Kertenkeleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kertenkeleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2012 Salı

Röportaj | DRAMA

Drama
Robert Schumann'ın hayatını okurken "Neue Zeitschrift für Musik" kısmından çok etkilenmiştir. Editörlüğünü yaptığı süre içerisinde Brahms ve Chopin gibi isimleri müzik dünyasına tanıştırmasına hayran olmuştum.Hayranlığımı tetikleyen şey Robert Schumann'ın bunu 1800'lü yıllarda başarıyla yapmasıdır. Şimdiki zaman gelince böylesine bir iş çıkarmanın başarısı tartışılmaz. (bkz. Neue Zeitschrift für Musik Üzerine # 1)

Röportaj sözcüğünün ilk anılmasının üzerinden uzun bir süre geçti. Bu sözcüğü çok fazla ince eleyip, sık dokuduk. Nasıl olması gerektiği konusunda sürekli paylaşımda bulunduk. Ara ara bu fikri hep rafa kaldırsak bile hep gözümüzün önünde raftan ineceği günü bekledik. Bugün bu fikri raftan indirdik. Kendi inandığımız değerlere, müziğe bakış açımıza ve samimiyetine inandığımız herkese yer vermeyi düşündüğümüz röportajların ilkini Drama ile gerçekleştirdik. 

Drama, uzun süredir takip ettiğimiz bir grup. Daha önce Bir Baba Indie'de Kertenkeleler olarak çok sık bahsettik. İsim değişikliğinin ardından hem geldikleri noktayı, isim değişikliğini, savundukları değerleri, müziğe bakış açılarını paylaşmalarını istedik. 

Drama ile yaptığımız röportaja geçmeden önce belirtelim. 15 Mart / Perşembe Günü, Saat 21:30'da Dunia'da sahne alacaklar.

Soru:Dunia'ya Nasıl Gidilir? /Cevap: Kadıköy Rexx Sinemasının sokağından girip, biraz ilerlediğinizde sol tarafta görebilirsiniz. / Google Maps olarak göster > [ http://g.co/maps/bp8x5 ]



***

Bir Baba Indie / Röportaj 
DRAMA 


***

Bir Baba Indie Sordu: 
Roxy Finallerinde, Kertenkeleler ismini ilk duyduğumda, altından Indie/Deneysel bir grup çıkacağını aklımdan hiç geçirmemiştim. İlk izlenim olarak daha Punk ya da çağımızın hastalığı Alternatif Rock (neyin alternatifi anlamadım hiç) grubu bekliyordum. İlk izlenim ve ilk dinleme arasında çok sert ve hızlı bir geçiş yaşadım. Sanırım size olan beğenimde bu geçişin çok ciddi etkisi var. Bu ismin yaptığınız müziğin üzerinde nasıl bir etkisi vardı? Aynı şekilde Drama'nın da müziğinizle olan bağı nedir? Sizde nasıl imgeler oluşturuyor?

Drama Cevapladı: 
İsim olarak Kertenkeleler'in oluşum süreci gerçekten çok ilginçti. Kadıköy'ün samimiyetinden doğmuştu diyebiliriz ve ne kadar sevimli dursa da bir şeyler ürettiğiniz halde içinde sürünceme halini barındıran bir hüznü olduğunu düşünmüştük. İsim üzerine çok kafa patlatmamıştık. Esasında pek önemli olduğunu düşünmüyorduk Bu, tabii ki, bizim bakış açımıza göre böyle. Ama zamanla, sizin de dediğiniz gibi, ismin yanıltıcı olduğunu farkettik. İnsanlar eğlenceli ve çılgın bir şeyler beklerken bizim yaptığımız müziğin ve yapmaya çalıştığımız şeyin bununla hiç bir alakası yoktu. İçinde daha çok bir kurguyu barındırarak, gerçekte yaşananlara bir gönderme yaptığımız için Drama'yı daha uygun gördük. Müziğin hissiyatı ve insanlar üzerinde yaratmak istediğimiz o etkileşimli durumunu doğru şekilde karşılayan bir isim olduğunu düşünüyoruz.

Bir Baba Indie Sordu:  
Drama (Kertenkeleler) olarak hemen hemen tüm yarışmalarda isminizi görüyoruz. Yarışmalarda yer alma isteğinizin sebebi nedir? Sonuçta bir klişe olarak beynimizin bir köşesinde, içtenlikle yaptığımız bestelerin, duygularımızı ifade ettiğimiz şeylerin, bu sadece müzik değil, diğer tüm sanat dallarıyla bağlantılı olarak başka sanatçıların eserleriyle yarıştırılması, kıyaslanması, bir birinci seçilmesi ve diğerlerinin onun altında "kötü" kalıbıyla değerlendirilmesini adil buluyor musunuz? Sizden gelecek cevabın aşağı yukarı ne olduğunu tahmin ediyorum ama ben yine sormak istiyorum. Yarışmalar olmasa yaptığımız müziğin sergilenmesi biraz daha teferruatlara ve şanslara bağlı olarak gelişecek bir şey. Drama'yı (Kertenkeleler) daha fazla tanıtmak, hayatınızın geri kalanına tamamen müziği yerleştirmek için mi istemeye istemeye bu yarışmalarda yer alıyorsunuz? Yoksa tamamen bir başarı hırsına mı sahipsiniz?

Drama Cevapladı:  
Esasında duruma o şekilde bakan insanlar değiliz. Daha çok insana ulaşabilmek ve farklı müzisyenlerle bir kıyaslama düşünmeden etkileşim haline girmek adına kısmi bir desteği oluyor yarışmaların. Sanatın yarıştırılması gibi bir düşüncenin zaten çok doğru olduğunu düşünmüyoruz. Dolayısıyla yarışmaların getirdiği şöyle bir fırsat var; o da diğer müzisyenlerle bir araya gelip tartışmak, paylaşmak, birebir diyalog içerisine girebilmek.

Bir Baba Indie Sordu:   
Kertenkeleler isminden Drama'ya evrilme sürecini biraz anlatır mısınız? Sizi isim değişikliğine iten şeyler nelerdi? Kertenkeleler'in ilk gününden bugünün tarihine kadar olgunlaştığınız noktalar ve mentalite olarak sizi farklı yönlere iten şeyler neler oldu? Bu isim değişikliği altında bir  Marka Değeri Kaygısı var mı? Yoksa tamamen bir takım mental değişiklikler mi yaşadınız?

Drama Cevapladı:   
Dediğimiz gibi ve senin de karşılaştığın durum gibi, Kertenkeleler isminin insanları yanıltan bir tarafı vardı. Bir imaj kaygısından daha çok, etki etmesini istediğimiz duygu durumunu desteklemiyordu. Açıkcası Marka Değeri Kaygısı doğru bir tabir değil, çünkü pazarlanacak bir ürün sunmuyoruz. Bütün parçalarımız ve çalışmalarımız bireysel yansımalarımızdır. Grubun mental stabilitesinde herhangi bir değişiklik söz konusu değil .:)

Bir Baba Indie Sordu:    
Sahnede çok içten durduğunuzu düşünüyorum. Biz müzisyenlere ya da olmaya çabalayanlara hep şu lanse edilir. Sahnede biraz hareketli ol, eğlendiğini belli et vs. Tabi ki asık suratlı, soğuk durmaktan bahsetmiyorum ama olmayan bir şeyi de sahnede sergilememiz bana mantıklı gelmiyor. Doğallıktan yanayım. Eğer bir şarkı benim sağ ayağımla ritm tutarak çalmamı gerektiriyorsa çalarım, durmamı gerektiriyorsa dururum. Roxy Finallerinde mesela Duygu'da dikkatimi çeken "Öylece devam ediyoruz ortadan..." derken bir Şebnem Ferah hastalığında değildi. Daha sakin koluyla o orta yolu gösteren hareketleri vardı. Genel grup olarak da inanılmaz naif ve müziğinize odaklanmış haldeydiniz. Sahnede olma egosundan sıyrılmış, tamamen samimi bir enerji yayıyordunuz. Bu samimi ve sıcak enerji benim çok hoşuma gitmişti. Rock'n Coke'da On Your Horizon'u büyük merakla ve beğeniyle takip ettiğim için sahnenin önünde dikilip, izlemiştim. Heyecandan ve gündüz olmasından dolayı yaptıkları tarzın enerjisini yansıtmakta sorun yaşamışlardı. Hem Drama için hem diğer tüm müzisyenlerde gözlemlediğiniz Sahne Duruşu hakkında ne düşündüğünüzü merak ediyorum?

