Trespassers william etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trespassers william etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2012 Çarşamba

Trespassers William: "Bir grubun ardından sanrılar..."

Uzakta bir grup vardı, göremesem de onları, gitmesem de yanlarına ya da gelmese de onlar bana, o grup benim grubumdu.
İlk ne zaman dinledim onları hatırlamıyorum, ne zaman benim oldu onlar? Sanırım üniversitenin ikinci yıllarıydı. Tam da büyük bir aşk'a tutulma evresinde çıkmışlardı karşıma. Bir U2 cover'ı olan "Love is Blindness"dı şarkı.O gün ne hissettiğimi tam olarak hatırlayamıyorum, gerçi duygu dediğin şey, his dediğin şey nasıl hatırlanır ki? Ne saçma...


Sonrasında bir şarkı, bir şarkı daha ve bir şarkı daha. Dinlenilen her şarkı ile hayalimdeki müziğe bir adım daha yaklaşmamın sevinci ve hüznü, artık hayal yok, gerçek var… Bir müzik grubu kimlerin hayatında dönüm noktası olabilir ki ya da  bir insanın nasıl bir hayatı olabilir ki bir grup hayatını tamamı ile değiştirebilsin? Benim hayatımda oldu, tutku dolu oldu hem de. Onlarla beraber çoğu şey değişti hayatımda. Yolculuklarım, hüzünlerim, müziklerim ve sevinçlerim... Trespassers William ile kendimi tanımaya başladım. TW Maslov'un ihtiyaçlar teorisinde bir basamaktı benim için. Belki bu gruptur birbabaindie'nin hayatımda var olmasına sebebiyet veren şey. Trespassers William bir müzik grubundan çok daha ötesidir benim için... Müziğin ta kendisidir ya da en değerli kısmı... 13melek grubun dağıldığına ve çıkardığı yeni "albümsü"ye dair yazdığı post'ta, grubu anlatan çok güzel bir betimlemede bulunuyor;


"O tavanlara dalıp gitmelerin fon müziklerine can veren gruplardan Trespassers William"


Tavana bakıp dinlediğim günleri düşünüyorum da, bu sahne o kadar çok ki geçmişimde. Tavana dalıp geçmişimi ve geleceğimi düşündüğüm o kadar zaman var ki… TW geçmişimde o kadar yer alıyor ki grubun dağılması, geçmişimin de elimden alınması anlamına geliyor. Derin bir terk edilmişlik hissiyle karşı karşıyayım. Sanki çok sevdiğim bir kişi terk etti beni…

TW hayatımda bu kadar yer işgal ederken, bu kadar önemliyken, grubun dağılmasının benim için ne kadar önemli olduğunu da anlamışsınızdır. Birkaç gün önce öğrendim grubun dağıldığını. İnanmak istemedim inatla, bir ilişkinin bitişi gibiydi o günkü halim. Bir arkadaşımla paylaşmak zorunda hissettim durumu, salak desin bana ama beni anlasın, belki yine birleşirler desin istedim. Dedi de aslında ama hiç bir işe yaramadı, sadece teselliydi. Salak dedi mi acaba?

Sonrasında grubun solisti Anna Lyne Williams ile mesajlaştım. Kendisinden gelen mesaj:

“Yes, afraid so. the band was together for a very long time, more than 15 years, and after some personal issues and creative ones we've decided to just work on our other projects. i have 4 albums coming out this year tho - 2 solo ones, 1 with my new band Ormonde, and a double disc collection of Trespassers rarities. “

Bildiklerimi tekrarladı. Aslında TW dağılma sinyallerini grubun “Noble House” EP’si ve Anna’nın “Lotte Kestner” adlı solo projesi ile veriyordu ama nedense durumun grubun dağılmasına kadar geleceğini hiç düşünmemiştim. Şimdi neden dağıldıklarını anlatmak istiyorum izninizle.


Noble House, grubun 2008 yılında çıkardığı 5 şarkılık bir EP. EP  deneysel ve akustik olmak üzere iki yolda gidiyor gibiydi sanki. İlk yolda Anna’nın sesinin ön planda olduğu, daha akustik şarkılar. İkincisinde ise epeyce elektronik tınıların bol bol kullanıldığı ve grubun gitaristi Matt Brown’ın TW'nın diğer albümlerinde kullanmaktan hiç çekinmediği gitar efektlerinin yeterince serpiştirildiği  saykodelik şarkılar. Bir EP’de birbirine taban tabana zıt iki müzik denemesinin olması grubun müzikal anlamda düştüğü ikilemi de anlatıyordu aslında.


