27 Ocak 2011 Perşembe

God Is An Astronaut Konseri Biletleri


God is An Astronaut'un İstanbul, Ankara ve İzmir'de konser vereceği mekanlar belli oldu. Daha önce Barışa Rock ve Jolly Joker Balans'ta izlediğimiz grup bu sefer farklı bir mekanda karşımıza çıkacak. Özellikle JJ Balans Performansında seyirciler çok fazla şikayet gelmişti. 


Konser için belirlenen tarih ve mekanlar ise şöyle;


9 Mart | Romeo Juliet, Istanbul (web) - Biletix
10 Mart | Noxx, İzmir (web) - Biletix
11 Mart | 312 Concept, Ankara - Biletix

Facebook Event

Giora Feidman

Geçen aylarda çok çok etkilendiğim, O ano em que meus pais sairam de ferias (The years my parents went on vacation) adlı filmi izledim. Filmi çok beğendim ama müziklerini ayrı bir beğenmiştim. Hatta o kadar beğenmiştim ki filmden sonra müzikleri hakkında interaktif bir sözlüğe şöyle bir entry yazmıştım;

"bu filmin müzikleri hakkında bir kaç şey demek istiyorum; ben boş zamanlarımda yeni müzisyenler, gruplar , sesler ararım.çok zevkli bir uğraştır benim için yeni sesler aramak. aslında yeni sesler ararken,aradığım şey hayatla bağlarımı koparacak, o eşsiz notalara ulaşmaktır. öyle bir müziktir ki aradığım, sevgili gibidir aslında, dinlediğimde kalp atışlarımı hızlandıracak ve yüzümde anlamsız bir gülümseyiş bırakacak ..

o eşsiz notaları ararken çok durakta durdum. çok farklı şeyler dinledim. nefret ettiğim şeyler bile müzikal anlamda bana çok şey kazandırdı.çok güzel bir süreçti.

artık bitti. bu filmle beraber 'hayalini kurduğum' notaları da buldum. artık dahasını istemiyorum. zaten hiç bir şey bu notalar gibi olmayacaktır.

öyle bir müzik ki, dinlerken heycanlanıyorum, gülümsüyorum. arsız bir zevk alıyorum bu notaları dinlerken. yaşadığım her an farklı bir boyuta geçiveriyor. bu notalarla müzik denen 'şey' artık farklı bir anlam içeriyor. "


Evet, filmin müzikleri beni o kadar etkilemişti ki, "müzik budur lan" demiştim ki halen de benzer düşünceleri içerisindeyim. Sonrasında sürekli bu notaları filmin web sitesinden dinlemeye koyuldum çünkü filmin soundtrack'i çıkmamıştı. Dolayısıyla el mahkum dinledim.Sonrasından gecelerden bir gün, kendime şu soruyu sordum; ''Bu müzikleri yapan müzisyen kim?'' ve o gece aydınlandım..

O güzel müzisyenin adı Giore Feidman'dı. Dünyaca ünlü Brezilyalı klarnet ustası.. Feidman hakkında yorumlara bakındığımda, bunca zaman dinlemediğime çok dertlendim aslında dolaylı olarak dinlediğimide öğrenmiş oldum çünkü Ahmet Telli'nin şiir albümlerini dinlemiş olanlar, aslında Feidman'ı da dinlemiş oldular.

Bu adamın yaptığı işler hakkında ahkam kesmek ya da kategorizasyona gitmek beni çok aşar, sadece blogun içerisinde Feidman adı geçsin istedim.

Filmin web sitesi malesef kapanmış. Çok fena küfür ettim.

Very Truly Yours

"Gıy gıy" müzik severler oralarda mısınız? Oradaysanız bu grup tam da size göre, tam da sizin aradığınız notalar... "gıyyy gıyyy"

Son zamanlarda indie hakkında yapılan en klişe yorum bu. Adam/kadın hem indie dinlemez, dinleyemez, hem de bu tip saçma sapan yorumlardan bol bol yapar. Tabi bunda gözlüklü abla ve abilerimizin yadsınamaz yeri de var ama neyse, hataya düşmeyelim..