Drama Cevapladı:  
Bize ait olmayan bir ruh halini yada materyali insanlara, bırakın satmayı, ulaştırmaya çalışmak bile gözümüzü çok korkutan bir konsept. Sahnedeyken ise bu en saf halini alıyor; çünkü dinleyicilerimizle aramızdaki perdenin tamamıyla kalktığı an, o. Kayıtlarla oluşan mesafeyi performansta da devam ettirmenin herhangi bir gerekliliği olduğunu düşünmüyoruz. Sahne duruşu, uzun ve derin bir konu ama arada o mesafe yokken size ait olmayan bir şeyi ifade etmeye çalışmak seyircinin istediği şey olmayabilir. Müziğinizin ve performansınızın sizin bir parçanız olduğunu bilmeleri - dediğiniz gibi - sağ ayakla ritm tutmaya sebep olan şey. Şarkılarını dinleyip beğendiğiniz bir sanatçının konserine gidip, ona ait olmadığını hissetiğiniz şovlarla, hareketlerle karşılaşmak ne kadar sempatik olabilirdi? Müziğimizi oluştururken ve çalarken gözlerimiz kapalı, hissiyata kendini kaptırmış insanlara dönüşüyoruz. Nihayetinde, sahnedeki duruşumuzu belirleyen şey de müziğin ta kendisi oluyor.

Bir Baba Indie Sordu:  
Kadıköy'lü bir grup kendinizi lanse ediyorsunuz; zira Acıbadem'de buna canlı bir örnektir. Bu şekilde anılmak size kendinizi nasıl hissettiriyor? Neden Kadıköy? İçinde yer aldığım projelerde Düş Macunu ile Kadıköy'lü bir grup olarak inanılmaz haz duyuyordum. Diğer projelerimde uzun süre Taksim'e gidip-gelmek zorundaydım. Şimdi kaku.revolution ile Kadıköy'den beslenen biri oldum. Kadıköy'ün, Kadıköy'lü olmanın bir ayrıcalık ve keyif verdiğini düşünüyorum. Sizinde görüşlerinizi merak ediyorum. 

Drama Cevapladı:  
Aslında hiçbir durum insana ayrıcalık katmamalı diye düşünüyoruz. Ayrıcalıklar insanları bir yerlere hapsedebilir ve kısıtlayabilir; ama tabi, doku olarak yaşadığın yerden bir şekilde besleniyorsun ve bu insanı şekillendiren şey haline geliyor. Yani buradaydık, buradan beslendik ve ilk burada yaşayan insanların desteğini gördük. Kadıköy'ün tabii ki anlam dünyası çok samimi ve güzel.

Bir Baba Indie Sordu:  
Şarkı sözleri açısından Drama nelerden beslenir? Sözleri kim yazıyor bilmiyorum; ama grubun hemen hemen her buluşmasında konuşulan konuların, kaygıların, hayallerin etkisinde yazıldığını düşünüyorum. Sözler gruptaki herkesin savunduğu değerler ve bakış açılarını yansıtıyor mu yoksa sadece söz yazan kişinin kendi iç dünyasının bir eseri mi?

Drama (Duygu Güven) Cevapladı 
Sözleri yazan kişi olarak soruyu sahiplendim.:) Genel olarak bir bakış açısını yansıtmaya çalışmak gibi bir durumdan ziyade, o kendiliğinden insanın yaşamına, duruşuna, ürettiği her şeye yansır zaten. Şarkı sözleri benim için şöyle bir durumu ifade ediyor; Sercan gitarını çalıyor, Barbaros basını, Semhan davulunu ve benim de enstürmanım sözlermiş gibi düşünürsek, eğer müzik benim iç dünyamda hangi sözle şekilleniyorsa o sözcükler çıkıyor ortaya. Benim iç dünyamı da şekillendiren şey bakış açım oluyor esasında. Şöyle bir şeyi de belirtmek isterim; şarkı sözlerinde kurgu yapıyorum genelde çünkü bazen müzik bana kendi yaşadıklarımla anlamlandırdıklarımdan çok, bir başkasının yaşadığı ya da yaşayabileceği bir şeyi hissettirebiliyor ve bir hikaye ortaya çıkıyor. Bir nevi empati.

