Roxy Müzik Günleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Roxy Müzik Günleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2013 Perşembe

VIDEO | Softa - Bedbaht Ucube






Softa - ilk albümleri olan Hunili Ayin'inden Bedbaht Ucube'ye çekti. Klibi sıcağı sıcağına paylaşalım istedik. 

Çekimleri Peyote Nevizade ve Beykoz'da gerçekleştirilen video klip, aynı zamanda bu albümün ilk video klibi olma özelliğini taşıyor.

Bedbaht UcubeSofta'nın 2. video klibidir. Grup daha önce 2010 yılında, Roxy Müzik Günleri sonrasında UFO'ya klip çekmişti. 

UFO'yu da izleyeceğim diyenler buraya tıklıyor. 

İyi seyirler.

6 Nisan 2013 Cumartesi

YENİ ALBÜM | SOFTA - HUNİLİ AYİN




Softa nihayet albümüne kavuşuyor. Son dönemde albümlerin varlığına inancına zayıflayıp, canlı müziğin kendisine dönmeye başladım diyebilirim ama Softa'nın konserlerine gidemediğimiz günlerde "yahu bari kayıtları dinleyebilsek" diye hayıflandığım çok oldu. Albüm işte bu yüzden önemli; ama bir o kadar da önemsiz.

Softa ile ilk Myspace üzerinden tanışıp, Roxy finallerinde yüz yüze görüştüğümüzde hemen bir albüm ve hızlı bir yükseliş beklentisi oluşmuştu. Bunda yarışma sonucu ve ödülü etkili oldu diyebilirim. Bu beklenti sadece bende değil o gün orada olan herkeste vardı. Zira o güne dair çok net hatırladığım şeylerden biri Furkan'ın kapı önünde elinde birasıyla heyecandan titremesi ve ekipmanlarındaki yetersizliği vurgulamasaydı. Diğer gruplar kusursuza yakın soundları ve binlerce TL'lik Fender'leri ile büyülü bir atmosfer oluşturuyordu. Bu yüzden söz konusu yarışmada kusursuzluğun birincilik getireceğini düşündükleri için kaygı ile sahneye çıkmışlardı. Softa'yı o binlerce TL'lik Fender'lerin, kusursuz soundların, teknik ve teoirisine çok hakim müzisyenlerin arasından bugüne getiren şey o gün Furkan'la, Ece'nin söylediği şeylerde gizlidir.

"Nerede, ne ile çaldığımız önemli değil. Çıkıp eğleneceğiz. En güzeli bu!" 

Softa; kusursuzluğa özlem duyan tüm insanlara verilmiş iyi bir cevaptır. Kusurluluğun içinden doğup, kusurlarıyla yüzleşerek büyüyen, kendilerini her yönden geliştiren, "biz birinci olduk; öyleyse tamamız!" cümlesini hiç kurmayan Softa'nın, Roxy finalleri sonrasında hemen albüm, hızlı bir yükseliş bekleyenleri ters köşeye yatırması, onların müzikal gelecekleri açısından attıklar en önemli ve büyük adımdır.

Bazı gruplar vardır. Kafa olarak ait oldukları yer çok ileridedir. Oraya varoldukları zaman dilimini hızla geçerek varmışlardır; fakat fiziken ve gerçek zaman bazında oraya varmaları için bazı aşamalardan geçmeleri gerekmektedir. Softa, bunu en iyi yapan gruplardan biridir. Etrafındaki kendileri adına gelişen bütün "iyi" gelişmelerin büyüsüne kapılmadan, egolarını alt edip o gelişimi durdurmadılar. Ait olduğu zamanın gerektirdiği şekilde kademe atladılar. Bir anda 10 basamak yükselmeleri için her türlü olanak varken basamakları tek tek çıkmayı tercih ettiler. Muhtemelen onlarda bunu bilinçli yapmadılar ama bilinçaltlarında yatan o zamanın ilerisindeki mentaliteleri onları bugüne getirdi; ve şimdi yeni bir adım daha atacaklar. Albüm lansmanında sonra fırsat bulursanız 5 dakika konuşun. "İyi geçti; ama..." diye başlayan bir cümle kuracaklardır.

