10 Temmuz 2012 Salı

Efes One Love Meselesi Gerçekten Dini mi?

 "Freedom" by Dana-Marie Barrios | http://artbydanab.tumblr.com/


Efes One Love'a karşı yürütülen kampanyasını destekleyenlere karşı nasıl direnilir? Mesele Efes One Love ile ilgili mi, yoksa daha genel bir problem mi var? Ne yapalım peki; susalım mı topluca? Ya da kaçalım isterseniz? Çözüm nerede bunu anlamak, bulmak bu kadar zor mu? Evet zor. 

Fazıl Say'ın inandığı şeylerin tartışılıp, cezalandırılması hala sıcaklığını korurken bunun üzerinden konuşmak ne kadar mantıksız olur öyle değil mi? Sahi bir de Can Bonomo yahudiydi! E ne yapalım o zaman bizden olmayan herkesi dışlayalım, ayıralım. Gerek yok onlara.

"Muhteşem Demokrasi" ile karşınızdayız. 5 dakika da temizleyeceğiz her şeyi. Sokağa çıkma yasağını hemen devreye sokalım. Ad, soyad soralım. Kürtçe falan bir isimse hemen üzerini çizelim. Baktık isim normal ama o da ne? Etnik kökeni hiç tasvip etmediğimiz bir yer mi yoksa? Hemen çizelim onunda üzerini. Gerek yok. Bu toprakta tek tip köken vardır. İkincisine yer yok. Etnik köken normalse korkmayın. Dini inancını sorgulayalım. İtiraf eden olur belki; hemen çizelim onun üzerini. Baktınız korkuyor, itiraf etmiyorsa o zaman hemen dini vecibelerini yerine getirip, getirmediğine dair mini testler uygulayalım. Eğer bu testi geçemezse hemen onuda çizelim üzerini. Bir de bakalım kusuru var mı fiziksel olarak? Sonra engelli falandır uğraşılmaz. Onlara özel bir yaşam alanı tasarla. Zaten kalabalığız. Aman hiç gerek yok hemen çizelim üzerini. Aile bireylerini inceleyelim. Çocuklar önemli mesela. Kulağında küpe olan erkek mi? O ne öyle ya! İbnedir kesin. Çiz üzerini. Kızlara bakalım. Saçları mı açık. Çiz üzerini. O da yolun yolcusudur. Anne, babaları es geçmeyelim. Hemen gidip buz dolabına bakalım. Bira, rakı falan varsa hem onları da çizelim üzerini. Öyle şey olmaz. Tamam gibi... 

Gerçekten ciddi misiniz? İslam hoş görü dini değil mi? Kişi kendi günahından ve sevabından sorumlu değil mi?  O zaman derdiniz nedir? Sıkıntınız nedir? Hoşunuza gitmeyen, inandığınız tüm değerleri elbette savunun, doğrusu neyse onu anlatın. İnsanları size göre hatalı olduğunu düşündüğünüz şeylerden dolayı idam sehpasına götürecek kadar gaddarca yaklaşmayın. Biraz insanları sevin. Çok zor değil. Bir deneyin göreceksiniz. 

Mesela diğer konser mekanlarına bakalım. Maçka Küçükçiftlik Park. Hemen yanı başında cami var. Bir sürü festival yapıldı orada bugüne kadar. Bu zaman neden kimse ses çıkarmadı? Oradaki cami din dışı mı tutuluyor? Hezarfen Hava Alanı etrafındaki en yakın cami 50 Km uzakta değildir; eminim. Oradaki camide mi dini dışı? Park Orman var mesela. En yakın cami 1,2 Km uzağında. O da mı kategori dışı. Neden Santral İstanbul? Neden 11 yıl sonra? Eleştirilerinizde ve düşüncelerinizde sonsuza kadar saygı duyabiliriz; ama diğer örnekler göz önündeyken bu körü körüne düşüncenin hiçbir mantığı yok; ve çok manidar. Eyüp kutsal yerlere sahip olabilir buna itirazımız yok; ama her yerde cami var, her yerde mezarlık var. Hiçbiri, diğerinden daha az kutsal olmamalı.

Google'da sadece basit bir aramayla, Eyüp'de 12 adet tekel bayii buldum. Eminim daha fazladır. İçki içilmeyen bir yerde zarar etme pahasına kim neden tekel bayii açıp, işletsin? Bu ticaretle uğraşan bir insanın yapacağı bir iş mi? 

Yukarıdaki yazdıklarımın özetinde eleştirilerde İslamiyeti savunan insanlara bir gönderme yoktur. Bu tür eylemlerin yapılması, bu tür karşı duruşlarla insanların birbirinden ayrıştırılması tamamen siyasi bir meseledir. Yeni bir şey söylemediğim için heyecan yaratmadığımı biliyorum. Sadece tekrar hatırlatmak ve üzerinden geçmek istedim. 

Şunu anlayın artık. Kimsenin kimsenin diniyle, ırkıyla falan bir alıp-veremediği bir şey yok. İnsanlar istediği şekilde düşünebilirler. Kimi insanın düşüncelerini ifade etmekten korkuyor olması, sessiz kalması ya da bağırıp çağırmaması onun düşünmediği, bir görüşü olmadığı anlamına gelmez. Ortadaki size göre yanlış olan bir düşünceyi düzeltmek, engellemek, yasaklar koymak, dışlamak değildir. İnsanların birbirine hoşgörülü olması, anlayışla, saygıyla yaklaşması; şu an, geçmişteki ve gelecekteki iktidar sahiplerinin işine hiçbir zaman gelmedi, gelmeyecektir. Bu yüzdende insanları din gibi hassas noktalarına el değdirerek kışkırtıyorlar. Bu kışkırtmalardan zevk duymalarını bir yana her geçen gün bu dokunuşlarla daha da güçleniyorlar. 11 yıl eleştirisi de bu yüzdendir.

Dün twitter'da TT olan başlığa yazanlar başkalarının yönlendirmesiyle buna inandı ve kendine ait olmayan bir düşünce ile eleştirdi. Bu kişiler 11 yıl boyunca sessizdi ve belki de farkında bile değildi. Bu ülkede içki tüketimi dün başlamadı. Osmanlı'dan beri vardı. Eyüp'de bugüne kadar içki içildi. Eyüp'de sarhoş olanlarda oldu. Kendinize hiç kızmıyor musunuz? Başkalarının öne sürdüğü bu düşünceleri kendi düşünceniz kabul ediyorsunuz. Sahi gerçekten ne düşünüyorsunuz? 11 yıldır bu düşüncenizi anlatmak için ne kadar idealist bir tavır takındınız? Kendi düşüncenize göre yanlış olan bir düşünceyi düzeltmek için ne kadar mücadele verdiniz? 

Efes One Love'ı başka yere taşımak o festivalde bira içenleri, bira içmekten vazgeçirmeyecek. O festivale giden insanları sadece öfkelendirecek. Sizin savunduğunuz düşüncelere daha çok düşman edecek. Nefret tohumları ekmenin  hiç kimseye faydası yok. Olmayacaktır. 

Boşluğa yazdığım yazıyı, Mevlana ile noktalayacağım.


Remember The Loveliness by Mercan Dede on Grooveshark


Ben ne Hristiyan'ım, ne Musevi, ne Farisi, ne de Müslüman;Ne Doğu'danım, ne de Batı'dan.İkiliği bir kenara koydum,İki alemin bir olduğunu gördüm.

1 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil