızlıca geri tarayarak o kemanlı, nefis müziği buldum. Sonra durdum. Kendi kendime "ben bunu biliyorum yahu!" dedim. Özcan Deniz'in sesini duyunca "Nasıl ya? Gerçek mi bu?" diyerek dinlemeye devam ettim. Sahi Replikas, ne oldu da Seyyah'ı Özcan Deniz'e verdin? 

Bu tür konular genellikle grupların kendi kabuklarında yaşanan hadiseler. Binlerce sebebi olduğu gibi, keyfi bir sebebi de olabilir. Belki tamamen insanın kendi iç dünyasındaki zafiyetidir. Bilmek istiyorum. Gerçekten öğrenmek istiyorum. Bu ülkede müzik yapma gayretinde olan insanlardan biri olarak sürekli kendi kendimizi gaza getiriyoruz. "Abi kim dinler bu müziği" diye hayıflanan grup arkadaşlarıma "Abi bak Replikas'a, bak KFKO'ya" derken hayal kırıklığına uğratmasaydınız ne güzel olurdu; ya da sizi bu yola iten insanlar, düşünceler olmasaydı... 

Neyse hayat işte... 

"D E R B E D E R OLDUM"



***
Replikas'ın konu hakkındaki yorumları: