16 Ağustos 2010 Pazartesi

Dikkat Askersiz Bölge!

Bandista'nın çoğaltıp, dağıtılmayı bekleyen yeni çalışması Dikkat Askersiz Bölge pek bir resmi olan sitelerinden yayımlandı!

1- Gavur İmam İsyanı
2- Hiçbir Yerin Şarkısı
3- Beton Millet Sakarya adlı 3 adet parçayla, Şu Anda! Şimdi!'den sonra arayı yine fazla açmadılar ve yeni bildirilerini dağıtmış oldular.

Göz, kulak verip, biz de dağıtıma katılıyoruz...

12 Ağustos 2010 Perşembe

HAFTANIN ŞARKISI | Luz Casal - Negra Sombra

''Madem adamlar yapmış böyle bi güzellik, dibine kadar kullanmak lazım'' diyerekten, Grooveshark sayesinde artık klasik bir blog uygulaması haline gelmiş olan ''Haftanın Şarkısı'' olayının ''Bir Baba Indie'' şekliyle beraberiz.

Biliyorum bazen ''Indie'' olayının ucunu kaçırabiliyoruz. Alakasız isimleri söyleyebiliyoruz, yazabiliyoruz, çizebiliyoruz ya da yazmak isteyip, yazmıyoruz, içimizde patlatıyoruz. Sonuç olarak kalıp adamı değiliz agadaş, orada ''Bir Baba Indie'' yazsa da müzik müziktir! Diğ mi? Neyse, bu mübarek ramazan ayının da coşkusuyla ''zaten önemli olan da niyettir!'' diyerek kıvırmaya çalışmaktan mutluluk duyuyorum.

Konu başlığına dönecek olursak; müzik dosyamın içerisinde ''Karışık'' başlıklı bir klasörüm vardır. Burası hiçbir tarza bağlı olmayan, klasik müzikten, black metale kadar her türlü birbirinden alakasız parçaların bulunduğu,  sağdan soldan tek tek gelen, seçilmiş parçalardan oluşan bir yerdir. Ne zaman atıldığı bilinmeyen bir yığın, birbirinden güzel parça... Ara ara kafaya eser, klasörü açar bakarım. Sonuç olarak da, ''Kim koydu la bunu buraya?'', ''Oha süpermiş lan bu'', ''Kim ki bunu söyleyen?'' şeklinde gayet birbirinden kibar tepkiler veririm.

İşte onlardan biri de eski bir İspanyol şarkısı olan Negra Sombra! Başrolünde Javier Bardem'in de rol aldığı Mar Adentro isimli filmin soundtracki olarak da kullanılan bu şarkının Luz Casal tarafından yorumlanmış hali ''haftanın şarkısı'' olarak ana sayfadaki yerini alıyor bu hafta. Pedro Almadovar'ın da bir çok filminde sesini işitebileceğiniz Luz abla için ne kadar klişe laflar kullansak azdır. O yüzden lafı daha fazla dolandırmamak gerektiğine inanıyorum. Yanlış mıyım?

10 Ağustos 2010 Salı

Young Heretics

Uzun zamandır yeni keşfedilen indie grupları hakkında bir şey yazmıyorduk. Bu uzun arada yeni keşfedilen epeyce yeni grubum oldu. Bu nadide gruplardan bir tanesi de Young Heretics adlı, iki kişiden-kardeşte olabilirler- oluşan nadide indie grubudur.

Indie dinleyicilerinin derdi yapılan müziğin çok mıy mıy olmasıdır. Belli bir noktadan sonra çoğu indie grubunun birbirinin tekrarı işleri yaptığını görürsünüz. Sıkılırsınız, bayarsınız. Hatta abartıp vokaller dahi birbirine benzer. Üzülürüz biz dinleyiciler...

İşte bu tekrar içerisinde, arada farklı iş yapanlar ya gerçekten çok iyi iş yapıyolar ya da çölde vaha Ronaldinho misali bana inanılmaz geliyor.

Young Heretics bence ilk şıkka dahil olan bir grup. Yaptıkları iş hem farklı hem de güzel. Bir şeylerin tekrarı değil. Kendilerince indie sınırlarını da olabildiğince genişletmişler ve hatta yer yer post-punk' a da kaymışlar. Indie'nin karakteristiği olan mıy mıy'lık yok yaptıkları işlerde.

Metronom almış başını gitmiş, şarkılar sert olmasa bile klavye desteğiyle sert bir alt yapıya bürünmüş. Bazı şarkılarda melankolinin dibine vurmuş. Agresifler. Farklılar işte. Daha hangi kelimeyle anlatayım.