Ben Softa'nın başarısının altında sadece yaptıkları iyi müziğin etkisi olduğunu düşünmüyorum. İyi müzik, iyi bir düşünceyle bir araya gelirse anlamlı olur görüşündeyim. Hatta şu an odamın duvarında asılı duran, her sabah bakıp kendi yaptığım müziğin anlamını pekiştiren o sözlerden alıntı yaparak bu görüşü destekleyeyim. 
  
"İletişimin samimî ve dürüst tınılarıyla donanmış her müzik kendi varlığını, insnaların yaşanmış ve olgun ruhlarında anlamlandırır. Nitelik, müziğin ruhudur" (HAKAN ORMAN)


Softa, Peyote Müzik etiketiyle içinde bulunduğumuz Nisan ayında HUNİLİ AYİN ismiyle albümünü çıkartıyor. Konserlerine geçerli ya da geçersiz, türlü sebeplerden gidemeyen bizlerin evine girmeye hazırlanıyor. 

24 NİSAN akşamı Peyote'de "Hunili Ayin" albüm lansman gecesinde Softa'yı izleyeceğiz. Sonra da albümünü alıp eve götüreceğiz.

Softa'yı evinizin baş köşesine koyun, unutmayın. İyi müziğe, güzel düşüncelere ve çok çok çok mükemmel karakterdeki bu insanlara sahip çıkın.

Sevin, destekleyin.


* * *



Softa ile ilgili basında çıkmış bazı yazılar:


daha fazlası için:


14 Mayıs 2011 Cumartesi

16. Roxy Müzik Günleri Sonuçları


16. Roxy Müzik Günleri sonuçlandı. Bir Baba Indie yazarlarına organizasyonun tamamını yakından takip etmesine izin vermeyen ülke şartlarına isyan her daim tarafımızca desteklenmektedir. 

Bu sene Roxy ve Jüri üyeleri için söylenecek çok şey var; fakat müzisyenlere olan saygımızdan ötürü pek o konulara girmeyeceğiz. Eleştirilerimizde haklılık payımız yoksa lütfen sizde bizi eleştiriniz. 

Neyse, sonuçları paylaşmak gerekirse;

1- Barıştık mı / Göstembil Project
2- Help! The Captain Threw Up
3- Burak Buyruk

Jüri Özel Ödülü: Meriva

Desteklediğimiz Help! The Captain Threw Up'ın ilk üçte olması bizi açıkçası sevindirdi. Keşke Kertenkeleler'ide bu listede görebilseydik. 

Yalnız kafamıza takılan bir şey var. Barıştık mı / Göstembil Project proje olarak başırılı ve beğendiğimiz. "Aa ne güzel yahu" diye aramızda konuştuğumuz bir oluşum. Biraz üzerine gidip araştırınca şöyle bir şeyle karşılaştık. Viya! 

1) Viya geçen sene 15.Roxy Müzik Günleri ikincisi. 16. Roxy Müzik Günleri birincisi Barıştık mı / Göstembil Project ise grubun üyelerinden birinin projesi. Yani geçen sene Viya ile bu sevinci! yaşamış bir isim. 

2) Sabri Aydın Band 14. Roxy Müzik Günleri finalisti. Yarışmaya davulcularının sağlık sorunlarının nedeniyle katılamayan Uğur Darıveren Project'in daha önce Sabri Aydın Band ile sahne alarak bir şans tanındığı proje.

3) Nazif Tunç ve Uykusuzlar 14. ve 15.Roxy Müzik Günleri finalisti. İki sene üst üste finalde sahne alan ama derece elde edemeyen grup.

Roxy yetkililerine ve Jüri üyeleri olan aşağıdaki isimlere şunları sormak ve söylemek istiyorum. 

