Efes Pilsen One Love Festival 11 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Efes Pilsen One Love Festival 11 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Efes Yok One Love Yalan

Softa | www.myspace.com/thesofta
Gönül isterdi ki buraya festivalin ne kadar eğlenceli geçtiğinden, grupların güzel performanslarından falan bahsedelim. Tüm festival boyunca sadece gerilip gerilip kendini sakinleştiren insanlar vardı. Dişlerini sıkan insanların bu hafta bol bol diş kliniklerini dolduracağını iddia edebilirim. 

Cumartesi gününe kadar bir takım problemlerden dolayı biletimi almamıştım. Sevdiğim ve şiddetle dinlemek istediğim gruplar Cumartesi günü çıkıyorlardı. Tek günlük bilet alıp, güzel bir Cumartesi günü geçirmek istiyordum. Saat 16:00 civarında Taksim Halep Pasajı'nın önüne geldiğimde bir takım söylentiler dolaşmaya başladı. "Kapı girişinde olaylar varmış. Dikkat et!" Teknolojiden yararlanıp, telefondan sosyal medya ve son dakika haberlerine bakınca sadece söylentiden ibaret olduğunu anlamam geç olmadı; ama beklenti hep bu olayların olma ihtimali üzerindeyken gerilmemek mümkün değildi. Biletin parasını ödediğimde ise One Love'ın açıklaması geldi. "Alkol Satışı YASAK!"

Gerginliğimiz had safhaya ulaşmıştı. AKM'nin önündeki servis alanına yürürken resmen nefretle doldurmuştuk kendimizi. Ruh halimiz çoktan festival düşüncesinden uzaklaşmış, tamamen olası bir şiddete karşı hazırlık çalışmalarında gibiydik. Servis alanına gittiğimizdeki insanların ruh hali bizimkinden farklı değildi. Bir sürü insan  Replikas'ı, Kaiser Chiefs'i, Damien Rice'ı falan konuşmuyordu. Tüm konuşulanların özetinde "YASAK" mevzusu vardı.

Eyüp sınırlarına girdiğimizde "İçki Bütün Kötülüklerin Anasıdır" pankartıyla karşılaştık. Santralİstanbul'un çevresinde elleri taşlı, sopalı bir grup insan bekliyordum. Zira onların yerine kapının önünde 7,5 TL'den bira satan seyyar satıcılar ve bira içen bir sürü insan vardı. Üzerimizdeki savaşa gidiyoruz psikolojisi bu görüntüyle biraz dağılmıştı. 

Replikas ve Softa'yı kaçırmak istemiyorduk. Ezan saati sebebiyle konser programı değişmişti. Bir an önce içeri girme telaşıyla uzun kuyruğun sonunda yerimizi aldık. Etraftaki bez afişlerin üzerindeki "Efes" yazılarının üzeri kapatılmıştı. Alkol yasağı getirildiğine dair yapılan açıklamanın üzerinden çok uzun bir zaman geçmemesine rağmen organizasyon yetkilileri çok kısa sürede alkol yasağının nedenini açıklayan yazıları print edip her yere yapıştırmışlardı. Belli ki açıklamadan saatler önce alınmış bir karardı. Öyleyse bu son dakika  açıklamasını çok manidar bulduğumuzu söyleyebilirim.

Sırada beklerken One Love ile ilgili röportaj yapan muhabir ve kameraman sıradakilerin düşüncelerini alıyordu. Önümüzde sırada bekleyen kıza festival ile ilgili düşüncelerini sordu. (Diyaloğu yazsam daha iyi olacak.) 

Muhabir: Bu seneki One Love ile ilgili neler düşünüyorsun? Eğlenceli olacak mı?
Kız: Evet! Geçen senelerde de gelmiştim. Gerçekten çok eğlenmiştim. 
M: Harika. Bu seneki gruplar için neler söylemek istersin. 
K: Gruplar çok iyi. Fakat bu YASAK biraz moralleri bozdu.
(Röportajı kestiler)
M: Yaağğ! Ama böyle söylersen yayınlayamam ki! 
K: Hmm tamam o zaman.
M: Peki baştan alıyoruz.
K: Ok.
M: Bu seneki One Love ile ilgili neler düşünüyo... bla bla bla...