Bu EP çıktıktan sonra grubun solisti olan Anna Lyne Williams, solo projesi olan “Lotte Kestner” i duyurdu. Lotte Kestner, Anna’nın sesinin ön planda olduğu akustik bir proje. Lotte Kestner’i dinlediğimde ilk düşündüğüm şey Anna’nın bu proje ile akustik dürtülerini gidereceğiydi ki öyle de oldu aslında. Grubun 2010 yılında çıkarmış olduğu “The Naturel Order of Things” adlı EP’si grubun iyiden iyiye dream pop'tan ambient sularına yelken açtığı bir EP’idi, hatta yer yer post rock öğeleri bile mevcuttu EP’de.


Grup içerisinde fitillenen fikir ayrılılığını Lotte Kestner’in varlığı bile dindirememiş olacak ki TW 2012 yılı itibariyle dağıldı. Aslında dağılmalarının ardında yatan en önemli sebeplerden biri de grubun solisti ve gitaristi arasındaki duygusal ilişkinin de bitmesi. Anladığım kadarıyla grup dağılmadan bir ay önce ilişkilerini bitirme kararı almışlar. Sonrasında malumun ilanı olarak da TW dağılmış.


TW dağılması, hayatımdan çok önemli bir kişinin çekip gitmesi gibi, bu aralar üzülmekle meşgulüm.  grupla kelimelere dökemeyeceğim kişisel ve hayali bir ilişkim vardı. Gerçekti belki de.

Onlara 15 yıllık süreç içerisinde, beni de yanlarına alarak çıktıkları uzun yolculuk adına teşekkürlerimi sunmak istiyorum. -her ne kadar bilmeseler de ya da hissetmeseler de onlarla beraber olduğumu bu yolculukta-.  Ben bu yolculukta çok büyüdüm ama yine de o yolculuk sonsuza kadar sürseydi demekten de kendimi alamıyorum son tahlilde. Keşke sürseydi o yolculuk...

İyi ki oldular...


Güle güle TW, belki bir gün yine görüşürüz…

Trespassers William - Love you more


“All of my songs are for you
All of my songs are sad.”




29 Ocak 2012 Pazar

Anna Lynne Williams'ın gözünden 2011'in en iyi 10 albümü


Benim için bir kadından, belki bir insandan da ötesi olan Anna Lynne Williams'ın yabancı bir blog'a verdiği 2011'in en iyi 10 albüm listesi... Bu kadını etkileyen şeyler muhtemelen beni de etkileyecektir, sizleri de etkilesin istedim. Kendimce bir çeviri yaptım, yanlışlık yaptıysam şimdiden affola..



"2011, yeni işleri dinlemekten ziyade, arkadaşlarımın üzerinde çalıştığı projeleri ve eski şarkıları dinlemekle geçirdiğim bir yıl oldu diyebilirim kendi adıma. Arabada sürekli arkadaşlarımın projelerini dinlerken, evde ise eski kayıt cihazımdan, Aphrodite's Child ve Serge Gainsbourg albümlerini dinledim. Fizik tedavi gördüğüm birkaç aylık zaman diliminde ise neredeyse müzik dinlemeyi bile bıraktığımı söyleyebilirim. Bu süreçte 2011'e dair yeni çıkan çoğu işi dinlemedim açıkçası. Ancak özellikle arkadaşlarımın önerdiği playlist ve şarkılarla, 2011'e dair müzik koleksiyonuma giren birçok yeni albüm ve şarkı da oldu. O şarkılardan oluşturduğum 2011 listemde, liste başı albümler bütün olarak iyiler aslında. Bazı albümler ise; albümde yer alan birkaç şarkının, albümün genelinden ayrışması ve gerçekten oldukça iyi olması sebebiyle listemde yer aldı. 2011'de dinlediğim en iyi iş ise Beirut'un yeni albümüyle aynı adı taşıyan "The Rip Tide" adlı şarkısıydı. Listemdeki bu albümleri 2012'de tekrar dinlemek ve müzikal serüvenlerine kapılmak için şimdiden sabırsızlanmaktayım efendim. "

1. Syd Matters - Brotherocean
2. Bon Iver - Bon Iver
3. Caveman - Coco Beware
4. Elbow - Build a Rocket Boys!
5. Idaho - You Were a Dick
7. Bonnie Prince Billy - Wolfroy Goes To Town
8. Beirut - Rip Tide
9. Lykke Li - Wounded Rhymes
10. Fleet Foxes - Helplessness Blues

Kaynak: http://musicblog.identitytheory.com/2012/01/best-albums-of-2011.html

17 Ocak 2012 Salı

Günahkar olma hali: "Trespassers William"

Hangi kelimeleri seçsem ki bu grubun hayatımdaki yerini anlatmak için... Trespassers William hakkında ne söylesem bir eksik kalır. 