Şimdi gıy gıy dedim ya, az da olsa bir şeyler oluştu sanırım kafanızda.. Nasıl bir şey dinleyeceğinizi az buçuk tahmin edebiliyorsunuzdur.

Evet, Very Truly Yours tam da bu 'gıy gıy' olarak adlandırdığım müzik türünü yapıyor. Sakin, kırılgan ama hayatınızın içine etmeyen, akşam üzeri güneş batarken ya da dalıp gittiğinizde dinleyebileceğiniz güzel notalar.. Düzenlemeler o kadar naif ki enstrümanların seslerini açmaya korkuyolar gibi grup elemanları. Tam bu dinginliği ve gıy gıylığı tamamlayan vokal performansı.. Birbirini tamamlayan şarkılar ve Dear adlı güzel şarkıları... Last Fm'de en çok dinlediğim şarkılardan biri Dear, gıy gıyların en güzeli gözümde...

Dinlemeniz, önerilir..


24 Ocak 2011 Pazartesi

Black Moth Super Rainbow


Şimdi size kısa ve öz bir müzik grubu tanıtıcam. 

BUNLARIN ALAYI DELİ!

Yeteri kadar açıklayıcı olduğuna inanıyorum. Psychedelic, Elektronik harmanıyla alır götürür başka diyarlara. Amerikalılar. 

Tamam daha fazla bilgi kimseye yarar sağlamaz.

Tercihinizi yapın!


ben müziği seçtim. 





İhanet?


Rutin şeyler arasında kaybolup duruyoruz sürekli. Sonra çıkış yolları arıyoruz. Bazen buluyoruz. Bazen bulamıyoruz. Bir şekilde geçip, gidiyor zaman. Bu kaos içerisinde sürekli müziğe ihanet ediyoruz. Bilerek yapmıyoruz. Bizde böyle olmasını istemiyoruz ama sürekli ihanet içinde oluyoruz. 

Bir işe giriyorsun bütün gününe ambargo konuyor. Çalıştığın parayı ekipmana harcama planı yapıyorsun önüne kredi kartı ekstreleri, faturalar geliyor. Birine aşık oluyorsun tüm zihnine ambargo koyuyor. Başka bir şey düşünemez oluyorsun. 

Ben sanatçıların duygularını en iyi ifade edebilen insanlar olduğuna inanıyorum. Duygusal olarak çözemedikleri şeyleri uğraştıkları sanatlara yansıtarak hayat veriyorlar. Bundan daha orjinal bir şey olabilir mi? Sadece aşk olarak bakmıyorum olaya. Her türlü duygu karmaşısının bir yansımasıdır sanat ve sanatçılarda değerli insanlardır. Hiç biri sıradan yaşamıyor hayatı. Tam olarak kilitlenen noktada burası. Tüm duyguların deşarj olma şekli başkadır. Eğer zıt bir karakter sizi beslemiyorsa o sanat ile uğraşan kişinin bütün sanatsal faaliyetlerini sekteye uğratabilir. Sonra ise ihanet başlar. 

Peki affedilebilir mi? 

Bana göre evet. Çünkü; sanat ölene kadar yanımızda olacaktır kuşkusuz. Zira her ihanetin ardından hedeften biraz daha uzaklaşacağına inanıyorum. Bu istem dışı ihanetlerin varacağı noktayı da gerçekten merak ediyorum.

Mogwai'den Yeni Bir Şarkı Daha: "Hasenheide"

Bu yıl güzel başladı. Mogwai albümden iki yeni şarkı yayınladı. "Rano Pano" videosu zaten piyasaya çıkmıştı. (Video'yu İzle)... Hardcore Will Never Die But You Will'den diğer şarkı ise "Hasenheide" ise en az Rano Pano kadar etkileyici. 

Diğer şarkıları merakla bekliyoruz. Bu sefer baya agresif bir sound bizi bekliyor sanırım. 