Tam olarak bu komik röportajın devamı yapmacık cümleler ile sona erdi. Üzerine söyleyecek çok fazla bir şey yok sanırım. 

İçeri girerken çantalarımızı aramak istediler. Haklıydılar. Çantamızın içinde yanıcı, kesici aletler, uyuşturucu maddeler vs. her şey olabilirdi. Zira çantayı açıp bakan güvenlik görevlileri "Alkol var mı?" diyerek açıp baktı. Demek ki çantamdaki diğer zararlı maddelerin olması çok önemli değildi. Alkolün bu diğer unsurlardan daha zararlı olduğunu anladığım anlar tam olarak o anlardı. 

Korhan Futacı ve Kara Orkestra | Soundcheck
Kapıdan girince doğrudan ana sahneye Replikas'ı izlemeye gittik. Sahne bomboştu. En öne kadar gidip iki şarkı dinledik. Sonra Softa'yı izlemek için Filtresiz Sahne'ye doğru yöneldik. Oraya gitme amacı biraz daha farklıydı. Softa'nın vokali Ece Twitter'dan program değişikliği ile ilgili sitemini dile getirdi. Bu alkol yasağı muhabbetinin döndüğü günden bu yana açıkçası en çok üzüldüğüm şeylerden biri müzisyenlerin ruh halleriydi. Onların içten içe bu duruma çok içerlediğini tahmin etmek çok zor değildi. Bu yüzden Replikas'a oranla daha duygusal yaklaşacaklarını tahmin ettiğim Softa'nın yakınında olmayı daha çok istedim. Sahne önü kapıların geç açılması nedeniyle neredeyse boştu. Normal programa göre Ece Replikas'la da sahneye çıkacaktı. Ezan okunmadan önce son şarkılarını söylemeleri istendi. Zaten moralleri alt üst olan grup daha çok gerildi. Ece "Sanki son şarkı değil son konsermiş gibi hissediyorum." diyerek tepkisini dile getirdi. Softa Oyun'u çalarak sahneden indi. O müthiş enerjileri ve çılgınlar gibi insanları eğlendiren Softa bambaşka haldeydi. Onlar indiğinde ana sahneden Replikas "Ateşte yanan şeytanı defet. Defet ki değmesin ellerimize" diyerek DAYAN diyordu. Replikas sahneden inerken ezan okunmaya başlamıştı. Hayatımda ilk defa ezana tepki gösteren bir toplulukla karşılaştım. Bir önceki yazıda belirtmek istediğim şey tam olarak buydu. Kendi dünyanıza uygun olmayan bir düşünceyi eleştirirken bu şekilde zorla direterek, karşıt düşünceye kendi düşüncenizin haklılığını ispatlamanız mümkün değildir. Aksine daha çok tepki çeker, nefret doğurursunuz.

Bu ülkenin hatta tüm dünyanın çirkin yüzü siyasiler o gün amacına ulaştılar. Tıpkı geçmiş yıllarda olduğu gibi... Bu ülke üzerinde yaşan bir çok çeşit görüşe sahip insanları tek tipleştirme çabaları ya da bu çok çeşit insanları çatıştırarak siyasi çıkar elde etme amaçlarına başarıyla ulaştılar. Daha misyonlarını tamamlamadılar. Bu onlar için daha başlangıçtı. Yasakların devamı, ardı arkası kesilmeyecek. Mesela o gün orada bira içmek değildi. Bira içsemde içmesemde ben o gün Replikas'ı, Korhan Futacı ve Kara Orkestra'yı dinlesem yine mutlu olurdum. O gün orada olan şeylerin özeti cekmekaset.com'un  "One Love Sıfır Promil" yazısında gizlidir.  

