8 Ağustos 2013 Perşembe

YENİ | Babyshambles'tan yeni sesler: "Picture Me In A Hospital"

Çılgın çocuk Pete Doherty'nin grubu Babyshambles, 2 Eylül tarihinde "Sequel to the Prequel" isminde yayımlayacağı yeni albümünden üçüncü parça "Picture Me In A Hospital"ı paylaştı.

"Bakalım bahtımıza ne çıkacak" demiştik. Güzel şeyler çıkıyor, çıkmaya da devam edecek gibi sanki.

Hı?



İkinci olarak paylaşılan Farmer's Daughter'ı dinlemeyenler varsa da aşağı alıyoruz.



The xx - 7 Ağustos 2013 İstanbul Konseri

Instagram: Gizemstrgl
2 ay öncesine kadar, etkinlikler açısından oldukça yoğun bir yazın bizi beklediğini, hangilerine gideceğimizin muhabbetini yaparken bir anda elimizde kalan belli başlı konserlerden biri oluvermişti The xx. Bu sebeple uzun süredir devam eden konser orucumuzun bozulacağı, merakla beklediğimiz bir etkinlik olması açısından da önemliydi 7 Ağustos gecesi.

20.45 sularında gittiğimiz Parkorman'da hiç beklemediğimiz kadar bir kalabalıkla karşılaştığımı söylemeden geçemeyeceğim. Bayram tatilini fırsat bilip, hafta başından şehir dışına kaçan bir çok kişiyi düşününce ortam hiç fena değildi. Ayrıca, kadın/erkek dengesinde, ibrenin bu kadar kadından yana olduğu bir konser de uzun zamandır görmemiştim. (5k'ya 1e düşüyordu)

Sahnede, gecenin açılış grubu On Your Horizon vardı, ki gerçekten çok iyi bir seçim olmuş. Sevdiğimiz ve takipte olduğumuz OYH ortamı ısıtma görevini başarıyla yerine getirmenin yanısıra bir çok kişiyle de o gece ilk kez tanışıp, "Kimmiş bu grup ya?" diye sordurup, isimlerini bir yerlere yazdırdığına eminim.
Instagram: Gizemstrgl
22.15 sularında ise The xx, yoğun bir lazer ve ışık gösterisi eşliğinde sahnedeydi. Grubu oluşturan 3 kişi, Try ile başlangıç yaptıkları gecede; açık havada, büyük sayılabilecek bir sahneyi gerçekten dolduruyorlardı. Elektronik altyapıların yoğunluğuna rağmen müziklerinde ruh ve enerji seyirciye oldukça güzel geçiyordu. Seyirciler arasında hatunların bu kadar yoğun olduğu bir gecede, "Biz karizmatik poz kesmesini de iyi biliriz" diyen Oliver Sim hanesine zaten kafadan +1 puan yazıyordu. The xx müziğinin asıl temelini ise bence Romy Madley Croft ile birlikte Oliver Sim'in yaptığı düetlerin başarısı ve arkada James XX'in tüm toparlayıcı ve birleştirici özelliğiyle grubu sırtlaması yer alıyor.

Instagram: Kejura
Ortamda yabancıların da yoğun olmasıyla birlikte çoğu şarkıya seyircilerin eşlik etmesi; ışık gösterileri ve o minimal ama büyülü müziği daha da aldı yukarılara taşıdı. 
Tam 1 saat kaldıkları sahnede, iki albümlerinden derledikleri fena olmayan bir setlistle konseri tamamladılar.

Dip Not: Bis arasında seyirci "Her yer Taksim, her yer direniş!" sloganı atarak Gezi Parkı eylemlerine de selam çakmayı unutmadı.

Setlist
Instagram: Gizemstrgl
Try 
Heart Skipped A Beat
Crystalised
Reunion
Sunset
Missing
Fiction
Night Time
Swept Away
Shelter
VCR
Islands
Chained
Infinity

//

Intro
Angels


Daha fazla The xx konser fotosu için: instagram.com/birbabaindie

Not: 1-2 tane çektiğimiz video da mevcut. Ancak internetin yavaşlığından ötürü yüklemek ömürden ömür alıyor. Videolar yüklendiğinde buradaki yerini alacak. Sıkıntı yok.