Taner Öngür (Moğollar), Kaan Yüceil (Roxy), Murat Hasarı (Müzisyen), Ömer Ahunbay (Jinglehouse), Hakan Özer (Jinglehouse), Oğuz Kaplangı (Elec-trip), Aylin Aslım (Müzisyen), Harun Tekin (Mor ve Ötesi), Hakan Tamar (Müzisyen), Ece Duyar (Sponsorluk İletişim), Kanat Atkaya (Hürriyet), Haluk Polat (We Play), Efsun Gül (Danışman & Prodüktör), Melis Danişmend (Müzisyen), Siyabend Süvari (Purple Concert), Metehan Çakır (Rock FM), Natali Abrahamyan (Myspace)

- Yarışmaya son 3 senedir kaç grup veya isim başvurdu?
- Yarışmaya başvuran grupların hepsi mi kötü? (aynı isimlerin tekrar tekrar yer alması üzerine)
- Sayha'nın 1. olan Barıştık mı / Göstembil Project'ten eksiği nedir? Rap yapması mı? O zaman finallerde ne işi var?
- Sayha'dan özür dilendi mi?
- Performansları sırasında amfi ayarlarıyla oynayan Tonmaister Bariyer grubundan özür diledi mi?
- Help! The Captain Threw Up birinci olsaydı Aylin Aslın kime koçluk yapacaktı? Bu yüzden mi birinci olmadı? ya da Sayha?
- Söz konusu müzisyen sıfatındaki kişilerin ilk stüdyoya girdikleri gün ve jüri olduklarını öğrendikleri gün arasındaki uzun ve yorucu çizgi silindi mi? Bir şans verilse keşke dedikleri hiç olmadı mı? Olduysa neden aynı isimler tekrar tekrar sahnede?
- Kendini müzik adına ispat etmiş, belli bir başarı elde edip konserden festivale koşturan, klip çeken, başka projelerde, başka gruplar altında albüm çalışması yapan, müzik adına belli şansa erişmiş kişi ya da kişilerin finalde olmasının açılımı nedir? 
- Tarzlar arasındaki uçurumların sebebi nedir?
- Roxy finalisti olmanın bir kriteri var mı yoksa altında farklı sebepler aranmalı mı?

Bir Baba Indie adını zedelememek adına şahsi sorularıma cevap verilmesi en büyük dileğimdir. Bunu yarışmaya büyük hayallerle başvurup bir şans arayan, cebindeki üç beş kuruşu stüdyolara kayıt yaptıracağım diye harcayan, günlerce doğru kayıt, iyi mix, iyi mastering diye yırtınan, stüdyo sahiplerinin hükmü karşısında boyun eğen ve duymak istediği sesler için müzik tüccar'larına karşı sessiz kalan, elindeki ikinci sınıf gitarlarla kayıt almaya çalışıp, bir iki tel değiştirerek kayıt kalitesini yükseltmekle cebelleşen, çok iyi müzisyen olmadığını kabul eden ama iyi niyetiyle içinden gelen şeyi insanlara sunmak ve kendine bir yol açmak isteyen tüm amatör! müzisyenler adına soruyorum. 

Sanat ve Etik çizgisinde cevaplarınızı açıklamasanız bile kendi kendinize düşüneceğinizi ümit ediyorum. 

Bir Baba Indie | Mehmet Sinan Güvenç

10 Mayıs 2011 Salı

Bir Baba Indie Roxy Müzik Günleri 1.Günündeydi.

Kertenkeleler
Bir Baba Indie'yi temsilen Roxy kapısı önünde 20:00 de dikildim. Tabi kapıdaki izbandut abiler beni tanımadı. İçimden "vay demek Baba'yı tanımıyorsunuz" diye hiddetlendim. Sonra sağlık olsun diyerek üzerimi aramlarına müsade ettim. 20:30 da başlaması beklenen performanslar 21:30'a doğru başladı. Roxy yalnız giden insanlar düşünmeli. Sıkıldım arkadaş. Net bir saat verseydiniz keşke.