Mesele, çok değil, bir gazete, bir belediye başkanı ve galeyan konusunda "başarıları" tescilli halkımın mıknatıs gibi çekilmeleriyle başlayan orta çapta bir tepkinin 11 yıllık bir geleneği sadece 4 gün içinde bitirmesi. Mesele, bu gözdağının verilmesi, bu güç gösterisinin yapılması. O kadar güçlüler ve o kadar güçsüzüz ki, "Biz izin verdiğimiz kadar buradasınız" diyebiliyorlar. 

O gün ile ilgili unutmayacağım son kareler Korhan Futacı'nın sahneden indirilirken! "Elimizden hiçbir şey gelmiyor" hareketiydi. Aynı hareket Furkan'da (Softa), Gökçe'de (Replikas) ve diğer tüm müzisyenlerde de vardı. İzlediğim tüm gruplardaki bu moral bozukluğunu kalben, derinden hissettiğimi samimi şekilde itiraf etmek isterim. 

Ediz Hafızoğlu | edizhafizoglu.com

Çok ayrı bir parantezi Ediz Hafızoğlu için açmak istiyorum. Son dönemlerde yakından takip edip, etkilendiğim ender müzisyenlerden biridir. Çok iyi bir davulcu olmasının yanı sıra, insanlara ve müzisyenlere yaklaşımı, sahne duruşu ve içinde olduğu projeler (Drum'n Bass, Kollektif İstanbul, Serbest Müzisyenler ve Yapımcılar Derneği, Kara Orkestra) ile örnek bir sanatçı karakterine sahip. Müzik adına, sanat adına ne varsa yapma azmine hayran olduğumu söylemek istiyorum.

Kolektif İstanbul | Fotoğraf: Eren Karacaoğlu
Ayrıca Kolektif İstanbul'a o gergin ortamı yumuşatıp bizi fena halde eğlendirdiği için çok teşekkür etmemiz gerekir. Richard Laniepce'nin sempatik tavırlarına mest olduk. Bu hayatın her köşesinde mutlaka olmaları gereken insanlar.

Festival dışında yazdığım yazılar için affınıza sığınıyorum. Bu ülkedeki ve diğer tüm ülkelerdeki sanatçılara  ve tüm halklara Victor Jara cesareti diliyorum. 

(...)

10 Temmuz 2012 Salı

Efes One Love Meselesi Gerçekten Dini mi?

 "Freedom" by Dana-Marie Barrios | http://artbydanab.tumblr.com/


Efes One Love'a karşı yürütülen kampanyasını destekleyenlere karşı nasıl direnilir? Mesele Efes One Love ile ilgili mi, yoksa daha genel bir problem mi var? Ne yapalım peki; susalım mı topluca? Ya da kaçalım isterseniz? Çözüm nerede bunu anlamak, bulmak bu kadar zor mu? Evet zor. 

Fazıl Say'ın inandığı şeylerin tartışılıp, cezalandırılması hala sıcaklığını korurken bunun üzerinden konuşmak ne kadar mantıksız olur öyle değil mi? Sahi bir de Can Bonomo yahudiydi! E ne yapalım o zaman bizden olmayan herkesi dışlayalım, ayıralım. Gerek yok onlara.