Dinlemeniz önerilir. Şöyle de bir blogları var bu güzel sevgililerin ya da kardeşlerin.

http://youngheretics.blogspot.com
http://www.myspace.com/youngheretics

Ek bilgiler: Valla tip olarak kardeşe benziyorlar ama sevgili gibi pozları var. Enseste girmiş olabilirler.

-The Lost Loves adlı şarkılarını dinlemeniz önerilir

Vecihi'nin dünyası: Lan ensest mi takılıyolar yoksa sevgili mi ?

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Antony and the Johnsons'dan Yeni Yeni Albümler

İlk olarak 2005 yılına denk gelen I am a Bird Now ile ortalığı hafif hafif titretip, ardından da 2007'nin sıcak bir Temmuz ayında İstanbul Jazz Festivali kapsamında ülkemize gelerek hatrı sayılır bir takipçiye ulaşan (en azından öyle olduğu sanılan) Antony and the Johnsons'dan yepyeni bir albüm hatta albümler geliyor!

30 Ağustos tarihinde Thank You For Your Love adındaki EP albümü yayımlayacak olan grup hemen akabinde ise 11 Ekim'de Swanlights ismindeki 11 parçalık albümünü yayımlayacak.

Öncelikle çıkacak olan mini albümün merakları kabartan bir diğer yönü ise John Lennon'dan Imagine'i (Dinlemeden dahi A Perfect Circle ayrıdır tabi. Yaşasın peşin hüküm!) ve Bob Dylan'dan Pressing On'un tekrardan yorumlanmış olmasıdır.

Sonuç olarak, her şekilde yine kendilerini dinletecek işler yapmaya devam ediyor aslan parçaları. Ayrıca şarkılar ile ilgili daha detaylı bilgilere şuradan ulaşmanız da mümkündür sevgili blok sakinleri...

30 Temmuz 2010 Cuma

Midlake


Melankoliklerin İntikamı!


Uzun bir aradan bu yana albüm çıkarmayan Midlake, sonunda yeni albümünü çıkardı. The Courage of Others adını taşıyan albüm, bakalım kaç şarkıdan oluşuyormuş. Baktım 11 şarkıdan oluşuyormuş.


Bandı birazcık başa alalım. Midlake'i bilmeyenler için bir tarif yapalım. Midlake aslen taş gibi bir slowcore grubudur. Yeterince melodik bir gruptur. Misal midlake seven kişi, Songs: Ohia da sever, tersi de geçerli tabi. Yani Songs: Ohia'nın yaptığı müziği aklınızda tutun, sonra ona epeyce bir Jethro Tull ekleyin çünkü bol bol yan flüt kullanmaktalar. İşte o müzik Midlake.


Yeni albümlerine geçecek olursam; şu ana kadar yaptıkları en karanlık, en melankolik iş diyebilirim. Hani albümü bitirdiğinizde hala aynı mutlulukla hayata devam edebiliyorsan, sen ya bu hayatı çözmüşsündür ya da yoga falan yapıyorsundur. Başka bir ihtimal olduğunu düşünmek istemiyorum.


Albüm bittiğinde hayata şöyle okkalı bir küfür ettiğimi biliyorum. Albümü daha çok analiz etmek istiyorum, farklı kelimelerle anlatmak istiyorum ama inanın bu albümü anlatacak kelimeler o kadar az ki. Olabilecekleri de yazdım zaten. Melankoliklerin intikamı çok fena olmuş. Açıkçası bu kadarını ben de beklemiyordum. Kesinlikle dinlemeniz önerilir.

27 Temmuz 2010 Salı

VIDEO # Gogol Bordello - Pala Tute


Pala Tute'nin yeni video klibinin çıktığı şu günlerde zaten samimi olan bu grubun, daha da samimi görüntülerinin yer aldığı şu videosunu paylaşmayı uygun görüyorum.

Haydi izleyelim...

Le la le la le la, le la...










Tindersticks'in Bilet Fiyatları Açıklandı!

20/21 Eylül tarihlerinde Babylon'da Mavi Müzik tarafından gerçekleştirilecek olan Tindersticks konserinin ön bilet satış fiyatları Biletix'te yerini aldı.

Daha öncesinde 2003 ve 2009 olmak üzere ülkemize 2 kere daha gelmiş bulunan bu İngiliz adamlar topluluğu, 2010 yılının başında çıkardığı Falling Down a Mountain albümü ve diğer klasikleşmiş eserleri ilen yine sevenlerini mest edecek gibin...

Ha konser fiyatı ise; 55.50 TL

16 Temmuz 2010 Cuma

Cire

Tool, A Perfect Circle, dredg ana başlığı altında incelenebilecek olan, Rishloo, Abigail's Ghost, Demians, Oceansize vb. birçok grupla birlikte ismini anabilecek olduğumuz solo projeden hallice bir gruptur Cire...