Bir Baba Indie Sordu:   
İlk dinlediğimde gitar rifflerinde inanılmaz bir Post Rock havası sezinlemiştim. Grubun sosyal medyadaki tanıtımlarında sık sık Post Rock ibaresini görüyorum. Post Rock sizin için ne ifade ediyor?

Drama Cevapladı  
Müzik genre'larının kötü tanıtım olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu bir suçlamadan çok, gözlem. Bir Jazz grubunun başka bir müzik tarzını icra etmesini ayıplayan bir etiketleme, belki. Bundan yola çıkarak, bir müzik tarzını kendimize etiketlemedik. Post Rock ve Indie gibi müzik tarzlarından çok beslendik, besleniyoruz. Müziğimize de yansıdığı yadsınamaz fakat, bu grubu domine eden bir etmen olmadı.

Bir Baba Indie Sordu:   
Yaptığınız müziğin alt yapılarını oluşturan şeyler nelerdir? Kendi içinizde oluşturduğunuz kalıplar var mı? Ek olarak; Roxy Finalleri ile ilgili Bir Baba Indie'de yazdığım yazıda bas gitarın etkin olmaması ile ilgili bir eleştiri getirmiştim. Daha sonra kendi yazdığımı okuyunca bunun biraz sert ve gereksiz olduğunu düşündüm. Bunun için Barbaros'a özür dilemek istiyorum. Haddim olmayan bir eleştiriydi. 

Drama Cevapladı   
Kalıplara bağlı değiliz. Sadece bas, davul, gitar ve vokale bağlı kalmamızı gerektiren sınırlar da yok içimizde. İleride farklı enstrümanları müziğimizde kullanabiliriz.

- Barbaros Pakar; eleştiriye ve yoruma açik biri olduğum için benim açımdan bir problem teşkil etmemişti yorumlarınız. O yüzden rahat olun lütfen. Aksine, yaptığımız müziğin kalitesi için her türlü eleştri ve yoruma açık olduğumuzu da bilmenizi isteriz.

Bir Baba Indie Sordu:  
Şarkılarınızın kayıt aşamalarından bahseder misiniz? (Kayıtları nerede yaptığınız, hangi programları kullandığınız, kullandığınız özel teknikler vs.)

Drama Cevapladı    
Kayıtlarımızın bir kısmını evde kendi imkanlarımızla yaptık. Bir kısmını da SAE'de kaydettik. Yakın çevremizden arkadaşlarımızın çok emeği geçti. Buradan da onlara çok teşekkür ederiz.

Bu arada albüm kayıtları için deneme süresindeyiz. Çok yakında profesyonel kayıtlara başlayacağız. Bu süreçte elimizdeki imkanlardan ve teknolojinin nimetlerinden yararlanmayı düşünüyoruz.

Bir Baba Indie Sordu:  
Yıllardır stüdyolara gidip geliyorsunuzdur. Stüdyolarda hem prova hem kayıt olarak beklentileriniz nelerdir?Beklentinizi karşılayan stüdyolar hangileridir? Stüdyolar hakkında neler düşünüyorsunuz?

Drama Cevapladı    
Evimizdeki rahatlığı sunabilecek, ekipmanlarıyla da bize hitap edecek stüdyoları tercih ediyoruz. İsim verecek olursak Kadiköy'deki 'Açık Sanat' en sık çalıştığımız stüdyodur.

Bir Baba Indie Sordu:   
Şimdiki zamana göre var olan organizasyonları yeterli buluyor musunuz? Sizce müzisyenlerin asıl ihtiyacı olan organizasyonların dokusu nasıl olmalı?

Drama Cevapladı   
Organizasyonlar yeterli olsa bile müzisyenlerin değil, organizatörlerin istek ve ihtiyaçları doğrultusunda oluşuyor. Sanatçıların dinleyici kitlesini hedef alan organizasyonların yapılması daha doğru olur diye düşünüyoruz.

Bir Baba Indie Sordu: 
Drama dışında müzik veya müzik dışı projeleriniz var mı?

Drama Cevapladı    
Müzik yaparak hayatımızı idame ettirmemiz mümkün olmadığı için, maalesef ki, hepimiz farklı sektörlerde çalışmaktayız. Sadece müzik yapmak istiyoruz tabii ama... :)

***

Bir Baba Indie olarak Drama'ya samimiyetleri için teşekkür ederiz; ve müzik yapmaya devam ettikleri sürece takipçileri olacağımızı bilmelerini isteriz. 


