Kadıköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadıköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2013 Salı

Bağımsız Festival 3 - Kadıköy Sahne


Müzik Hayvanı'nın organize ettiği, bana göre konser temasıyla yepyeni bir oluşumun, düşüncenin adını Kadıköy çatısı altında kuvvetlendiren bir festival olan Bağımsız Festival'in 3.sü ile ilgili detaylar belli oldu.

22 Ekim'deki festivalin, 2.sinin son gününü yakalamıştık. Dunia'da hala hafızamda silinmeyen bir Ars Longa performansına tanık olmuştum. O konserden sonra 3.sünü iple çeker halde bekliyorduk. Müzik Hayvanı'ndan festival haberi bir kaç gün önce paylaşıldı. Bizde sıcağı sıcağına paylaşmayı istedik.




Bağımsız Festival 3, 1-3 Mayıs tarihleri arasında Kadıköy Sahne'de olacak. Gönül isterdi ki festivalin bir ayağını Dunia'ya, bir ayağını da Karga'ya aktararak geniş kapsamlı bir festival haberini yazsaydık. Kadıköy Sahne ciddi şekilde Kadıköy'de dikkat çekici bir hale gelmeye başladı. Anadolu yakasında bu yönde ciddi bir eksik olduğunu düşünüyorum. Umarım ileride daha sık Kadıköy Sahne adını duyarız. Tabi Dunia'yı es geçmeden.

Bağımsız Festival 3'ün takvimi inanılmaz güzel. Takvimin detayları ise şöyle;





1 Mayıs, Çarşamba


  • Replikas
  • Sekerse Tehlike
  • Rehber






2 Mayıs, Perşembe


  • Gevende
  • Ahmet Beyler
  • Künt


3 Mayıs, Cuma


  • Baba Zula
  • Yok Öyle Kararlı Şeyler
  • Yüzyüzeyken Konuşuruz






* * *





Festivale gitmek istiyorum diyenler [Tam Buraya] tıklıyor. 



15 Nisan 2013 Pazartesi

YENİ ALBÜM | DRAMA - Yalnız Bir Duygu

Albüm Kapağı - Fotoğraf: Duygu Özlem

Nisan ayını her zaman çok sevmişimdir. Bu sene daha çok sevdim. Yakından takip ettiğim gruplar ilk albümlerini çıkartıyorlar. Geçen hafta Softa'nın Hunili Ayin albümüyle ilgili bir yazı yazmıştım. Bu hafta ise Drama'nın ilk albümü Yalnız Bir Duygu ile ilgili bir yazı yazacağım. Onlar kadar heyecanlı olmam tabi ki mümkün değil ama onlarınkine yakın bir heyecan ile yazdığımı bilmenizi isterim. 

Drama, kendine ait sakin ama çok sağlam ve kolay kolay yıkılmayacak bir düşünce yapısına sahip. Genellikle gruplar dış etkenlerden, iyi ya da kötü eleştirilerden doğrudan etkilenip kabuk değiştirebiliyorlar. Benim gördüğüm ve gözlemlediğim Drama, ilk dinlediğimde nasılsa şu anda da öyleyleler. Değişen tek şey isimleriydi. Kertenkeleler isminden Drama'ya geçiş sürecini daha önce yaptığımız röportajda anlatmışlardı. 

Yalnız Bir Duygu albümü kayıtları uzun süredir devam ediyordu. Yakından takip edenler Drama'nın son 1 yılında sürekli bu albüm ile ilgili çalıştığını görmüşlerdir. Bir yandan albüm çalışmaları için kayıtlara devam ederken, bir yandan da konser vermeye devam ettiler. Bir önceki paragrafta bahsettiğim kendi çizdikleri yoldan ve düşüncelerden hiç sapmadan.