Grubun söz, beste, vokal, gitarlar ve miksaj işlemi gibi can damarı olan tüm şeylerinin icracısı olan  Eric Johanson, yanına baterist Chris O'Guinn'i de alarak bu ''grup'' müziğini yapmaya başlamışlar. Johanson aynı zamanda Emptyself adını verdiği solo projesi ile de biraz Ambient, biraz Progressive Rock, biraz Trip Hop sularında bir müzik üretmektedir ki o da ayrı dadından yinmiyor. Bunu da yine grubun adını taşıyan 2005 yılı albümüyle gözümüze gözümüze sokuyor.

Yeniden Cire'ye gelecek olursak, şu ana kadar yayımladıkları 3 adet albümün mevcut olduğunu söyleyebiliriz ki benim için en anlamlı olanı da 2006 yılı albümleri olan Wholesale Buyout'tur. Bizzat garantisi benim...

Sonuç olarak üstte saydığım gruplardan herhangi birine bir ilginiz olup, Cire ismini daha işitmediyseniz, hemen şimdi kulak verin...

http://www.myspace.com/thecire
http://www.cire.tv
http://www.lastfm.com.tr/music/Cire

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Sonisphere 'Kulisi'

Araştırmacı gazetecilik aşkıyla yanıp tutuşan bir birey olarak, bu şok Sonisphere kulis resimlerini paylaşmaktan gurur duyuyorum.

Facebooktaki arkadaşım, seni seviyorum bu arada. Muckss.

Bu kulislerde kullanan gruplar ise, Rammstein, Accept, Manowar, Slayer ve Metallica imiş.

Fotoğrafların hakkı saklıdır. Pazarlığa tabidir. İndirim yapılabilir.

9 Temmuz 2010 Cuma

Brandon Boyd'dan Solo Albüm: The Wild Trapeze

Incubus'un vokali olarak tanıdığımız genç kızların sevgilisi Brandon Boyd'un solo albümü The Wild Trapeze 6 Temmuz itibariyle çıktı!

Albümün ilk video klibi ise Runaway Train adlı parçaya geldi.

İzliyoruz...


Brandon Boyd "Runaway Train" from Ryan  Adams on Vimeo.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

A Super Comeback

Türkiye'nin Euro 2008'deki lakabıydı 'Comeback'. Her spiker "A Super Comeback" tümcesini demezse olmazdı.

Tamam Euro 2008 güzeldi ancak, 2010 yılının "A Super Comeback" ödülü kuşkusuz A Perfect Circle ve Tool'dan gelen güzel iki albüm haberine gitti. A Perfect Circle yeniden albüm yapma yolunda, Tool ise albüm çalışmalarına başlamıştı bile. Hatta şarkılar hakında bir kaç ipucu da sundu;

"With that in mind, here are some potential subjects for new Tool songs:

01. an 11-minute diatribe in which keenan rants and raves at bp for the deepwater horizon disaster that's left a massive oil spill in the gulf of mexico. keenan once sang about wanting the apocalypse to drown los angeles and the world in a flood on "aenema." looks like people will now be drowning in oil instead. how's that for a whole new spin on "learn to swim," eh, bill hicks?

02. an entire album based on gustav holst's the planets, except about how humans pollute the rest of the solar system with space junk, refuse, oh, and oil. thanks, dinosaurs.

03. a tune called "ganglion," about the nerve cell bodies that make up the human brain. its lyrics should be impossible to understand because so is the brain.

04. a really long, extended tune about dark matter and experimental particle physics, in which keenan starts out with heavy breathing and then uses the lyrics to explain how dark matter is basically a metaphor for the human condition (hey, it'd work somehow — they've already done it with "parabola").

05. a song about thoth, the egyptian god of magic, writing, science and the judgment of the dead. he has a head of an ibis and you don't get more metal than him in terms of egyptian deities. forget anubis. the song will mostly focus on judgment in the afterlife and — inexplicably — connect science to it.

06. some kind of song referencing the golden ratio which is only 1.6180339887 minutes long. hell, if they already referenced the fibonacci numbers in "lateralus"...

07. another song railing against rush limbaugh, glenn beck, bill o'reilly and tv evangelists.

08. a song about the ulam spiral, which sees keenan yelling out a particular word at two, three, five, seven, 11, 13, 17, 19, 23, 29, 31, 37, 41, 43 and 47 seconds. of course, the music is constructed in a similar spiral and repetitive fashion.
"

Peki bunları nerden mi biliyoruz?

Şuradan

"What a goaalllllllll, A super comeback Andy" ( What a goal ve A Super Comeback Andy arasında kahkaha olmazsa, olmaz)

29 Haziran 2010 Salı

Sonisphere Festival Istanbul 2010

Cuma ve Pazar günleri olmak üzere 2 gün boyunca Sonisphere Festival'deydik...