13 Eylül 2011 Salı

Konser: Kertenkeleler / Help! The Captain Threw Up / kafabindünya

Yıllar önce 'ah be abi keşke' diyerek iç geçirdiğimiz içerikteki konserlerden biri. Bu konser haberi tünelin ucundaki ışığın görünmesine işaret değildir de nedir?

Oldcity/ Beyoğlu
23/09 - 23:00

Kertenkeleler > Myspace

Help! The Captain Threw Up > Myspace

kafabindünya > Myspace


28 Ağustos 2011 Pazar

Kertenkeleler'den yeni EP ''Akbabalar'' geldi!

16.Roxy Müzik Yarışması'nda dereceye girememesine karşın gönüllerimizde bir yer edinmesini bilen Kertenkeleler'den yeni bir EP geldi.

Yeni şarkı Akbabalar'ı ve EP'nin geri kalanını dinlemek için aşağıdaki linklerle meşgul olabilirsiniz.


http://www.myspace.com/kertenkelelerr
http://www.reverbnation.com/kertenkelelerr
http://soundcloud.com/kertenkeleler


 Kertenkeleler - Akbabalar (EP Version) by Kertenkeleler


10 Mayıs 2011 Salı

Bir Baba Indie Roxy Müzik Günleri 1.Günündeydi.

Kertenkeleler
Bir Baba Indie'yi temsilen Roxy kapısı önünde 20:00 de dikildim. Tabi kapıdaki izbandut abiler beni tanımadı. İçimden "vay demek Baba'yı tanımıyorsunuz" diye hiddetlendim. Sonra sağlık olsun diyerek üzerimi aramlarına müsade ettim. 20:30 da başlaması beklenen performanslar 21:30'a doğru başladı. Roxy yalnız giden insanlar düşünmeli. Sıkıldım arkadaş. Net bir saat verseydiniz keşke.

Bir Baba Indie adını kullanarak bir grubu incitici, kızdırıcı cümleler kurduysam baştan özür dilemeliyim. Çünkü; müziğin başka bir şey olduğuna inanıyorum. O şey her neyse eleştirisi yapıcı olmalı. Aşağılamak, yerin dibine sokmak falan olmamalı. İyi ya da kötü eleştirilerim kendi kapasitem dahilindedir. Ciddiye alan bir şey kazanmaz, almayan kaybetmez. Dipnot tüm grupları ilk defa dinledim

Bu ön açıklamaların ardından performans esnasında aldığım ufak notlar ile başlayalım. 

raba di babba

Açıkçası genç bir grup bekliyordum. Yaş ortalaması 40 vardır diye tahmin ediyorum. Vokalleri kayıttakilerden daha iyi geldi. Tekrar kayıdı dinleyip, değerlendirmekte fayda var. İlk şarkıdaki İstanbul sözleri olmasa daha iyi olurdu. Şarkı sözü yazanlar İstanbul'a sığınmasınlar artık. Neyse ilk iki şarkının enerjisi çok iyidi. Kusursuz çaldılar. Perküsyon faklı bir renk katmış. Çalan kişi tecrübeli olduğunu belli ediyor. Jazz kökenli bir grup olmasına rağmen biraz daha fazla Jazz teması bana göre daha iyi giderdi. Şarkılardaki ritmik hadiseler bence grubun asıl rengini oluşturan öğelerdi. Onlar olmasaydı sanırım finallerde olamazlardı. Diğer grupları görmeden kaçıncı olacağını tahmin etmek güç. Biraz şansa ihtiyaçları var gibi.

Sayha

Finale kalan tek rap grubu. Roxy mentalitesini anlamak güç. (Roxy'e yazı sonunda ayrıca değineceğim.) Tarz olarak bu kadar karmaşa, sahnedekileri tüketmekten başka bir işe yaramamış. Sayha rap grubu olarak bunca rock dinleyicisinden reaksiyon alamadı. Şimdi bu adamlara kötü demek ne kadar doğru? Neye göre değerlendirelim? Roxy Sayha'yı finale taşıyarak bana göre onlara en büyük kötülüğü yapmış ve ayıp etmiştir. Rencide olan bu iki kişi oldukça buruk ayrıldılar. İnerken "Herkes yeteri kadar içmemiş, o yüzden pek memnun kalmadık" diyerek gittiler. Tepkilerini Roxy'e yapmaları gerekiyordu. Yinede kızamıyorum, haklılar.