Bir Baba Indie adını kullanarak bir grubu incitici, kızdırıcı cümleler kurduysam baştan özür dilemeliyim. Çünkü; müziğin başka bir şey olduğuna inanıyorum. O şey her neyse eleştirisi yapıcı olmalı. Aşağılamak, yerin dibine sokmak falan olmamalı. İyi ya da kötü eleştirilerim kendi kapasitem dahilindedir. Ciddiye alan bir şey kazanmaz, almayan kaybetmez. Dipnot tüm grupları ilk defa dinledim

Bu ön açıklamaların ardından performans esnasında aldığım ufak notlar ile başlayalım. 

raba di babba

Açıkçası genç bir grup bekliyordum. Yaş ortalaması 40 vardır diye tahmin ediyorum. Vokalleri kayıttakilerden daha iyi geldi. Tekrar kayıdı dinleyip, değerlendirmekte fayda var. İlk şarkıdaki İstanbul sözleri olmasa daha iyi olurdu. Şarkı sözü yazanlar İstanbul'a sığınmasınlar artık. Neyse ilk iki şarkının enerjisi çok iyidi. Kusursuz çaldılar. Perküsyon faklı bir renk katmış. Çalan kişi tecrübeli olduğunu belli ediyor. Jazz kökenli bir grup olmasına rağmen biraz daha fazla Jazz teması bana göre daha iyi giderdi. Şarkılardaki ritmik hadiseler bence grubun asıl rengini oluşturan öğelerdi. Onlar olmasaydı sanırım finallerde olamazlardı. Diğer grupları görmeden kaçıncı olacağını tahmin etmek güç. Biraz şansa ihtiyaçları var gibi.

Sayha

Finale kalan tek rap grubu. Roxy mentalitesini anlamak güç. (Roxy'e yazı sonunda ayrıca değineceğim.) Tarz olarak bu kadar karmaşa, sahnedekileri tüketmekten başka bir işe yaramamış. Sayha rap grubu olarak bunca rock dinleyicisinden reaksiyon alamadı. Şimdi bu adamlara kötü demek ne kadar doğru? Neye göre değerlendirelim? Roxy Sayha'yı finale taşıyarak bana göre onlara en büyük kötülüğü yapmış ve ayıp etmiştir. Rencide olan bu iki kişi oldukça buruk ayrıldılar. İnerken "Herkes yeteri kadar içmemiş, o yüzden pek memnun kalmadık" diyerek gittiler. Tepkilerini Roxy'e yapmaları gerekiyordu. Yinede kızamıyorum, haklılar.

Bariyer

Grubun yaş ortalaması 35 diyebilirim. Ekipmanlarını görünce Hard Core bir şeyler geliyor galiba dedim. Ona yakın, benim pek hazzetmediğim soundla iyi çaldıklarını söyleyebilirim. Anlayabildiğim kadarıyla sözleri o sound üzerine iyi gitmemiş. Enstrümanistlikleri iyi gerçekten ama mental olarak eksikler var sanki. Bariyer ismiyle özdeşleşen bir profil oluşturamadım kafamda. Yinede kendi müzikal çizgileridir. Kimse "aaa ne kötü lan" diyemez. Davulcuları başlarken sorun yaşadı biraz. Moralmen çöktü ve tüm şarkılara bunu yansıttı. Ritim gitarlarda da tonlama ve ses dengeleriyle ilgili sorunlar vardı. Performans esnasında en son yapılacak şeyi yaparak amfi ayarlarıyla oynadılar. Soundcheck grubu vezir de yapar rezilde. Önemine vurgu yapılası uyarı.

Kertenkeleler

Çok fazla şey yazabilirim. Çünkü gerçekten çok beğendim. Vokalleri çok hoş. Sahneye yakışıyor. Biraz sahnede heyecandan hareket etme kararsızlığı yaşadı ama o kadarı normal. Gitaristleri ise "cool" biri derler ya öyleydi. Gerçekten sokakta bu adamı gösterseler hangi kafada müzik yaptığını söylerim. 

Mütevazi ekipmanlarina ve tek gitarla olmasına rağmen gerçekten gruba yakışan biri. Sanırım bestelerin kaynağıda ta kendisi. Davulcuyla birlikte bu grubu kurmuşlar ya da sound üzerinde aynı kafadalar. Bunu çalarken hissettiriyorlar.

Doğru ve güzel bir oluşum olduğu düşüncesindeyim. Trafik yapılarında biraz daha deneysel çizgiye kayarlarsa harbi tadından yenmez. Vokal için bir efekt prosesörü ya da çift mikrofonlu varyasyonlarla renk katılabilir. Zira elektrik gitarlardaki efekt açlığı var gibi; doyurmak gerek. Trafik yapıları için Sky Architects dinlemelerini tavsiye ederim; ve akıl vermek haddime değil ama grup tek gitarsa bas az daha elini taşın altına sokmalı. Kök notalardan biraz ayrılmalı. İyi yerlerde görmek isteriz.