Beklemeye devam ederken şimdilik bu iki güzel şarkının tadını çıkartalım.

23 Ocak 2011 Pazar

Film Noir


Resme bakınca kızların harıl harıl download etmeye meyledeceğini düşündüm bir anda. (Bunalti'da var/ bu iyiliğimi unutmayın/ asl, nbr?)

Brezilya'da topçu, İsveç'te müzisyen, Ukrayna'da .. Neyse konuya dönelim. Indie, Post Rock yapan bu güzel gruplarına Film Noir ismini vermişler. Muhtemelen Yunanlı Film Noir'den bi haberler. 

Ilolinna ismini verdikleri 10 şarkıdan oluşan bir albümleri var. Vokalli Post Rock denen hadise için güzel bir grup. Clean - Delay gitarlar oldukça iyi yansıtılmış. Albüme ismini verdikleri Ilolinna ise güzel şarkı gerçekten. 

Elinizin altında dursun, güzel grup.





A Troop of Echoes


Amerikalılar Post Rock'ı sevmiş olmalı. Bizim New England eyaletinin hemen aşağısında Rhode Island var hani... Bilmiyorum deme?.. Bende bilmiyordum yeni öğrendim. Orada bir yerde işte önemli değil.

Post Rock'ı başka şeylerle harmanlayınca daha güzel oluyor. Progresif-Post Rock buna en güzel örnektir. A Troop of Echoes ise Post Rock'a Jazz katmışlar. Yeni bir şey değil elbette. Jagga Jazzist var hatırladığımız. A Troop of Echoes'de bir önceki gönderideki Sky Architects gibi debut albümlerini piyasa sürdüler. İnternette haklarında çok fazla bilgi yok. Siteleri açılmıyor. 

A Troop of Echoes; Saksafonu Jazz'dan ötürü dominant enstrüman olarak kullanmışlar. Tüm şarkılarda ağırlığı hissediliyor. Twitter'larında şöyle yazıyor. "high-energy song-based experimental instrumental dance rock!!!"... Kasvetlere sürüklemeyecekler bizi. Albümdeki Golden Gears bu tanıma en çok uyan şarkı. 

"Days in Automotion" debut albümlerinde 9 adet şarkı var. Dinleyin, birazda post rock ile neşelenin!

Sky Architects


Şimdi sizi bir sentez yaptıracağım. Bunu severek yapmanız tavsiye edilir. Danimarka'dayız hava gerçekten soğuk. Müstakil, bahçe içinde bir evdeyiz. Şömineden odun seslerinin çıtırtısı geliyor. Kapşonlu, yün hırkamız üzerimizde güzel bir hafta sonunu yaşıyoruz. Evin batıya bakan kısmından davul sesleri geliyor. Uzaktan Orri Páll Dýrason (Sigur Ros'un davulcusu) bize sesleniyor. Hemen arkasından ise God is An Astronaut ambiansı... 

Sesler okyanus ötesinden gelmiyor. Danimarka'nın doğusunda, Aarhus'dayız. Yeni tanıştığım Sky Architects ile sizleri tanıştırayım.

70'lerin progresif rock gruplarına yer yer göndermeler var. King Crimson'dan 65daysofstatic arası etkileşimleri olduklarını söyleyebilirim. Kendi içlerinde tam olarak tanımlayamadıklarını düşündüğüm bir sinerjiden bahsediyorlar. Bu üstü kapalı sinerji ilerleyen dönemlerde ortaya çıktıkça bu grubu ya kalıcı bir iz bıraktıracak konuma getirecek ya da o kaosun içerisinde kaybolmasına sebep olacak.

"The Reflections" adını verdikleri EP'leri 5 şarkıdan oluşuyor. Reflections (Intro), This Day On Our Side, These Walls, Cave In ve Burst... 

Güzel grup özetle. Tavsiye ederim.

Beğenirseniz ala!

Myspace | Official Page


Düzeltme: Sky Architect adında bir de Hollandalı grup varmış. Progressive Rock grubu. Sadece bir EP leri var. 