Bariyer

Grubun yaş ortalaması 35 diyebilirim. Ekipmanlarını görünce Hard Core bir şeyler geliyor galiba dedim. Ona yakın, benim pek hazzetmediğim soundla iyi çaldıklarını söyleyebilirim. Anlayabildiğim kadarıyla sözleri o sound üzerine iyi gitmemiş. Enstrümanistlikleri iyi gerçekten ama mental olarak eksikler var sanki. Bariyer ismiyle özdeşleşen bir profil oluşturamadım kafamda. Yinede kendi müzikal çizgileridir. Kimse "aaa ne kötü lan" diyemez. Davulcuları başlarken sorun yaşadı biraz. Moralmen çöktü ve tüm şarkılara bunu yansıttı. Ritim gitarlarda da tonlama ve ses dengeleriyle ilgili sorunlar vardı. Performans esnasında en son yapılacak şeyi yaparak amfi ayarlarıyla oynadılar. Soundcheck grubu vezir de yapar rezilde. Önemine vurgu yapılası uyarı.

Kertenkeleler

Çok fazla şey yazabilirim. Çünkü gerçekten çok beğendim. Vokalleri çok hoş. Sahneye yakışıyor. Biraz sahnede heyecandan hareket etme kararsızlığı yaşadı ama o kadarı normal. Gitaristleri ise "cool" biri derler ya öyleydi. Gerçekten sokakta bu adamı gösterseler hangi kafada müzik yaptığını söylerim. 

Mütevazi ekipmanlarina ve tek gitarla olmasına rağmen gerçekten gruba yakışan biri. Sanırım bestelerin kaynağıda ta kendisi. Davulcuyla birlikte bu grubu kurmuşlar ya da sound üzerinde aynı kafadalar. Bunu çalarken hissettiriyorlar.

Doğru ve güzel bir oluşum olduğu düşüncesindeyim. Trafik yapılarında biraz daha deneysel çizgiye kayarlarsa harbi tadından yenmez. Vokal için bir efekt prosesörü ya da çift mikrofonlu varyasyonlarla renk katılabilir. Zira elektrik gitarlardaki efekt açlığı var gibi; doyurmak gerek. Trafik yapıları için Sky Architects dinlemelerini tavsiye ederim; ve akıl vermek haddime değil ama grup tek gitarsa bas az daha elini taşın altına sokmalı. Kök notalardan biraz ayrılmalı. İyi yerlerde görmek isteriz.

Meriva

Myspace biyografilerinde önceden Post Rock yaptıklarını belirtmişler. Performanslarında Post Rock çizgilerinden bir hayli uzaklaştıkları aşikar. En basit anlamda bana Hard-Alternatif Rock/Metal gibi bir tanımlama daha uygun geldi. (Hard Rock'tan bahsetmiyorum.) Eğer seyirciyi  yakalamak istiyorsanız ritimleri olabildiğince iyi tasarlamalısınız. Meriva bunu iyi başarmış. Prodüktör kafasında olsaydım, albüm yapardım. Kesinlikle kazançlı bir yatırım. Fakat jüri olsaydım ben Meriva'yı ilk üçte değerlendirmezdim. (Benim neyi seçeceğimde onların bir tarafindaydı sanki! Neyse...)

Stoned

Sanırım Roxy müzik günleri kapsamında tek konsept sahne uygulaması yapan grup olarak tarihe geçtiler. Evvelinde ben rastlamadım. İşçi elbiseler, sarı inşaat çizmeleri ve yüzü gözü kir-pas içinde iki adam. Önlerinde Macpro, ellerinde iki gitar ve sahnedeler. Acaba ne çıkacak diye beklerken kendi tanımımla Dark-Electronica, Ambient vari bir tarzla sahne aldılar. Açıkçası keyif aldım dinlerken. Kesinlikle kendilerine özgün bir halleri var. Distorsion gitarları daha fazla belirginleştirebilirlerdi. Ayrıca şarkının yükseldiği yerler için iyi bir davulcuya ihtiyaçları var. Mesela Rob Jones (65daysofstatic) vari bir davulcu hayal ettim, biraz daha softlaştırdım, vokallerede kesinlikle kullanılması gerektiğini düşündüğüm distorsionlar ile Stoned gözümde başka bir yere geldi. Bir ara kendimi sert mizaçlı Alman Dark-Electro grubu dinler gibi hissettim.