7 Ağustos 2013 Çarşamba

Yeni Midlake'den yeni şarkı geldi!


Geçtiğimiz hafta üst üste paylaştığımız yeni albüm ve ayrılık haberleri ardından yeni Midlake'den yeni parça "Antiphon" geldi!

Eski Midlake'i aratmıyor değiller. Umarız albümün tamamını dinlediğimizde de aynı duygulara sahip olmayız. :(






YENİ | Vera - "Boş Zamanlar"


EP ve demoların haricinde geçtiğimiz sene Babajım Records etiketiyle çıkardıkları ilk albüm sonrasında Vera, 5 akustik şarkıdan oluşan yeni albümü Boş Zamanlar'ı 5 Ağustos itibariyle dijital ortamlarda paylaştı.

Bu albümde, eski 3 şarkısının akustik versiyonlarının yanısıra Gezi Parkı eylemleri için bestelediği Dokunma ve bu yıl 70. yılını dolduran unutulmaz eser Kürt Mantolu Madonna ile Sabahattin Ali'ye ithafen bir parça da bulunuyor.

http://www.youtube.com/user/veraistanbul/videos

BOŞ ZAMANLAR

1. Dünya (Akustik)
2. Yerle Yeksan (Akustik)
3. Kürk Mantolu Madonna (Akustik)
4. Dokunma (Piyano Versiyon)

5. İnan Bana (Zeplin/karnaval.com BİP Akustik)

6 Ağustos 2013 Salı

YENİ | Kings of Leon - "Wait For Me"


24 Eylül'de yayımlanacak olan yeni Kings of Leon albümü Mechanical Bull'dan yeni sesler, yeni görüntüler var!

İlk single Supersoaker'ın video klibi ve albümden ikinci parça Wait For Me gün itibariyle servis edildi.

Beklemeye devam...





5 Ağustos 2013 Pazartesi

The xx 7 Ağustos gecesi Parkorman'da!


"Hangi birine gideceğiz olm?" geyikleriyle birlikte tam bir Indie çılgınlığı şeklinde geçeceğini hayal ettiğimiz 2013 yazında, bir bir iptal edilen etkinliklerin sonrasında sıkı sıkıya tutunduğumuz konserlerden olan The xx, 7 Ağustos Çarşamba gecesi Parkorman'da sahne alacak. Hem de öncesinde On Your Horizon ile birlikte.

Londra'dan buraya sade ama bir o kadar da büyüleyici bir atmosferi incitmeden, nazik notalarla getirecek olan İngiliz üçlü için orada olmak istiyorsanız şurası size yardımcı olabilir. 




Bir Baba Indie Mix: "Temmuz 2013"

Temmuz ayında da yine çok temiz bir playlist hazırladık.

Sadece 5 kişinin bildiği cins gruplarla bezeli bu miximizde (Evet, çok cool'uz) bu sefer tempoyu biraz daha ortalamanın üzerinde tuttuk elimizden geldiğince.

42 dakikasını bize ayırmak isteyenler için geliyor: Bir Baba Indie Mix: Temmuz 2013

:

Diğer mix'ler için: 8tracks.com/birbabaindie


Playlist:

01. Kandle - Know My Name
02. Mittekill - All But Bored Weak And Old
03. Alt-J - Fitzpleasure
04. French Horn Rebellion - Last Summer
05. The Fratellis - Babydoll
06. The Coral - Bill McCai
07. Wilde Belle - Keep You
08. The Postal Service - Such Great Heights
09. Evening Hymns - Dead Deer
10. Ideal Husbands - The Ritornello


Midlake'te şok ayrılık!

Midlake'ten bir ileri iki geri...
Dün yeni albüm ile ilgili verdiğimiz güzel haberlerden sonra bugün aldığımız haber hiç hoş olmadı. :(

Grup Eylül ayında paylaşacağını açıkladığı yeni albümü Antiphon'u bol saçlı, sakallı frontmani, vokali Tim Smith'ten bağımsız bir şekilde hazırladığını açıkladı. Yeni albümde vokalin kim olacağı hatta vokal olup olmayacağı da tam bir muamma...