Davul: Semhan Aydın | Bas: Barbaros Pakar | Elektrik Gitar: Sercan Sayar | Vokal: Duygu Güven

Drama'nın ilk abümü Müzik Hayvanı etiketiyle çıkıyor. Bu etiket bana, grubun kafasındaki düşüncelerin ışığında gerçekleşen bir eylem olduğunu hissettiriyor. Müzik Hayvanı son dönemlerde gördüğüm en etkileyici ve özlemini duyduğum düşüncelerin kusursuz bir oluşumudur. Biz müziğin peşinde koşan insanların, dinleyicilerin, arkadaşlarımızın, ne kadar samimi ve içten insan varsa hepsinin bir kez ya da bir çok kez Müzik Hayvanı ile ilgili düşünmesi ve bir şeyler paylaşması gerektiğine inanıyorum. İlk albüm için (umarım sonraki albümlerde de) Drama ve Müzik Hayvanı  buluşması çok yerinde ve doğru bir karardır. Bunun etkilerini albüm çıktıktan sonra daha net anlayacağımızı umuyorum.

Yalnız Bir Duygu'nun detayları çok fazla belli değil. İlk günden bu yana sürekli dinlediğimiz, ezberlediğimiz Akbabalar, Acıbadem ve  Uzak muhtemelen bu albümde olacak. Bunların dışında daha önce hiç duymadığımız yeni bir şarkı gelecek mi merakla bekliyoruz. Drama'nın facebook hesabında paylaştığı, Duygu Özlem'in çektiği albüm kapağının fotoğrafının da çok güzel olduğunu belirtmek isterim.

Drama, Yalnız Bir Duygu'nun lansman gecesini Dunia'da, 23 Nisan Salı akşamı yapacak. Böylece Kadıköy çatısı altında Drama, Dunia ve Müzik Hayvanı ortaklığında müthiş bir gece olacağını gönül rahatlılığı ile söyleyebilirim.

Yine güzel müzik, güzel insanlar... Dinleyin, sevin! 


22 Ekim 2012 Pazartesi

Kutsal Buluşma: ARS LONGA

Ars Longa

Cumartesi akşamı çok keyifli bir konser izlemeye gittim. Dunia, Bağımsız Festival etkinliğinin ikincisini düzenledi. 16 Ekim ile 21 Ekim arasındaki etkinlikte Ahmet Beyler, Marta, Drama, The Birdcage, Esas Çocuk, Ara, Nihil Piraye, Deli Gömleği, Rete Pegz, Eskiz, Düz Mantık, Kutu, Ars Longa, Sapan, H.İ.S., Peygamber Vitesi, Burhan Özfaturalar ve Anal Ok Orkestrası, Umut Adan sahne aldı. Maalesef etkinlikten çok geç haberim olduğu için diğer konserleri kaçırdım. O yüzden biraz üzgün olduğumu belirtmek isterim. 

Yazının teması Ars Longa'yı yazmadan önce Dunia'dan bahsetmek istiyorum. Daha önce Dunia'ya bir kere gitmiştim. Bunun benim eksikliğim olduğunu kabul ediyorum. Drama konseri ikinci katta sağ tarafta yapılmıştı. O sahne düzeni alışılmışın dışında ama samimi gelmişti. Bağımsız Festival için ikinci kata çıktığımızda herkesin normal oturma düzeninde oturduğunu görünce acaba festival iptal mi diye düşündüm. Sonra çatı katından inen ve çıkan insanları görünce oraya çıkıp hayatımda gördüğüm en güzel konser alanlarından biriyle karşılaştım. Gerçekten başka bir dünya varmış. O gün Dunia ile ilgili bir şeyden çok emin oldum. Bir Kadıköy'lü olarak Kadıköy'de Dunia gibi bir yerin olması beni çok mutlu etti ve etkiledi. O yüzden Dunia'ya daha çok gideceğimi, orayla ilgili sık sık bir şeyler paylaşacağımı eklemek istiyorum. 