Roxy finalleri yarın ve sonraki günde devam edecek. 13 Mayıs akşamıda ödüller dağıtılacak. Yarın Bir Baba Indie desteği verdiğimiz Help! The Captain Threw Up sahne alacak. Barıştık mı da mutlaka izlenmeli. Maalesef yarın gece vardiyasında olacağım için izleyemeyeceğim. Kejura ve Vecihi bize yarın geceyi aktarabilirler. 

Ben bugünün birincisi, ikincisi ve üçüncüsü seçip Roxy adına bir kaç şey söyleyeceğim.
1- Kertenkeleler
2- Stoned
3- Sayha

Gelelim Roxy'e ve jüriye. Finallere kalmak için ne tür bir kritere sahip olmak lazım merak içindeyim. Yarışmanın gerçekten amacı nedir? Roxy bunu tartışmış mı? Jüri bunu kendi içinde onaylamış mı? Müzisyenliklerine, kişiliklerine kesinlikle saygısızlık etmek istemiyorum. Raba di Babba yaş ortalaması yüksek olan bir grup ve düzenli sahne alan Roxy olmasada bir şeyler yapabilecek potansiyele sahip bir grup. Peki neden bu yarışmadalar? Jüri'nin Raba Di Babba'dan beklentisi nedir? Mesela olgunlaşıp, büyümelerini, gelecek vaat eden bir grup olmaları gibi bir beklentisi mi var? Aman ya detay bunlar biz eğlenmemize bakıyoruz kafasında ise o zaman yarışmanız için kriterler koyun. Roxy'de sahne alıp, yolunu açmaya çalışan ne kadar hevesli, genç kuşak insan var biliyor musunuz? Roxy ve türevi yarışmalara katılabilmek için standardı yukarıda tutup, kanal kayıda giren, iki şarkı için yarım bin TL harcama yapan, üç beş kuruşluk harçlık ile ümitlerini ayakta tutmaya çalışan kaç grup var farkında mısınız?

Bir başka ayıp Sayha olayı. Bence tamamen fiyasko. Sayha neden finallerdeydi? Rock ve türevleri kitlesi olan bir yarışmada Rap grubunun ne yapmasını bekliyorlardı. Sayha sahnedeki eleştirisinde haklıydı ama seyircinin beklentisi bu değildi. Sahnede kendi için dünyanın en değerli işini icra eden insanlarla dinleyenleri karşı karşıya getiren Roxy evlerine buruk giden Sayha için ne gibi bir tesellide bulundu? Gerçekten merak ediyorum. Sayha diyelim 1. oldu. Aylin Aslım Rap yapan gruba neyin koçluğunu yapacak? Ya da Agop'tan Zil seti ne işine yarayacak? Roskilde'ye gönderip Rap grubuna Iron Maiden'mı dinleteceksiniz? Sayha tepkisinde yerden göğe kadar haklıdır. Dinleyenlerde kollarını kaldırıp, eşlik etmediği için haklıdır. Roxy ve Jüri bu kararıyla sadece Sayha'yı rencide etmedi, aynı zamanda Sayha yerine olması gereken her hangi x grubu ya da x kişinin emeğini boşa saydı. Bence Roxy ve jüri bununla ilgili en azından Sayha'dan özür dilemelidir. 

Roxy 1. gün performansları böyle geçti. Yoğun ve stresli bir iş gününün ardından müziği düşünmek her şeye rağmen iyi ki var şu müzik demek...

Güzel, Ala!
Hoş ve esenlikler...

Düzeltme: Meriva grubunun myspace.com/merivaband adresinde yazan eski bilgilerinden dolayı yukarıdaki yorumlarda ve gönderiye yapılan yorumlarda yanlış anlaşılmalar olmuştur. Meriva Myspace adresinde gerekli düzeltmeyi yapmıştır. Bizde yukarıdaki yorumlarda gerekli düzeltmeleri yaptık. 

Tekrar hatırlatmak gerekirse Bir Baba Indie kültüründe hiç bir grubu rencide edici, aşağılayıcı şeyler yazmanın olmadığını, aksine olabildiğince yapıcı eleştiriler ile destek vermeye çalıştığını bilmenizi isteriz.