Meriva

Myspace biyografilerinde önceden Post Rock yaptıklarını belirtmişler. Performanslarında Post Rock çizgilerinden bir hayli uzaklaştıkları aşikar. En basit anlamda bana Hard-Alternatif Rock/Metal gibi bir tanımlama daha uygun geldi. (Hard Rock'tan bahsetmiyorum.) Eğer seyirciyi  yakalamak istiyorsanız ritimleri olabildiğince iyi tasarlamalısınız. Meriva bunu iyi başarmış. Prodüktör kafasında olsaydım, albüm yapardım. Kesinlikle kazançlı bir yatırım. Fakat jüri olsaydım ben Meriva'yı ilk üçte değerlendirmezdim. (Benim neyi seçeceğimde onların bir tarafindaydı sanki! Neyse...)

Stoned

Sanırım Roxy müzik günleri kapsamında tek konsept sahne uygulaması yapan grup olarak tarihe geçtiler. Evvelinde ben rastlamadım. İşçi elbiseler, sarı inşaat çizmeleri ve yüzü gözü kir-pas içinde iki adam. Önlerinde Macpro, ellerinde iki gitar ve sahnedeler. Acaba ne çıkacak diye beklerken kendi tanımımla Dark-Electronica, Ambient vari bir tarzla sahne aldılar. Açıkçası keyif aldım dinlerken. Kesinlikle kendilerine özgün bir halleri var. Distorsion gitarları daha fazla belirginleştirebilirlerdi. Ayrıca şarkının yükseldiği yerler için iyi bir davulcuya ihtiyaçları var. Mesela Rob Jones (65daysofstatic) vari bir davulcu hayal ettim, biraz daha softlaştırdım, vokallerede kesinlikle kullanılması gerektiğini düşündüğüm distorsionlar ile Stoned gözümde başka bir yere geldi. Bir ara kendimi sert mizaçlı Alman Dark-Electro grubu dinler gibi hissettim.

Roxy finalleri yarın ve sonraki günde devam edecek. 13 Mayıs akşamıda ödüller dağıtılacak. Yarın Bir Baba Indie desteği verdiğimiz Help! The Captain Threw Up sahne alacak. Barıştık mı da mutlaka izlenmeli. Maalesef yarın gece vardiyasında olacağım için izleyemeyeceğim. Kejura ve Vecihi bize yarın geceyi aktarabilirler. 

Ben bugünün birincisi, ikincisi ve üçüncüsü seçip Roxy adına bir kaç şey söyleyeceğim.
1- Kertenkeleler
2- Stoned
3- Sayha

Gelelim Roxy'e ve jüriye. Finallere kalmak için ne tür bir kritere sahip olmak lazım merak içindeyim. Yarışmanın gerçekten amacı nedir? Roxy bunu tartışmış mı? Jüri bunu kendi içinde onaylamış mı? Müzisyenliklerine, kişiliklerine kesinlikle saygısızlık etmek istemiyorum. Raba di Babba yaş ortalaması yüksek olan bir grup ve düzenli sahne alan Roxy olmasada bir şeyler yapabilecek potansiyele sahip bir grup. Peki neden bu yarışmadalar? Jüri'nin Raba Di Babba'dan beklentisi nedir? Mesela olgunlaşıp, büyümelerini, gelecek vaat eden bir grup olmaları gibi bir beklentisi mi var? Aman ya detay bunlar biz eğlenmemize bakıyoruz kafasında ise o zaman yarışmanız için kriterler koyun. Roxy'de sahne alıp, yolunu açmaya çalışan ne kadar hevesli, genç kuşak insan var biliyor musunuz? Roxy ve türevi yarışmalara katılabilmek için standardı yukarıda tutup, kanal kayıda giren, iki şarkı için yarım bin TL harcama yapan, üç beş kuruşluk harçlık ile ümitlerini ayakta tutmaya çalışan kaç grup var farkında mısınız?