Kaç tane dönüm noktası vardır ki insan hayatında? Hele ki bu dönüm noktası bir müzik grubuna aitse. İlk dinlediğim şarkıları U2 cover'ı olan Love is Blindness'dı. Vurulmak ne kelime, o notaları dinlerken müzik algım resmen tekrardan şekilleniyordu. Sonra diğer şarkılar, albümler derken ben kendimi bu grubun notaları içerisinde kaybetmiş buldum. En sevmediğim şarkılarında bile onlarca sefer tekrar dinlemek istediğim birkaç nota barındırır TW.


TW yeni yılla beraber hayatıma bir anlam daha kattı. "New Song and Outtakes" adında 2 yeni şarkı, bir remix ve eski kayıtlardan oluşan yeni bir albüm gibi bir şey yayınladı. Aslında bildiğim TW'den pek farkı olmayan şarkıları barındırsa da bu yeni albüm, yine çok güzel, yine çok hüzünlü ve yine kırılgan.. Hatta "Bells" adında şu zamana kadar TW'ın en iyi işi olan şarkıyı bile barındırmakta bu albüm. Hayatımda ilk defa bir şarkının mp3'ü için para verdim. Tamı tamına 1,95+KDV verdim şarkı için. Sonrasında 288 sefer bu şarkıyı tekrar tekrar dinleyerek hakkını da verdim sanırım. İliklerime kadar işledi resmen. İnanılmaz bir hüzün var şarkıda, vokalden çok melodi vuruyor insanı... 


Aynı formül sürekli bam telinizi yakalar mı? Yakalıyor işte. Bu formülün kusursuzluğu mu yoksa günahkarlığın acısı mı? Kanımca doğru cevap günahkarlık, pişmanlık ve dahası.. TW her albümünde yaşadığı günahları (pişmanlık diyelim buna) yansıtıyor formülüne ve sonrasında o eşsiz müzikler ortaya çıkıyor. İşte bu yüzden 'Trespassers' diye başlıyor ya grubun adı. Günahkar William...






15 Kasım 2011 Salı

Lotte Kestner'dan Kings of Convenience cover'ı!

Daha önceden son albümden bahsetmiş olsak da Lotte Kestner ismi sizin için pek bir şey ifade etmeyebilir belki... Peki ya Anna Lyne Williams? O da mı olmadı? Sanırım Trespassers William dememiz, anlaşılabilir olmamız açısından daha iyi olacaktır.

Aslında tüm bu isimlerin ortak noktası Anna Lyne Williams... Lotte Kestner'da onun son zamanlarda takıldığı solo projesine verdiği isim.

Anna Lyne abla bu sefer de, yine çok sevdiğimiz Kings of Convenience'ın Riot on an Empty Street albümünden sevdiğimiz şarkısı Misread'i çok güzel bir şekilde coverlamış. Ki bu işi ne kadar güzel yapabileceğini bize TW ile yaptığı U2 coverı Love is Blindness ile de gayet güzel göstermişti.


13 Mart 2011 Pazar

Trespassers William'dan yeni single: ''Hold''

Blogumuzun pek bir torpilli grubu Trespassers William, İzlandalı grup Leaves ile ortaklaşa yaptıkları yepyeni bir single yayımladı.

Bu sefer vokallerde Anna Lyne Williams yok. Ancak ''Hold'' ile insanı her zaman ki gibi hüzünlere boğmayı gayet güzel başarmışlar...

http://therecordoffice.bandcamp.com/track/hold

http://www.myspace.com/trespasserswilliam

21 Şubat 2011 Pazartesi

Lotte Kestner - China Mountain / B-sides


"- Ozan kelimesi kadınlar için kullanılıyor mu?
ç- Evet ama kadın ozan deniliyor.
- O nasıl iş ya? kadın ozan nasıl saçma bir tanımdır
ç- Öyle işte.."

Lotte Kestner, nam-ı diğer Anna Lyne Williams, nam-ı diğer Trespassers William vokalisti... Hayatımı kaydıran kişilerin en başında geliyor bu kadın. Sesiyle tüm nöronlarımı hareketsiz kılabilen bir kadın (ne demek bu). Bunu yaparken bir akustik gitar alıyor, lalalay diyor... Sonrasında ben yokum.

Çok enteresan bir kadın ki yaptığı hiç bir işe kötü diyemedim. En kötü şarkısında bile öyle anlar, notalar oldu ki o notalar için bile şarkıyı onlarca defa dinledim.