"Muhteşem Demokrasi" ile karşınızdayız. 5 dakika da temizleyeceğiz her şeyi. Sokağa çıkma yasağını hemen devreye sokalım. Ad, soyad soralım. Kürtçe falan bir isimse hemen üzerini çizelim. Baktık isim normal ama o da ne? Etnik kökeni hiç tasvip etmediğimiz bir yer mi yoksa? Hemen çizelim onunda üzerini. Gerek yok. Bu toprakta tek tip köken vardır. İkincisine yer yok. Etnik köken normalse korkmayın. Dini inancını sorgulayalım. İtiraf eden olur belki; hemen çizelim onun üzerini. Baktınız korkuyor, itiraf etmiyorsa o zaman hemen dini vecibelerini yerine getirip, getirmediğine dair mini testler uygulayalım. Eğer bu testi geçemezse hemen onuda çizelim üzerini. Bir de bakalım kusuru var mı fiziksel olarak? Sonra engelli falandır uğraşılmaz. Onlara özel bir yaşam alanı tasarla. Zaten kalabalığız. Aman hiç gerek yok hemen çizelim üzerini. Aile bireylerini inceleyelim. Çocuklar önemli mesela. Kulağında küpe olan erkek mi? O ne öyle ya! İbnedir kesin. Çiz üzerini. Kızlara bakalım. Saçları mı açık. Çiz üzerini. O da yolun yolcusudur. Anne, babaları es geçmeyelim. Hemen gidip buz dolabına bakalım. Bira, rakı falan varsa hem onları da çizelim üzerini. Öyle şey olmaz. Tamam gibi... 

Gerçekten ciddi misiniz? İslam hoş görü dini değil mi? Kişi kendi günahından ve sevabından sorumlu değil mi?  O zaman derdiniz nedir? Sıkıntınız nedir? Hoşunuza gitmeyen, inandığınız tüm değerleri elbette savunun, doğrusu neyse onu anlatın. İnsanları size göre hatalı olduğunu düşündüğünüz şeylerden dolayı idam sehpasına götürecek kadar gaddarca yaklaşmayın. Biraz insanları sevin. Çok zor değil. Bir deneyin göreceksiniz. 

Mesela diğer konser mekanlarına bakalım. Maçka Küçükçiftlik Park. Hemen yanı başında cami var. Bir sürü festival yapıldı orada bugüne kadar. Bu zaman neden kimse ses çıkarmadı? Oradaki cami din dışı mı tutuluyor? Hezarfen Hava Alanı etrafındaki en yakın cami 50 Km uzakta değildir; eminim. Oradaki camide mi dini dışı? Park Orman var mesela. En yakın cami 1,2 Km uzağında. O da mı kategori dışı. Neden Santral İstanbul? Neden 11 yıl sonra? Eleştirilerinizde ve düşüncelerinizde sonsuza kadar saygı duyabiliriz; ama diğer örnekler göz önündeyken bu körü körüne düşüncenin hiçbir mantığı yok; ve çok manidar. Eyüp kutsal yerlere sahip olabilir buna itirazımız yok; ama her yerde cami var, her yerde mezarlık var. Hiçbiri, diğerinden daha az kutsal olmamalı.

Google'da sadece basit bir aramayla, Eyüp'de 12 adet tekel bayii buldum. Eminim daha fazladır. İçki içilmeyen bir yerde zarar etme pahasına kim neden tekel bayii açıp, işletsin? Bu ticaretle uğraşan bir insanın yapacağı bir iş mi? 

Yukarıdaki yazdıklarımın özetinde eleştirilerde İslamiyeti savunan insanlara bir gönderme yoktur. Bu tür eylemlerin yapılması, bu tür karşı duruşlarla insanların birbirinden ayrıştırılması tamamen siyasi bir meseledir. Yeni bir şey söylemediğim için heyecan yaratmadığımı biliyorum. Sadece tekrar hatırlatmak ve üzerinden geçmek istedim. 

Şunu anlayın artık. Kimsenin kimsenin diniyle, ırkıyla falan bir alıp-veremediği bir şey yok. İnsanlar istediği şekilde düşünebilirler. Kimi insanın düşüncelerini ifade etmekten korkuyor olması, sessiz kalması ya da bağırıp çağırmaması onun düşünmediği, bir görüşü olmadığı anlamına gelmez. Ortadaki size göre yanlış olan bir düşünceyi düzeltmek, engellemek, yasaklar koymak, dışlamak değildir. İnsanların birbirine hoşgörülü olması, anlayışla, saygıyla yaklaşması; şu an, geçmişteki ve gelecekteki iktidar sahiplerinin işine hiçbir zaman gelmedi, gelmeyecektir. Bu yüzdende insanları din gibi hassas noktalarına el değdirerek kışkırtıyorlar. Bu kışkırtmalardan zevk duymalarını bir yana her geçen gün bu dokunuşlarla daha da güçleniyorlar. 11 yıl eleştirisi de bu yüzdendir.