Bir başka ayıp Sayha olayı. Bence tamamen fiyasko. Sayha neden finallerdeydi? Rock ve türevleri kitlesi olan bir yarışmada Rap grubunun ne yapmasını bekliyorlardı. Sayha sahnedeki eleştirisinde haklıydı ama seyircinin beklentisi bu değildi. Sahnede kendi için dünyanın en değerli işini icra eden insanlarla dinleyenleri karşı karşıya getiren Roxy evlerine buruk giden Sayha için ne gibi bir tesellide bulundu? Gerçekten merak ediyorum. Sayha diyelim 1. oldu. Aylin Aslım Rap yapan gruba neyin koçluğunu yapacak? Ya da Agop'tan Zil seti ne işine yarayacak? Roskilde'ye gönderip Rap grubuna Iron Maiden'mı dinleteceksiniz? Sayha tepkisinde yerden göğe kadar haklıdır. Dinleyenlerde kollarını kaldırıp, eşlik etmediği için haklıdır. Roxy ve Jüri bu kararıyla sadece Sayha'yı rencide etmedi, aynı zamanda Sayha yerine olması gereken her hangi x grubu ya da x kişinin emeğini boşa saydı. Bence Roxy ve jüri bununla ilgili en azından Sayha'dan özür dilemelidir. 

Roxy 1. gün performansları böyle geçti. Yoğun ve stresli bir iş gününün ardından müziği düşünmek her şeye rağmen iyi ki var şu müzik demek...

Güzel, Ala!
Hoş ve esenlikler...

Düzeltme: Meriva grubunun myspace.com/merivaband adresinde yazan eski bilgilerinden dolayı yukarıdaki yorumlarda ve gönderiye yapılan yorumlarda yanlış anlaşılmalar olmuştur. Meriva Myspace adresinde gerekli düzeltmeyi yapmıştır. Bizde yukarıdaki yorumlarda gerekli düzeltmeleri yaptık. 

Tekrar hatırlatmak gerekirse Bir Baba Indie kültüründe hiç bir grubu rencide edici, aşağılayıcı şeyler yazmanın olmadığını, aksine olabildiğince yapıcı eleştiriler ile destek vermeye çalıştığını bilmenizi isteriz.

8 Mayıs 2011 Pazar

16. Roxy Müzik Günleri

Help! The Captain Threw Up | Experimental-Post Rock
Roxy Müzik Günleri 16. yaşında. Her sene amatör grupların başvuruda bulunup, aralarından 10 tanesinin seçici jüri tarafından değerlendirilip Roxy'de sahne alması sağlanıyor. Final gecesinin ardından da ödül töreni yapılıyor. Bildiğimiz bir yarışma ve prosedürleri. 

Roxy'i diğerlerinden ayıran önemli özelliği istikrarıdır. Diğerleriyle kıyasladığımızda Müzik alemine daha kalıcı gruplar ve isimler bırakmasıdır. Nekropsi, Dorian, Hayko Cepkin, Aylin Aslım vs.

Roxy Müzik Günlerinde dikkatimizi iki senedir çeken bir şeyler var. Finallere genellikle işte albüm ve pazarlama sürecinde tabir-i caizse gideri olan grupları veya isimleri taşırlar. Geçen sene On Your Horizon'u gördüğümüzde "vay be Roxy bu olguyu yıkıyor" diye iç geçirdik. Akabininde On Your Horizon 3. olarak bitirdi. Indie kültürü adına oldukça sevindirici bir haberdi bu; Zira On Your Horizon'da bu başarısının ardından kendini bir çok etkinlikte gösterdi. Özünü koruyarak ve ilerleyerek. 

Bir Baba Indie olarak bu sene ki Finalistlere baktığımızda yine bir Experimental-Post Rock grubunu finalde gördük. Oldukça sevindik. Peyote'den takip ettiğimiz, ismini sürekli duyduğumuz Help! The Captain Threw Up bu seneki finalistlerden biri. Bir Baba Indie olarak sevdiğimiz, dinlediğimiz Help! The Captain Threw Up'ı finallerde desteklemeyi borç biliriz. 13. Mayıs akşamında ilk üçte isminin Roxy'de yankılanacağına inanıyoruz. 

Bir Baba Indie | Indie Blog