Trespassers William'la adını duyurdu, daha önceki postlarımızda belirttiğimiz gibi TW daha atmosferik sulara yelken açınca, kendi saf halini, duruluğunu ortaya çıkarmak için eline aldı gitarını ve Lotte Kestner adlı solo projesini çıkardı. China Mountain adını verdiği ilk albüm sadece akustik gitardan beslenen ve sessizce mırıldanan bir vokal barındıryordu. Komplike bir şeyler aramayanlar, samimi bir müziğe omzunu yaslamak isteyenler için ideal bir albümdü.

Geçen günlerde ise ilk albümünün B Sides'ını çıkardı. Yine kırılgan bir kadının şarkıları. Yorulmuş, karanlıkta şarkılarını tek başına mırıldayan bir OZAN... İlk albümdeki olmayan elektronik altyapılar B Sides'da biraz daha ön plana çıkmış, tek fark bu.

Peki aynı şarkılar, aynı yapılar bizi sıkar? Tom Waits'den sıkıldınız mı diye cevap veririm size, işte bu yüzden gözümde bir ozandır bu kadın, gerçek bir ozan.

http://www.myspace.com/annalynnew

29 Nisan 2010 Perşembe

Ormonde


Nedir Ormonde?
Blogumuzun resmi gruplarından olan Trespassers William'in solisti Anna Lynne Williams'ın yeni projesidir.

Nasıl bir şeydir Ormonde?
Hala elim ayağım titrediği için tam olarak idrak edemedim ancak latin ambient diyip işin içinden çıkabilirim.

Beğendin mi?
That's the shit i need

Nerden dinlesek?
http://www.myspace.com/ormondemusic

6 Şubat 2010 Cumartesi

Trespassers William - The Natural Order of Things


Trespassers William çıkardığı son EP ile iyiden iyiye ambient sularına yelken açtı. Bundan bir önceki EP olan Noble House ile, grubun artık yol ayrımını çoktan geçtiğini yavaştan belli ediyordu ancak son albümle iyiden iyiye grup için ambient grubu -ambient grubunun ne olduğunu birisi bana açıklasın lütfen lan- hatta dahası yer yer post rock tınılarını da bile içeren bir müzik yaptıklarını söylemek zor olmasa gerek.

The Natural Order of Things için en güzel sözler şunlar olsa gerek, TW hala melankolik, hala kırılgan ancak artık daha deneyseller. Daha önceki albümlerde epeyce az olan, efektler bu EP'de çok fazla. Nerdeyse kullanılan her enstrüman, elektronik altyapı ile farklı işlevlere bürünmüş. Bu da albümün atmosferik yapısını oldukça güçlendirmiş. EP'yi dinlediğinizde şarkılar arasında bütünlüğün olduğunu gözlemleyebiliyorsunuz. Ancak bu bütünlük belli bir noktadan sonra dinleyiciyi yoruyor ve sıkıyor. EP'yi tamamiyle dinlediğinizde "ama şarkı yeni bitti" gibi bir tepki içerisinde kalabilirsiniz. Bu durum şarkıların birbirine benzediği anlamına gelmiyor, sadece EP'nin sound olarak çok yerleşik olduğunu ve şarkıların altyapılarının birbirine benzediğini gösteriyor.


Bu altyapı sorunu, çoğu güzel bestenin arada kaynamasına (Red ve The Lids) sebep olmuş. Gerçekten çok güzel iki beste, bu kısır yaklaşım yüzünden ep içerisinde eğreti duruyor. Ancak bu 'sorunlu' düzenlemeler, EP içerisindeki diğer 3 şarkıyı da (Catch not break, I could go back ve Sparrow) bir o kadar güzelleştiriyor. Bu 3 şarkıya o kadar uyuyor ki düzenlemeler, TW işte bu be abi dedirtiyor. Buğulu gitar tonları, meleksi vokal (Angelic female vocal - hep yabancı sitelerde bu yorumu duyunca kıskanırdım, türkçe olarak yapayım dedim ama olmadı dimi? Bence de olmadı) ve o dinginlik. Bilmediğim bir diyara sürükledi beni. (Entel tabirle paralel evrene sürükledi lan)

TW'ın bu EP'sinden çok umutluydum. Noble House'dan sonra beklenti çok artmıştı. Ancak nedense tam olarak içime sinmedi bu EP. Şimdilik bu kadar. Bu arada grup yeni bir şarkı yayınladı myspace adreslerinde.

Bahsettiğim 3'lüye güzel bir kardeş gelmiş. Dinleyiniz efenim.

www.myspace.com/trespasserswilliam