* * *

Kutsal Buluşma: Ars Longa

O gece izlediğim üç grup arasından Ars Longa'yı seçmemin özel bir sebebi var. O gün Dunia ile  çok iyi bütünleştiğini ve çok keyifli bir konser verdiklerini söylemek lazım. Beni yazının temasına iteleyen şeyde o geceki performanslarıdır. 

Ars Longa yeni bir grup değil. Çok uzun bir geçmişleri var. Stüdyo Frekans zamanlarından hatırlıyorum. Şimdikinden daha ölü olduğunu düşündüğüm Indie zamanlarında rüzgar gibi esen bir gruptu. Sonra bir duruldular, kaybolur gibi oldular. Sonra birden yeniden ortaya çıktılar. Peyote'de grup tanıtımlarında şöyle bir tanıtım yazısı ile:

“Sanatçı güzel şeylerin yaratıcısıdır. Sanatı açığa çıkarıp sanatçıyı gizlemek, sanatın amacıdır” sözünü kendine şiar edinen Ars Longa, gençliğini mumu Peyote’de söndürerek, Myspace’in yükselme ve gerileme dönemlerini izleyerek ve her daim rock geleneğinin dekadansa düşkünlüğünü onaylayarak geçirdi. Şimdi, olgunluk döneminde en büyük gailesi, önce raflarda, sonra akıllarda ve bittabi kalplerde çok özel bir yere sahip olacak o büyük albümü yapmak. Yapamazsa da bahanesi hazır: vita brevis!



Ars Longa, Dunia'da çok güzel bir akustik konser verdiler. Dertlerinin "vita brevis!" olduğunu açık açık görebildim o akşam. Tüm grubun oturarak, birbirlerine olan eşit mesafelerdeki ruhsal dizilişleri ve onları dinleyenlerle arasındaki katları sıfıra indirmesi olayın en önemli boyutuydu. Dinleyenlerle kısa kısa muhabbet ettiler. "Şimdi bir cover çalıyoruz!" diyerek geçmek ile dinleyenlerle muhabbet etmek arasında çok anormal bir  hissiyat vardır. Canlı müzik dinlemenin en keyifli yanlarından biriside bu iletişimdir. Canlı müzik dinlerken evimizde, otobüste dinlediğimiz müzikleri canlı dinlemenin keyfinin yanı sıra, o müzikleri yapan insanların nasıl biri olduklarını, nelerden bahsettiklerini, sıradaki şarkının neden bu dünyada var olduğunu öğrendiğiniz anlara tanık olursunuz. Canlı müzik dinleyici ile müzisyenlerin buluştuğu kutsal bir andır.

Bu konuyla ilgili daha önce Sanatta Tasarlama Kabiliyetini Zorlamak yazısında Korhan Futacı'nın sözlerine yer vermiştim. Tekrar Korhan Futacı'nın sözlerini alıntılamak istiyorum. 

Korhan Futacı: Ben Hep şeye inanıyorum; hakikatten içten bir müzik yapılan bir mekânda, kendini o işe adamış insanların çaldığı bir mekânda sesten öte durumların ortaya çıktığına inanıyorum. Ve insan vücudunun da zihninin de, bilincinin de, sadece kulaklarıyla değil yani bütün vücuduyla bunu algıladığını düşünüyorum.



O gece Ars Longa, Dunia ve dinleyici arasındaki kutsal buluşma tam olarak böyle bir şeydi. Bu yazıda tarif etmeye çalıştığım ama belki de tarif edemediğim sesten öte durumları özeti bu şekildedir. Twitter üzerinden Ars Longa akustik performanslara devam edeceğini söyledi. Bizde Ars Longa'ya kaldığı yerden devam ederken, bir daha durmamaları, aynı samimi ve içtenlikle yollarını devam etmelerini istiyoruz. Dunia'yı daha sık anmak, Ars Longa gibi gruplara yer vererek, duruşlarını hiç zedelemeden Kadıköy'ün samimiyetini yansıtmaya  devam etmelerini istiyoruz. Çok şey istemiyoruz. 


Ars Longa'nın dediği gibi;


vita brevis!


***