Eylül'ü bekliyoruz gözlerimiz kapalı...




4 Ağustos 2013 Pazar

God is an Astronaut'tan yeni albüm: "Origins"


İrlandalı Post Rock grubumuz God is an Astronaut, 16 Eylül 2013'te çıkartacağını açıkladığı Origins isimli albümden ilk parça Spiral Code'u paylaştı.

Albümden hemen sonra Avrupa turnesine çıkacak olan grubun, 2009 sonrasında ülkemiz dolaylarına bir kez daha gelme olasılığının dedikodular arasında dolaştığını da hatırlatalım.

  1. The Last Marc
  2. Colistoga
  3. Reverse World
  4. Transmissions
  5. Weightless
  6. Exit Dream
  7. Signal Rays
  8. Autumn Song
  9. Spiral Code
  10. Strange Steps
  11. Red Moon Lagoon
  12. Light Years from Home


3 Ağustos 2013 Cumartesi

Midlake yeni albümün adını duyurdu!

Geçtiğimiz günlerde Eylül'de çıkaracakları yeni albümlerinin mastering'ini bitirdiğini duyuran Midlake, baştan aşağı yenilediği web sitelerinde yeni albümün adını da müjdeledi. Yeni albümün adı Antiphon olarak belirtildi. Hatta grup Antiphon'un sound'unu şu şekilde açıklamakta:

"Antiphon represents an ultimate genesis both musically and spiritually."

Şimdiden bir heyecan sardı mı ne?


Yeni müzik keşfedilecek, dinlenecek ve paylaşılacak site listesi!

Birkaç aydır çevrimiçi sitelerle hiç bilmediğimiz yüzlerce şarkı bulduk. Bu programları sizlerle de paylaşmak istedik. Haydi, siz de keşfedin, siz de tüketin!

1- Exfm

Son zamanlarda oldukça popüler hale gelen Spotify ve Deezer tarzı çevrimiçi müzik sitelerine alternatif olabilecek bir site. Tam da yeni şarkılar ve gruplar keşfetmek için birebir. Eğer bir gün Deezer'a da erişemezsek,  gideceğimiz adres belli. Nasıl bir memleketsin Türkiye, inan anlamıyorum seni.



2- Cant.io

Birazcık Spotify, birazcık 8tracks, birazcık Grooveshark. Hepsini bir araya getirdiğinde ortaya çıkan şey Cantio oluyor. Bence tek bir alanda uzmanlaşmaması sitenin ana handikapı.



3- Playlist.com

8tracks'in amcaoğlu, belki de kardeşidir. Yapmış olduğunuz playlist'leri çevrenizle paylaşıyorsunuz. Onların yapmış oldukları playlist'lere yoğunlaşıp, yeni şarkılar keşfediyorsunuz. 


4- Jango

Aslında epeyce bilinen bir kişisel internet radyosu şeysi. Sadece sevdiğiniz ve dinlemekten hoşlandığınız grupları belirtin. O sizin yerinize sevebileceğiniz ve sevdiğiniz şarkıları otomatik olarak playlist haline getirsin. Last.fm bu kadar bozmasaydı iyiydi. 



5- +Music

Bir Google Chrome uzantısı. Bu uzantıyla herhangi bir sitede tek tıklamayla ilgili şarkıyı dinlemeye başlayabilirsiniz. Diyelimki Facebook'ta bir fan page'te  geziniyorsunuz. Sanatçının adının yanında bir anda gizemli bir "play tuşu" beliriyor, bu tuşa tıklıyorsunuz ve o sanatçı hakkındaki şarkıyı dinlemeye başlıyorsunuz. Çogüzel.


6- Musicovery

Ruh halinize göre şarkı dinlemek ister misiniz? Öncelikle ruh halinizi (yani depresyonu) bu site içerisinde belirli başlıklar altında belirliyorsunuz, sonrasında site sizin o anki ruh halinize en uygun olabilecek şarkıları size sunuyor. 