Dün twitter'da TT olan başlığa yazanlar başkalarının yönlendirmesiyle buna inandı ve kendine ait olmayan bir düşünce ile eleştirdi. Bu kişiler 11 yıl boyunca sessizdi ve belki de farkında bile değildi. Bu ülkede içki tüketimi dün başlamadı. Osmanlı'dan beri vardı. Eyüp'de bugüne kadar içki içildi. Eyüp'de sarhoş olanlarda oldu. Kendinize hiç kızmıyor musunuz? Başkalarının öne sürdüğü bu düşünceleri kendi düşünceniz kabul ediyorsunuz. Sahi gerçekten ne düşünüyorsunuz? 11 yıldır bu düşüncenizi anlatmak için ne kadar idealist bir tavır takındınız? Kendi düşüncenize göre yanlış olan bir düşünceyi düzeltmek için ne kadar mücadele verdiniz? 

Efes One Love'ı başka yere taşımak o festivalde bira içenleri, bira içmekten vazgeçirmeyecek. O festivale giden insanları sadece öfkelendirecek. Sizin savunduğunuz düşüncelere daha çok düşman edecek. Nefret tohumları ekmenin  hiç kimseye faydası yok. Olmayacaktır. 

Boşluğa yazdığım yazıyı, Mevlana ile noktalayacağım.


Remember The Loveliness by Mercan Dede on Grooveshark


Ben ne Hristiyan'ım, ne Musevi, ne Farisi, ne de Müslüman;Ne Doğu'danım, ne de Batı'dan.İkiliği bir kenara koydum,İki alemin bir olduğunu gördüm.

10 Haziran 2012 Pazar

Efes Pilsen One Love Festival biletleri satışta!


Merakla beklediğimiz Efes Pilsen One Love Festival bu sene 14-15 Temmuz tarihlerinde santralistanbul'da!

Katılması kesinleşen yabancı isimler; Pulp, Kaiser Chiefs, Damien Rice, Kimbra, Selah Sue ve Yuck

Yerli sahnede ise; Replikas, Korhan Futaci & Kara Orkestra, MiraNeyse, The Away Days, On Your Horizon, Kafabindünya, Sapan, Puik's Journey, Softa, Elif Çağlar gibi isimler yer alacak.

14 Temmuz Cumartesi
Ana Sahne:
Ahmet Musluoğlu
Neyse
Replikas
Yuck
Damien Rice
Kaiser Chiefs

Dolu Dolu Müzik Sahnesi:
Social Inclusion Band
Puik's Journey
Halimden Konan Anlar
Softa
Les Males Propres
Rock'n Dark 5 Birincisi
Kolektif İstanbul
Korhan Futaci & Kara Orkestra

15 Temmuz Pazar
Ana Sahne:
Style-Ist
Mira
Elif Çağlar
Selah Sue
Kimbra – Pulp

Dolu Dolu Müzik Sahnesi:
Barıştık Mı
Erkin Gören
The Away Days
On Your Horizon
Kafabindünya
Sapan
Ayyuka

Satışa çıkan biletlerin fiyatları ise şu şekilde;


Tam: 67.25 TL 
Öğrenci 44:50 TL


biletix.com/onelove

10 Nisan 2012 Salı

Efes Pilsen One Love Festival 11'in biletleri satışta!

Bu sene 11.si düzenlenecek olan Efes Pilsen One Love Festival'ın bu seneki biletleri satışa çıktı!

14-15 Temmuz tarihlerinde bu sene de santralistanbul'da düzenlenecek olan festivalin bilet fiyatları şu şekilde;

Tam - 84.00 TL
Öğrenci - 56.00 TL