22 Ocak 2011 Cumartesi

Air France


İsveçli olası geliyor insanın. Var suyunda, havasında bir keramet. Adamlar en az çingeneler kadar başarılılar Müzik denen şey konusunda.

Grooveshark'ta rastgele dinlerken rastladım. İnternet üzerinden çok detaylı bilgilerine ulaşamadım. Buna tembellik demek biraz daha doğru olabilir tabi ama o konuya hiç girmeyelim. 2006 yılında "On Trade Winds" 2008 yılında da "No Way Down" albümlerini piyasa sürmüşler ki bu son albümleri ile listeleri zorlamış İsveçli abilerimiz.

Joel Karlsson ve Henrik Markstedt ikilisi bize seveceğimiz deneysel çizgide pop, elektronica tınılar hediye ediyor. Velhasıl kelam uzun lafın kısası için;


Myspace için tıklayıver | Grooveshark için tıklayıver | Youtube için tıklayıver

21 Ocak 2011 Cuma

Mogwai'den yeni video geldi!

Mogwai yeni albümü Hardcore Will Never Die But You Will'den ilk video Rano Pano'ya geldi!

Merakla izliyoruz...

19 Ocak 2011 Çarşamba

Coachella 2011 line-up'ı belli oldu!


Her sene ibretlik line-up'ıyla ağız sulandıran festival Coachella, 2011 yılı kadrosunu açıkladı! Daha önceden tarihlerini 15/16/17 Nisan olarak belirleyen festivalde, geçtiğimiz sene içerisinde adı sıklıkla zikredilen neredeyse tüm gruplar yer alıyor.

Şuradaki gruplardan sadece 3'ünü 5'ini bile aynı anda ülkede görmek ne kadar heyecan verici olurdu. Değil mi?

18 Ocak 2011 Salı

The Strokes'dan yeni albüm

Amerikalı grup The Strokes, 2006 yılında yayımladığı son albümü First Impressions Of Earth'ün üstünden geçen 5 senenin ardından, önümüzde Mart ayında çıkarmayı planladıkları 4. stüdyo albümlerinin kayıtlarının bittiğini açıkladı.

Kayıtları biten bu yeni albümle birlikte grup, 12 Mart tarihinden itibaren, ilk durak Las Vegas olmak üzere turlamaya da başlayacak.


12.03 Las Vegas, NV - The Chelsea @ The Cosmopolitan
16.07 Lisbon, Portugal - Super Bock Super Rock
14-17.07 Benicassim, Spain - Benicassim Festival
13.08 Tokyo, Japan - Summer Sonic
14.08 Osaka, Japan - Summer Sonic

17 Ocak 2011 Pazartesi

The Soldier Thread

Kısaca; dört adam, bir hatundan oluşup, Texas Austin'de bir araya gelerek, 2007 yılından beri Indie Pop, Indie Rock, Post Rock arasında bir yerlerde müzik yapan bir gruptur The Soldier Thread.

2009'da Shapes adındaki albümleriyle dikkatlerimizi çekmeyi başaran bu gençler, 2010 yılında yayımladıkları In Shades albümleriyle bu dikkat çekmenin hiç de boşuna olmadığını kanıtlamış oldular. Bu iki uzunçaların dışında ayrıca 2 adet de mini albüme sahipler.

Yaptıkları müzik türü açısından tam bir sınıflandırılmaya gidilemese de Indie ailesinden Pop, Rock ve yer yer de Post Rock saflarında olduğunu söyleyebiliriz. Yaptıkları müziği etiketleyip, daha iyi bir şekilde anlatmak istersek;

- Hoş sesli bir bayan vokal
- Elektronik alt yapılar üzerine yaylıların kullanımı.
- Yer yer dingin, yer yer ateşleyici melodiler gibi şeyler söyleyebiliriz ya da direkt şu 2 parçayı dinleyip, kendi yorumunuzu kendiniz yaparsınız. Size kalmış. :)




http://www.myspace.com/thesoldierthread
http://twitter.com/#!/SoldierThread
http://www.thesoldierthread.com