7- Tunebirds

Twitter hesabınızla bu siteye kaydolarak, twitter'da takipçileriniz ile bu sitede yapmış olduğunuz playlist'lerinizi hemencecik paylaşabilirsiniz.


8- Tinysong

Bu siteye gidiyorsunuz, paylaşmak istediğiniz şarkının adını yazıp, search'e tıklıyorsunuz. Şarkınız bilimum sitede paylaşılmak için hazır ve nazır oluyor. Mutfak robotlarından sonra görüp görebileceğiniz en güzel şey. 



Şimdilik en çok kullandığımız çevrimiçi müzik tool'larını sizlerle paylaştık. Aklımıza daha fazlası gelirse, çekinmeyiz sizle paylaşırız. Sevgiyle kalın, güzel notalarla kalın. 


2 Ağustos 2013 Cuma

Benim Kliplerim!


Son zamanlarda -yaklaşık 2 yıldır- sürekli keşfettiğim gruplar hakkında post yazıyordum. Biraz bıkkınlık geldiğini itiraf etmeliyim. Yeni bir şeyler yazmayı düşünürken, sevdiğim klipler üzerine mini bir derleme yapmaya karar verdim. Böylelikle müzikten uzaklaşmadan, uzaklaşmış da olacağım.

Buyrun 9 şarkılık klip listem(iz).

9. Mogwai - San Pedro

Yakın bir arkadaşım, bazen kendimizden uzaklaşmamız gerektiğini söylüyordu. Empati değil bahsettiği durum. Ruhun bedenden birkaç adım geride durması, bedenin ne yaptığını, nasıl kalıplarda gezdiğini görmesi. Tam da bu klip onun tanımına uyuyor. Gün içerisinde bir bedenin, kendi bedenimizin peşinde giden bir ruha bürünüyoruz. Soğuk bir atmosfer yine baş rolde.


8. Other Lives - Dust Bowl III

Her gün onlarcasının önünden geçiyoruz. Çok uzağız onlardan, kokularından, düşüncelerinden, kelimelerinden... Onların uzak hikâyesine ne kadar uzak olduğumuzu anlatıyor sanki biraz da klip. Onların uzak dünyasını, birtakım sanat parçacıkları üzerinden anlatmaya koyuluyor. Buhranlarını, mutluluklarını ve yok oluşlarını, onlar gibi yalnız birtakım sanat parçacıklarıyla ilişkilendiriyor. O yalnız adam onlarla konuşuyor, onlarla mutlu oluyor, üzülüyor ve belki de ölüyor.



 7. Evening Hymns - Dead Deer

Çok değil birkaç hafta önce denk geldim bu gruba, şarkıya ve klibe. O günden bu yana hemen hemen her gün dinliyorum bu şarkıyı. Klip estetik açıdan değerlendirildiğinde oldukça 'pure'. Sessizliğin sesi var sanki klipte. Bastırdığımız duyguların o eşsiz ekosistem içerisinde sessiz çığlıklarla ortaya çıkışı. Belki  doğaya geri dönüş, belki köklerimizi anlamak belki de kimliklerimizden arınmak. Ne derseniz artık... Güzel arsızlığımız...



6. Lost in the Trees - Red

Her saniyesi keşfedilmeyi bekleyen ayrıntılarla dolu bir klip. Annesini kaybeden çocuğun, annesine ve annesiyle olan ilişkisine dair metaforlarla dolu hazinesi. Annenin ölümü, annenin ölümüne dair detaylar, ondan geriye kalanlar ve bir şarkı. Çok büyük grup Lost in the Trees. Ari Picker gelecekte çok önemli bir sanatçı olacak. Bu çok açık.


5. Mono - Follow the Map

Normal kafayla izlenmemesi ve dinlenmemesi gereken şarkı ya da klip. Ekşi Sözlük'te denildiği gibi Kim Ki Duk'un elinden çıkmış bir klip sanki. Yeterince gerçek üstü ancak bir o kadar da gerçek. Bir taş, bir maske, bembeyaz bir atmosfer, sessizliğin şarkısı ve ona ulaşmak. Gerçek üstü bir atmosfer gerçek unsurlarla bu kadar güzel anlatılabilirdi, şarkının gerçekliği ve vuruculuğu ise bambaşka bir unsur.



