Moddi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Moddi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2013 Pazar

Moddi Salon İKSV Konseri (04 Ekim 2013)

"Sohbetli Konser"
Salon İKSV sezon açılışını Moddi ile yaptı. Dolayısıyla biz de kış sezon açılışımızı Moddi ile yapmış olduk. Bu sene geçmiş kış aylarına kıyasla sanki daha akustik geçecek gibi. Moddi ve Olafur Arnalds önümüzdeki ayların nasıl geçeceğine dair güzel ipuçları sunuyor bize. Kısmet, yolumuz nereye giderse artık!

Dedik ya başlangıcı Moddi ile yaptık. 

Konser öncesinde garip bir sakinlik vardı üzerimde. O sakinliğin gölgesinde mekâna doğru koyulduk. Salon İKSV ye gittiğimizde, konserin oturma düzenekli olmasına birazcık üzülsek de, konser bize neden böyle bir uygulamaya gidildiği bize gösterilmiş oldu. Biraz surat bükerek üst kata çıktık. 

Moddi; gitar, çello ve akordeon'dan oluşan akustik 'orkestrası' ile İstanbul'a arzı endam etmişti. İyi ki de böyle gelmiş. Özellikle konser sırasında keşke Midlake de akustik bir performans sergilese diye iç geçirmekten kendimi alamadığımı itiraf etmeliyim.

Moddi akustik bir konserin hakkını verecek her şeyi yaptı. Her şeyden önce samimiyetini sahneye koydu. Egosunu ortadan kaldırdı.  Salon'u gerçekten bir salona çevirdi. Norveç'te yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu bize gösterdi. Bazen şarkının sözünü unuttu, bazen gitarını düşürdü, hikayelerini inanılmaz bir samimiyetle bizlere anlattı, misafirleriyle girmiş olduğu diyaloglarla konseri bir bakıma yapı sökümüne uğrattı, anlattığı hikayelerle bazen bizleri güldürdü, bazen de üzdü. Aşk şarkıları, plato, nükleer bombalar, şizofrenik kadın ve iyi eğitimli bizler... Bir konserde bütün izleyicilerin aynı anda kahkaha attığına ilk defa şahit oldum. Gerçekten son zamanlarda bulunduğum en farklı konserdi diyebilirim. Yahu bir şarkısındaki metaforları teker teker gösteren bir adamdan bahsediyorum. Düşünün işte ne demek istediğimi. Çok farklı bir deneyimdi. 

Konserin müzikal kısmına geçecek olursak, Moddi samimiyetini icra ettiği müziğine de yansıttı diyebilirim. Özellikle Moddi'nin adeta bir storyteller edasıyla şarkı hikayelerini anlatması şarkıların bizleri daha da etkilemesine sebebiyet verdi. Sırf bu sebeple konser sırasında "Bu şarkı bu kadar güzel miydi?" dediğim çok sayıda şarkı oldu. -Buradan bir başka storyteller'ımıza da el sallayalım. Lhasa de Sela, iyi uykular dostum- Çalması gereken tüm şarkıları çaldı Moddi, tüm güzelliklerini bizle paylaştı. Özellikle A Sense of Grey'i ve Home'u çalarak bizleri mesut da kıldı.

Buradan seyircilere de ayrı bir parantez açmak isterim. Gerçekten böylesine 'well educated' bir kitleyle daha önce karşılaşmamıştım. Sahnedekilerin müziğine sonsuz saygı gösteren, gerektiğinde müziğin ön plana çıkmasını sağlayan, gerektiğinde artık o sahnenin yapısal bir unsuru olan diyalogların ön plana çıkmasını sağlayan gerçekten güzel bir kitleyle konseri dinledik.

Konser öncesindeki sakinliğin bir sebebi varmış. Bu sebep tabii ki Moddi'nin bize sunduğu sakinlik ve samimiyette saklıymış. Bize sadece bu hikayeye ayak uydurmak kalıyordu. Uydurduk biz de...


9 Mayıs 2012 Çarşamba

Moddi - Dikkat, ağır keman içerir!

Bir seferinde Kejura'ya keşke kainattaki tüm şarkılarda keman kullanılsa gibi bir laf etmiştim. Garip bir surat ifadesiyle bana bakmıştı. Sonrasında "Olabilir abi, neden olmasın" demişti.

Haklıyım, kazanacağım.

Keman hüzünlü bir enstrüman, sevdiriyor kendini kerata. Aslında dünya müziğine psikanaliz uygulansa (nasıl uygulanacak, çok ütopik oldu bu son cümle), evrensel müziğin kökeninde kemanın çok derin bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkar muhtemelen. Bir enstrümanın tarihçesine inmek istemiyorum ama keman öyle bir enstrüman ki dünyanın hangi tarafında, hangi notalarla ya da hangi ezgilerle çalınırsa çalınsın benzer duyguları yaratabiliyor kişide. Yeterince garip bir durum bence..

Peki ya Moddi?

Kemanı ve yaylıları hakkını vererek kullanan Norveçli bir proje Moddi, daha doğrusu Pål Moddi Knutsen adlı sanatçının Moddi'si . Böyle bir grubun yaz ayları başında hayatıma girmesi ise tamamen bir talihsizlik, keşke şöyle Eylül başında çıksaydı karşıma. Kısfmet...

Etkileyeceği bir müziği var Moddi'nin, bu etkileyicilik yaylı kullanımından mı, yoksa farklı bir durum mu bilemiyorum. Ortaya çıkan eserlerde hüzün ön planda kesinlikle. Solistin öyle çok ahım şahım bir ses tonu yok ama şarkı performanslarında gerçekten üzülerek söylüyor sanırım. Yoksa sıradan bir vokal, bu kadar etkileyici olamazdı. Bunun yanı sıra; müzikal anlamda da akustik bir proje gibi duruyor, gibi duruyor diyorum çünkü Moddi'nin sadece ilk albümünü dinleyebildim. Son albümlerinde (ikinci albüm oluyor bu) müzikal anlamda değişikliğe gitmedilerse, halen yaylıların oldukça ön planda olduğu akustik bir proje diyebiliriz pek ala Moddi için.

Sevgili takipçiler;

Moddi güzel bir proje, oldukça güzel bir proje hatta ama siz sakin olun şimdi dinlemeyin bu güzel adamı, bir yerlere not alın, Eylül başı gibi dinlemeye başlayın.

Görüşmek üzere.

Son olarak kemansız şarkı olmaz olsun.

Amin.