İlk gruplar açıklandığında bünyede heyecan yaratan gruplar tabi ki de, şovları dillere destan bir Rammstein, daha önceden izlenememiş bir adet Metallica ve diğer 3 ağababa gruptu. ''Özet geç lan piç'' diyenler için fazlada aynı sakızı çiğneyip çiğneyip patlatmak istemiyorum ve tane tane diyorum ki;

- Stadda konser izlemenin keyfi bir başka oluyor arkadaş!

- Her parçada ortaya koyulan ayrı bir mizansenle, ülkenin görüp görebileceğimiz en yanar dönerli performanstı Rammstein'ın ki.

- O nasıl bir ateştir ki, her alev aldığında surata surata vurdu taa orta sahada olan bize...

- ''Gazlar Demirören'den mi temin edildi la acaba?'' diye de sormadan edemiyor insan.

- Yanarım yanarım, yarım saatte olsa Volbeat izleyemedim ona yanarım. Çılgınlar gibi, tek başlarına gelecekleri o konseri bekliyoruz!

- Pentagram'dan ayrılacağı açıklanan Murat İlkan'ın yerine daha önceden The Climb'dan bildiğimiz Gökalp Ergen ilk kez sahne aldı. Dinlemedim ama etiket olarak bile çok yakışıklı duruyo.

- 4 büyük yok, tek büyük var! Manowar! ''Siktir Ordan'' :)

- Meksika Dalgası, Meksika Dalgasıdır! Dil, din, ırk, metalci, rakçı dinlemez! Saha içinde biz bile, tepiş tepiş oturup oturup kalktık ya İnönü'de. Daha ne diyim! Dalgalara boğul... Minimal boğul!

- Bir festivalde en tabii içecek olan su biter mi? Evet, bitermiş... On binlerce insanın deliler gibi su peşinde, stand stand koşturması da pek hoş değildi. Kuyruklardaki insan topluluklarında da gerilimin artması için hiçbir sebep yoktu bu yüzden. O kadar güzel şeyin yanında bu da vardı. Achtung!


- The Big Four'un üçlüsü hakikaten babaydı. Ammaaa... Metallica başka bir şey! İnsan onları izledikten sonra başka bir şeyden zevk alamayacakmış gibi geliyor sanki. Zirvedir, nirvanadır, eargazmdır, candır Metallica! Baba loves you Metallica!

- Seneye çıkışta köfte ekmek ve bira satacağım kesinlikle! 3 günlük ekmeğe tükürük köfte ve kutu Efes 5'er lira! Vay anassını...

- 3 gün boyunca saat 00.00'dan sonra Taksim siyah tişörtlü, dövmeli, küpeli adamların istilasına uğradı. Tüm yemekçiler full çekti. Festivalden habersiz olan dürümcü abiler de durumdan gayet mutlu ama şaşkınlardı.

- Seneye sahnenin boyu, bir insan boyundan daha yüksek olsun. Mesela iki insan boyu olsun...

- Olsun olsun, her sene olsun bu Sonisfer. Iron Maiden, AC/DC isimleri daha çok dillensin. Ama sadece metal de olmasın. Dredg'de, Radiohead'de gelsin. Hep gelsin, hepsi gelsin...

24 Haziran 2010 Perşembe

Interpol'den Yeni Albümün İlk Videosu: Lights

Daha önce şuradan da duyurduğumuz gibi, Interpol'ün yeni albümden paylaştığı ilk parçası Lights'a taze taze bir de klip geldi.

HD biçimde de bilgisayarınıza indirip, izleyebileceğiniz bu videoya aşağıdan da göz atabilirsiniz.



  

    

    

    

    

    

  

21 Haziran 2010 Pazartesi

13 Haziran 2010 Pazar

Shooting Lead Rabbits


Valla çok güzel, harbi çok güzel bir şarkı bu Big Top.

Hani bazı albümler vardır, tüm şarkılar güzeldir. O albüm hiç bitmesin isteriz.

Bir de bazı albümler vardır, tek bir şarkı güzeldir.O şarkı hiç bitmesin isteriz.

Shooting Lead Rabbits adlı grubun bu Big Top adlı şarkıları da tam da ikinci kategorinin elemanı. İnsan dinlerken hiç bitmese diyor. Nasıl bir melankoliyse, nasıl bir dinginlik varsa şarkı da..

Bu şarkıdan sonra diğer albüm çok yavan geliyor ama elden gelecek bir şey yok. Zaten A1 şarkısı.

Diğer şarkıları beğenip, bir şeyler yazmak isteyen olursa, buyursunlar efendim. Kapımız açık.

Şarkı bitti yine...

http://www.myspace.com/shootingleadrabbits