4. No Clear Mind - When You're Not Here

Elbette bu listede bir NCM klibi olacaktı. Gitmek, terk edilmek, hüzün, yalnızlık, kuzey ellerinin karanlığı ve dahası... Çok naif bir klip. Gitmesi gerek onun, kalanın üzülmesi gerek, gidenin o hüznü uzaklardan izlemesi gerek. Çoğu zaman başımıza gelen bir ilişki sendromunu oldukça naif, safça, kırmadan dökmeden anlatan bir klip. (Bu abla da çok güzel.)


3. Doves - Kingdom of Rust

Klibini izledikten sonra alıp başını gitme şarkısı olarak tanımlamıştım. Buralardan sıkılmak ve uzaklara gitmek. Uzaklardaki şarkıları dinlemek, yaşamları izlemek... Bir yol hikâyesi tadında bir klip, uzaklara gitmek isteyenler için 4 dakikalık bir seans gibi. Dalmak için belki de... -ya da Hollanda'ya gitmek için-


.
2. Marble Sounds - The Time To Sleep

Bir şarkıyla beni nasıl çizebilirsin ki sahi? Klibin konusu tam da bu. Bir şarkıyla beni, aşkı çizmek.Ne yalan söyleyeyim klibi izleyince çok kıskanmıştım. Benim gibi neredeyse tüm ilişkilerini müzik üzerinden yaşayan birisi için hayalimdeki klibe bir adım daha yaklaşmak gibiydi. Bir kadın ve erkek, Gregor Samsa, bir şarkı ve çizilen bir portre. Yüzünü görmeden bir şarkıyla bedeni nasıl çizebilirsin ki? (Klipteki abla çok tatlı bu arada)



1. Lost in the Trees - Walk Around the Lake

Hayır, Lost in the Trees'e torpil geçmiyorum. Sadece birisinin acısı karşısında dostların şarkılarla, enstrümanlarla nasıl yanında durabileceğini sizlerle paylaşmak istiyorum. "Dostlarım şarkılarla beni mutlu kılıyor, şarkı söylüyor, karanlıkta bana ışık tutuyor. Annemi anlatıyorlar. Kar yağsa bile, o gölün etrafında benim yanımda oluyorlar." diyor belki de Ari bana.  Seni şu klip özelinde çok kıskanıyorum be oğlum, çoooook.  Şu klibin bir sahnesini uzaktan izlemek için neler vermezdim bilemezsin Ari.



28 Temmuz 2013 Pazar

Franz Ferdinand'ın yeni albümünden sesler, görüntüler...


Geçtiğimiz ay, çıkartacakları yeni albümlerinden iki yeni parça paylaşan Franz Ferdinand, bu parçalardan ilki Right Action'a çektiği klibin ardından ikinci olarak Love Illumination'ını da klibiyle kavuşturdu.




ALBÜM | Lansing-Dreiden - The Incomplete Triangle (Reissue)



Miami çıkışlı Lansing-Dreiden’ın 2000’li yıllar boyunca hazırladıkları ‘The Incomplete Triangle’, ‘A Sectioned Beam’ ve ‘The Dividing Island’ kayıtları Mexican Summer tarafından yeniden yayınlandı. Bu üç albümden kavramsal olarak en bütünlüklü olanı ‘The Incomplete Triangle’, psychedelic ve space rock’tan 80’lerin synth pop’una uzanan müzikal yelpazesiyle grubun mütevazı duruşuna tezat bir zenginlik vaad ediyor. Lansing-Dreiden’ı keşfetmek için en uygun seçim. 



(Bu yazı, XOXO The Mag- Temmuz'13 sayısında yayımlanmıştır.)

19 Temmuz 2013 Cuma

Aesthesys - Post Rock için bir dönüm noktası olabilir mi?

Baulta için yazmış olduğum post'ta, post rock hakkında çok umutsuz cümleler kurmuştum. Aslına bakarsanız halen o düşüncelerimin arkasındayım ama sanki son zamanlarda biraz umutlanıyor gibiyim. Umutlanmamın sebebi ise bir albümden ibaret. Sanki döngüyü kırabilir gibi bu albüm. Çok sağlam, çok güzel ve farklı bir albüm. Post rock için bir dönüm noktası olabilecek potansiyele sahip. Olur mu dersiniz?


Post rock klişeler içinde boğulmakta. Gemi, deniz ve kaptan metaforum ise halen geçerli. Terk edilmişliği de... Aesthesys adlı Rus grup tam da bu hale bir karşı duruş gibi. Özellikle "Crossing the Shorline" albümleri 2010 yılında çıkmış olmasına rağmen Post rock için bir mihenk taşı mahiyetinde. Grup hakkında uzun uzun yazarım ama neden özellikle Crossing the Shorline albümünü böyle bir sıfatla değerlendirdiğimi belirtmek isterim.

1- Öncelikle albüm genel olarak post rock sound'una hem çok yakın hem çok uzak. Grup bu durumu biraz atmosferik, biraz ambient, biraz trip hop ve biraz da neo klasik sularda gezinerek gerçekleştiriyor. Bu 4 unsurun bir arada kullanılması, klişe post rock reçetesiyle bir anda geminin rüzgarsız havada bile hareket etmesine neden oluyor. Buyrun aşağıdaki şarkıya kulak verin.



             1a-   Bu albümde şarkılar post rock bağlamından koparılmış. Grup uzağında olduğu müzik bağlamlarını odağına koyuyor, bu uzak odak noktaları üzerinden post rock öğeleriyle şarkıların kompozisyonunu yaratıyor. Böylelikle post rock için farklı kapıları aralıyor. Bu özünden kaçış değil, özüne farklı mecralardan destek bulma kaygısı. Ve bu kaygıyı oldukça iyi de hayata geçiriyor. Aşağıdaki şarkıya yoğunlaşalım, post rocktan kopmadan, post rock'tan kopuş örneğini daha aleni yaşayalım.



2- Grubun temel tavrı yaylılar üzerinden yol almak. Hatta bazen  abartıp orkestrasyon yaptıklarını bile söyleyebilirim. Yaylıları özellikle bir atmosferik unsur olarak çok iyi değerlendiriyorlar. Bunu  post rock gibi atmosferik bir müzik bağlamı içerisinde değerlendirdiğimizde, özellikle grubun yaylı kullanımı, ve özellikle bu albüm içerisindeki yaylı kullanımı, post rock'ın atmosferik tanımını çok iyi destekliyor, ve bu atmosferliğe yeni soluklar katıyor. Aşağıdaki şarkıyı dinleyiniz efendim.




3- Grup post rock dinamiklerine çok hakim. Hani klişe dediğimiz çoğu post rock unsurunu, yenileştirme operasyonunda kendi lehine oldukça rahat kullanabiliyor. Böylesine tehlikeli ve klişe dolu bir yolda, klişeleri kendine lehine kullanmak gerçekten kolay bir iş değil. Bu çok da handikaplı bir durum aslında. Yenilik yapmak amacıyla çıktığın yolda, bir anda kendini klişelerin 'dark side' ı  içerisinde bulabilirsin. Dolayısıyla klişelere hakimiyet ya da onları iyi tanımak, grubun yapmaya çalıştığı müziğin hem özünden kopmamış olmasına hem de özün muhafazası içerisinde yeni deneyimler edinmesine yol açmış. Klişeler artık grubun müziğinde pozitif bir etmen haline gelmiş. Buyrun, benim için huzur anlamına gelen şarkıyı dinleyin.




İşte böyle aziz takipçilerimiz. Bu albüm  uzun zamandır ciddi bir şekilde post rock için bir dönüm noktası olabilir mi diye düşündürmeye başlatmıştı beni. Kanıtlarımla geldim. Öyle ya da böyle çok etkileyici bir albümle karşı karşıyayız. Dinleyiniz! Bu albüm de olmamış derseniz, bir gün pilavlı bir sohbet yapalım, bu post rock'a bir çare bulalım. Her post'ta "post rock ne olacak" diye debelenmek istemiyorum ben. Alla alla!